Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından, "Fon Bankası" statüsünde olan Asya Katılım Bankası AŞ'de (Bank Asya) "geçici" bir yönetimin olmadığı belirtilerek, "Mevcut hukuki durum çerçevesinde, bankanın ortaklara iadesi imkan dahilinde bulunmamaktadır" ifadesi kullanıldı.

TMSF tarafından yapılan açıklamada, temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF'ye devredilen Bank Asya'nın çözümlenmesine ilişkin olarak, Kanun'un 107. maddesi kapsamında öngörülen 9 aylık sürenin, aynı Kanun maddesine istinaden alınan kararla, 29 Şubat 2016 tarihinden başlamak üzere 3 ay süreyle uzatıldığı bildirildi.

İlgili kanun maddelerinin emrettiği doğrultuda, bankanın, belirtilen sürenin sonuna kadar satış, birleşme ya da devir yoluyla çözümleneceği aktarılan açıklamada, bunun mümkün olmaması halinde, tasfiye edilmesinin gündeme geleceği kaydedildi.

Açıklamada, süreç kanunlara uygun devam ederken, bir kısım basın ve yayın organlarında, ısrarla, TMSF tarafından bankaya atanan yönetimin "geçici" olduğu ve yönetimin tekrar banka hissedarlarına iade edileceği anlamına gelen ifadelere yer verildiğinin görüldüğü belirtilerek, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Mevcut hukuki düzenlemeler çerçevesinde, bir 'Fon Bankası' statüsünde olan bankada 'geçici' bir yönetim yoktur. Ayrıca, mevcut hukuki durum çerçevesinde, bankanın ortaklara iadesi imkan dahilinde bulunmamaktadır. Öte yandan, söz konusu haber ve yorumlarda; TMSF’nin banka hissedarlarına baskı yaptığı, satış için muvafakatname istediği gibi bir takım iddialara da yer verilmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, iddia edildiği gibi, TMSF tarafından hiçbir hissedardan yazılı ya da sözlü herhangi bir talepte bulunulmamıştır. Ancak, bankanın tasfiye edilmesi yerine satılmasına taraftar olan banka ortaklarının bir kısmı, kendi aralarında organize olarak, hisselerinin satışının TMSF tarafından gerçekleştirilmesi hususundaki taleplerini TMSF'ye önce sözlü, ardından da yazılı olarak iletmişlerdir."

Bankanın Türkiye ekonomisine kazandırılması için, Fon tarafından bütün imkanların değerlendirilmekte olup, gelişmeler oldukça kamuoyunun bilgilendirilmeye devam edileceği vurgulanan açıklamada, "Kanun'un açık hükümlerine ve gerçeklere aykırı, manipülatif amaçlı olduğu değerlendirilen haber ve yorumlara itibar edilmemesi, ilgililerin menfaatine olacaktır" ifadesine yer verildi.