MURAT ÖZTEKİN

Sinemaya gitmeden ya da bir filme başlamadan önce mutlaka bir yerlerden fragmanlarına bakıyor, seyredeceğimiz şeyler hakkında malumat arıyoruz. Peki, kitap satın almadan göz atacağımız bir ‘fragman’ mevcut mu? İşte bu soru bir mail platformuna ilham olmuş. Genç sosyal müteşebbis Alparslan Demir’in, iki sene önce kurduğu ‘biryudumkitap.com’ isimli mail platformu, her sabah beğenilen kitapların, en çarpıcı kısımlarını abonelerine mail olarak gönderiyor. Beş dakika okunabilen bu pasajlar, hem kitaplar için bir ‘fragman’ mahiyeti taşıyor hem de üşengeç okurlara, kitaplarla daha çok hemhâl olma fırsatı veriyor. Yalnız paylaşılan pasajlar, çeşitli ideolojik zaviyelerden olabiliyor. Biz de işitme engelliler için de bir projeye imza atan Bir Yudum Kitap kurucusu Alparslan Demir’le hikâyelerini konuştuk…
Nasıl başladı bu kitap projesi?
‘Bir Yudum Kitap’ projesi için çıkış noktamız Türkiye’deki düşük okuma rakamlarıydı. Artık herkesin malumu; biz günde internete 180, televizyona 360, kitaba ise yalnızca 1 dakika ayırıyoruz.  Bir arkadaşımla bu mevzular üzerine konuşurken “Sinemaya giderken filmlerin fragmanlarını seyredebiliyoruz. Kitapların neden yok” diye düşündük. Kitap tenkit yazıları var ama kitabın en güzel bölümlerini paylaşan mecra mevcut değildi. İki sene önce ‘biryudumkitap.com’ sitemizi kurarak, bu boşluğu gidermeye çalıştık. Şu an 18 gönüllü editörle çalışmalarımızı yürütüyoruz.
KÖTÜ’ KİTAPLAR, DAHA KÖTÜ
Tam olarak kitapseverlere nasıl bir hizmet veriyorsunuz?
Bir Yudum Kitap’ aslında bir e-posta servisi. Sitemize üye olan kişilere, seçtiğimiz kitaplardan en dikkate değer kısımları her sabah e-posta yoluyla gönderiyoruz. Hafta içi hikâye ve romanlardan iktibaslar paylaşıp, hafta sonu ise şiir, dergi yazıları ve amatör yazarların kaleme aldığı metinleri iletiyoruz.. 
Peki, iktibasta bulunduğunuz kitapları ve gönderdiğiniz metinleri neye göre seçiyorsunuz?
Bir arkadaşımız, kitabın tamamını okuyor sonra bize pasajlar tavsiye ediyor. Bu pasajları, kurulumuzda tartışıp, oy birliği ile seçkilerimizi neşrediyoruz. Paylaştıklarımız hem kitabın en iyi kısmı hem de okuyucuyu meraklandıracak yerler oluyor. Bizim çok keskin bir hususumuz var: Bu da kitabın iyi olması. Yani kitabın klasik ya da klasiğe yakın olması gerekiyor. Çünkü kötü kitap okumak, hiçbir şey okumamaktan daha fenadır. 
Bir Yudum Kitap projesiyle varmak istediğiniz yer neresi?
Buradaki motivasyonumuz, dünyayı küçük de olsa değiştirebilecek bir şeyler yapmak.  Biz Türkiye’deki okuma nispetini, 5 katına çıkarmayı hedefliyoruz. Gönderdiğimiz pasajlar 5 dakikada okunabilecek şeyler. Ve bunu günde 250 bin kişiye iletiyoruz. Yani bizim üyelerimiz 4 milyona yaklaşırsa, Türkiye’deki okuma oranı istediğimiz noktaya gelecek. 
Peki, insanlardan ne gibi feedback’ler alıyorsunuz?
Geçen günlerde bir üyemiz bana ulaştı, “Gönderdikleriniz, insana yaşamak için sebep veriyor” dedi. Bu, aslında kitap okumaktan daha öte bir şey. İçerisinden pasajlar yayınladığımız kitapları, satın aldığını söyleyen çok kişi var.

Bu şekilde de okumaya katkı sağlıyoruz. Son yıllarda kitap satış ve okuma oranlarında artış var. Bunda çok küçük de olsa bir payımız var ise mutluyuz.

İşitme engellilere ‘kulak’ olacaklar
Şimdi de işitme engelliler için bir kitap projesi başlatmışsınız…

İnsanlar pek bilmiyor ama doğuştan işitme engelli şahıslar, duymadıkları gibi kitap da okuyamıyorlar. Bu yüzden Türk İşaret Dili diye bir lisan kullanıyorlar. Dil bilgisi farklı olan bu lisanı, işaretlerle anlıyorlar. Biz de onlar için kitaplarımızı Türk İşaret Dili’nin yazılı hâline ve videolara çeviriyoruz. Şuan iki tane kitabı bu şekilde adapte ettik. Projeyi daha fazla kitapla genişletmek istiyoruz.
Türkiye’deki okuma rakamlarını yükseltmek adına başka ne gibi planlarınız var?
Anadolu masallarını, çocuklara okunurlar ama mesajları büyükler içindir de… Anonim masalları da abonelerimizle paylaşmak istiyoruz. Sonra masalları videoya dönüştürerek de çocuklara hitap etmeyi planlıyoruz. 2020’ye kadar daha birçok planımız var.