ZİYNETİ KOCABIYIK

Dünyada her yıl yaklaşık 230 milyon kişiye cerrahi girişim için anestezi uygulanıyor. Cerrahi işlemlerle ilişkili olarak yılda 7 milyon kişide ciddi komplikasyon gelişiyor ve yaklaşık 1 milyon kişi kaybediliyor. Bu ölümlerin çoğu halk arasında anesteziye bağlanıyor. Cerrahiye bağlı ölümler halk arasında “Narkozu kaldıramadı”, “Ameliyat masasına yattı bir daha uyanamadı”  gibi sözlerle açıklanıyor. Aklımızdaki anestezi ile ilgili soru işaretlerinin ne kadarı doğru? Anestezi öldürür mü? Uyurken güvenli ellerde miyiz? Ameliyata girerken bizim hasta olarak neleri bilmemiz gerekir? Bu soruların cevaplarını Türkiye Anestezi ve Reanimasyon Derneği Başkanı Prof. Dr. Hülya Bilgin’e sorduk. 
ANESTEZİ ÖLDÜRÜR MÜ?
¥ Ameliyat denince ilk akla gelen “Ya uyur da uyanamazsam” oluyor. Bu duygu yüzünden ameliyat masası soğuk geliyor insanlara. Direkt olarak sormak istiyorum anestezi öldürür mü? Ne kadar güvendeyiz?

Anestezi cerrahi girişimi geçirebilmek ve sağlığı elde edebilmek için almak zorunda olduğumuz bir işyem. Keyfi olan ve sağlık için risk taşıyan birçok şeyi yapmaya devam ettiğinizi düşünürseniz, anestezi bunların yanında çok masum kalıyor. Her iş gibi anestezinin  de riskleri söz konusu. Anestezi almak trafiğe çıkmak, uçağa binmek gibi riskli bir durum. Ancak araba ile İstanbul trafiğine çıkmaktan daha riskli bir işlem değil. Günümüzde kullanılan yeni anestezi teknikleri ve ilaçlar sayesinde anestezi ile ilişkili riskler ve kalıcı hasarlar gerçekten çok çok azaltılmış durumda. Yan etkilere bağlı ölüm riski bugün en gelişmiş ülkelerde 100 binde 1’dir. Diğer medikal alanlarla karşılaştırıldığında, anesteziyoloji hasta emniyeti ve güvenli sağlık hizmeti açısından en önde gelenler arasındadır. Anestezideki gelişmeler cerrahinin de gelişmesini sağladı. Örneğin bugün uyanık beyin ameliyatlarını anestezi sayesinde yapabiliyoruz.
¥ Anestezistin sorumluluğu ameliyathanede mi başlıyor?
Anestezistin işi ameliyathanede değil çok daha öncesinde başlıyor. Cerrah hastayı ameliyat etmeye karar verdiğinde, anestezi polikliniğine yönlendirir. Anestezist hastanın mevcut fiziksel durumu, geçirdiği ameliyatlar, kan nakli almış mı almamış mı? Hangi ilaçları kullanıyor? Eşlik eden hastalıkları neler? Şeker hastalığı, yüksek tansiyonu kalp hastalığı var mı bütün bunları sorguluyoruz. Gerekirse hastamızın ilgili branş doktorları tarafından görülüp ameliyata hazır hâle getirilmesini istiyoruz.
BEBEKLER VE YAŞLILAR RİSKTE
¥ Anestezi ile ilişkili risk grubunda olan kişiler var mı?

Yaşlılar ve bebekler öncelikli risk grubunda yer alıyor. 28 günden küçük bebekler ve erken doğanlarla, geriatrik grup dediğimiz yaşlılara anestezi uygularken özellikle dikkat edilmesi gerekiyor. Kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, kolesterol, şeker hastalığı olanlar, obez hastalar, gece uykusunda nefesi duranlar ve hamileler risk grubunda yer alıyor.
¥ Bu risk grubundaki kişiler ameliyat olamayacak mı?
Kesinlikle olacak. Biz hastayı mükemmel bir şekilde hazırlıyor ve ameliyat sırasında takip ediyoruz. Bu yüzden bütün hastalıklarını ve ilaçlarını ameliyat öncesinden bilmemiz gerekir.
¥ Anestezi polikliniğinde hastayı gören kişi ile ameliyattaki kişi aynı mı?
Günümüz şartlarında bu mümkün değil. Hasta, poliklinikte onunla konuşan ve güvendiği kişiyi görmeyi bekler. Ancak çoğunlukla ameliyathanede başka bir anestezist onu karşılar. Bu durum hastayı gerginliğe sokmasın. Çünkü hastanın bütün bilgileri bir dosya ile ameliyathanedeki anesteziste iletilmiştir. 
¥ Anestezi ilaçlarına alerji olur mu?
Eğer hastanın başka şeylere de alerjisi varsa çapraz reaksiyon söz konusu olabilir. Fakat anestezi uzmanları bu konuda bilgili ve donanımlı olduğu için herhangi bir alerjiye bu kadar çabuk müdahale edebilecek  başka bir hekim grubu tanımıyorum. 

‘Ameliyatın ortasında ya uyanırsam’ korkusu

¥ 2007 yılında çekilen Joby Harold’un yönettiği “Anestezi” adını taşıyan filmde başrol oyuncusu açık kalp ameliyatı sırasında uyanıyor ancak sesi çıkmadığı ve elini kolunu kıpırdatamadığı için bunu belli edemiyordu. Ameliyatın ortasında uyanmak söz konusu mu?
Anestezi farkındalığı dediğimiz şey bazı genel anestezilerde olabilir. Ancak bu son derece nadirdir. Özellikle sezaryen ameliyatlarında bebeği korumak için daha az anestezi verebiliyoruz. Bebeği aldıktan sonra anesteziyi artırıyoruz. Bunu annelere aktardığımızda anlayabiliyorlar. Ayrıca açık kalp ameliyatlarında da kalp, kalp akciğer makinesine bağlandığından kalbe yük bindirmemek için daha anestezi miktarında temkinli gidebiliyoruz. 
¥ Yaşayanlar “Ameliyatın ortasında uyandım, elimi kolumu hareket ettiremiyordum ama yapılanları duydum” diyorlar.  Bu kadar canlı canlı hissedilir mi?
Farkındalık sırasında genellikle ağrı hissedilmez ama bilinç seviyesinde dalgalanmalar ortaya çıkabilir. Kas gevşetici de kullanıldığı için elini kolunu oynatamayabilir. Etrafında konuşulanları hatırlayabilir. Zaman zaman hastalarımız derlenme odasında konuşulanları da ameliyat sırasında konuşulmuş gibi algılayabiliyorlar. Konuşulanları karıştırıyor olabilirler. Kurumlara beyin dalgalarını izleyen monitörler sağlanabilirse, bütün ameliyatlarda hastalarımızın beyin izleriz ve farkındalık durumunda  anestezik ilaçların dozlarını da ayarlayabiliriz.

 

Her şeyi ona anlatın

Prof. Dr. Hülya Bilgin  anestezi  uzmanı ile görüşmede dikkat etmeleri gereken noktaları şöyle sıraladı?
∂ Geçirdiğiniz ameliyatları ve hastalıklarınızı mutlaka anestezi doktoruna anlatın. 
∂ Anestezistinizle yaptığınız görüşmeye kullandığınız bütün ilaçları yanınızda getirin.
∂ Kullandığınız bitkisel ürünleri ve sürekli tükettiğiniz yiyecekleri de söyleyemeyi unutmayın.
∂ Bazı psikiyatrik ilaçlar ve parkinson ilaçları anestezi ilaçları ile etkileşeceğinden durumunuzu doktorunuza anlatın. 

Neden ağlayarak uyanıyoruz?

Operasyona nasıl girersen öyle çıkarsın

¥ En korkulan durumlardan biri de sayıklayarak uyanmak. Neden sayıklayarak ya da ağlayarak uyanılıyor?
Genellikle hasta ameliyata girerken endişeli olduğu için hastalarımız bu endişeli durumlarına kaldığı yerden devam ediyor; mutsuz ve ağlayarak uyanıyor. Pozitif ve güle oynayan giren hasta ise yine gülerek uyanır. Ayrıca verilen ilaçlar dolayısıyla bilinç kontrolsüz kaldığı için bilinçaltı üste çıkıyor. Hasta dillendirmediği düşüncelerini uyanırken anlatabiliyor. Fakat biz hastanın konuşmadan uyanmasına gayret gösteririz. Bunun için de uyuturken hastayı konuşturmayız. Sayıklama olayını yeni çıkan ilaçlarımızla artık pek görmüyoruz. 

Sarımsak, maydanoz anesteziyi etkiliyor

¥ Son zamanlarda bitkisel ürünler çok kullanılıyor. Bunlar anesteziyi etkiliyor mu?
 Anestezi ilaçlarları ile bitkisel ürünler çok fazla etkileşim gösteriyor.  Daha da kötüsü hastalar bunları ilaçtan saymıyor  ve bize söyleme ihtiyacı da hissetmiyorlar. Acil olmayan ameliyatlar dışında anesteziden belli bir süre önce bitkisel ürünlerin de kesilmesini istiyoruz. Bu arada her gün düzenli olarak tüketilen yiyecekler de anestezinin etkilerini değiştiriyor. Mesela hasta her gün düzenli greyfurt yiyorsa, kiraz sapının suyunu içiyorsa, maydanoz, sarımsak yiyorsa bunları bizimle paylaşmalı. Çünkü  bunlar kan sulandırıcı yiyecekler olduğu için anestezinin niteliğini değiştiren ve hastanın güvenliğini tehlikeye sokan durumlar.