Çocuklarda okuma güçlüğü ve okuduğunu anlamama gibi problemler olarak karşımıza çıkan, ünlü bilim adamları Einstein ve Edison gibi birçok başarılı insanın da çocukluk yıllarında yakalandığı disleksi hastalığı, erken fark edilip tedavi edilmediğinde önce başarısızlığa, sonrasında özgüven sorununa yol açıyor. Çocuklara sadece derslerde değil, hayatın her alanında zorluklar yaşatan disleksi, onarılması güç hasarlara neden olabiliyor. 
Yaprak Psikiyatrik ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi kurucusu Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, disleksinin, adı çok duyulduğu halde çok bilinmeyen bir hastalık olduğunu söyledi. Dislekside temel problemin, çocukların okuduklarını anlamamaları ya da yanlış anlamaları olduğunu belirten Yurdakul, başka hiçbir konuda sorun yaşamayan çocukların, okumakta güçlük çekmeleri durumunda aileleri tarafından suçlanmaması gerektiğini kaydetti. 

“TEMBEL” DEYİP GEÇMEYİN 

“Tembel” denilen hiçbir çocuğun tembel olmadığına olan inancını sıklıkla dile getirdiğini ifade eden Dr. Sabri Yurdakul, “Disleksi, fark edilmezse eğitim başarısını düşüren, beynin fonksiyonel bir bozukluğudur. Zamanla düzelebilen bir rahatsızlıktır. Önemli olan farkına varılıp, sorunun giderilmesi yönünde çaba gösterilmesi” diye konuştu. 

Dişlekşili çocukların, okudukları yazıyı anlamakta zorluk çekmelerine rağmen, kendilerine okunan bir konuyu daha kolay anlayabildiğini vurgulayan Yurdakul, şunları söyledi: 

“Sözlü sınavlarda yüksek puanlar alırken, yazılı sınavlarda düşük notlar almaları gerek ailelerini gerekse öğretmenlerini şaşırtabiliyor. Yazı yazarken b ile d, 6 ile 9 gibi çok basit harfleri ve rakamları karıştırabildikleri gibi, aynı hatayı okurken de yapabiliyorlar.” 

Dişlekşili çocukların sadece derslerde değil, hayatın diğer alanlarında da zorluk yaşayabildiğini anlatan Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, “Bu çocuklar, topla oynanan oyunlarda sakarlık gösterip başarısız oldukları gibi, kimi zaman oyun komutlarını da yanlış anlayıp, oyun kurallarına uyamadıkları için arkadaşları tarafından dışlanabiliyorlar” dedi. 

SORUNUN FARKINA VARMAK ÖNEMLİ 

Dişleksinin nedeni olarak geçmişte beyinde bir takım hasarlanmalar üzerinde durulurken, günümüzde artık sol beynin fonksiyon görmesindeki bozuklukların buna neden olduğu düşüncesinin daha hakim olduğunu belirten Yurdakul, şöyle devam etti: 

“Ancak bir takım problemlerin de disleksi benzeri tablo yarattığı unutulmamalıdır. Hafif düzeyde zeka gerilikleri, kaygı bozuklukları, dikkat eksikliği gibi çocukluk çağlarında görülen sorular da disleksi benzeri tablo yaratıp onunla karışabilmektedir. Disleksinin tedavisinde yapılması gereken öncelikli iş, sorunun farkına varmaktır. Gerek aileler gerekse öğretmenler böyle bir konudan şüphelendiklerinde çocuğa disleksiye özel testler yaptırmalı. Bu testin sonucuna göre çocuklar, disleksiye yönelik eğitim programlarına sokulmalı. Bu programlardan faydalanmaları ve gerekirse zihinsel fonksiyonları arttıracak ilaçları hafif dozajlarda kullanmaları, çocukların var olan zihinsel becerilerini kullanmalarını sağlayacak ve onların akademik başarılarını arttıracaktır.” 

DAHİLERİN HASTALIĞI 

Hastalığın görüldüğü çocukların tamamına yakınının zeka düzeyinin normal hatta yüksek seviyede olduğuna dikkati çeken Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, “Bu hastalık, ünlülerin hastalığı olarak tanımlanmıştır. Einstein ve Edison gibi birçok ünlü ismin bu rahatsızlıklarına rağmen bilimsel başarıya ulaşmış olmaları, doğru yönlendirme ile bu çocukların gelecekte çok daha başarılı bireyler olmalarına birer örnektir” ifadelerini kullandı. 
Sorunun zamanında fark edilip, tedavi edilmediğinde neden olacağı hasarlara da değinen Yurdakul, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Hastalık tedavi edilmediğinde çocukların ders notları düşecek, kendilerini beceriksiz ve yetersiz hissetmelerine neden olacak ve sonuçta öz güvenleri düşük çocuklar ve gençler haline gelecekler. Bu yüzden çocukları dersleri ile ilgili, okuduklarını anlamayla ilgili bir sorun yaşadığında ailelerin bunun peşine düşmeleri, disleksinin çok daha erken yaşlarda fark edilip tedavi edilmesi açısından faydalı olacaktır.” 
Disleksi tedavisinin ekip işi olduğunu vurgulayan Dr. Sabri Yurdakul, psikiyatrist, psikolog ve özel eğitim uzmanının kontrolünde yapıldığında çok daha iyi sonuçlar alındığını kaydetti.