BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

KARTAL PENÇESİ!

*LEYLE-İ KADRİNİZ MÜBAREK, DUALARINIZ MAKBUL OLSUN...
Türk Silahlı Kuvvetleri, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtlarından sonra şimdi de onlara eş değerde bir başka harekâtın içinde.
Bu harekâtı, Hakurk ve Kandil Dağı bölgesinde icra etmekte. Buralar, hükümranlık olarak Irak’a ait olmasına rağmen arkasında her renkten emperyalist devletlerin yer aldığı PKK’nın 40 yıldır işgalinde bulunan eski Osmanlı topraklarıdır.
Türkiye’nin vatan bütünlüğüne musallat ettirilen bölücü örgüt, o bölgeden ülkemize sızarak bugüne kadar çok can yaktı, çok ziyan verdi. Bize bunları yaptığı gibi Irak’ı da fiilen ve emperyalist devletlerin menfaatine olarak bölmüş de olmaktadır. Hâlbuki Irak’ta anayasayla meşruiyeti tanınmış olan muhtar/otonom bir Kürt idaresi vardır.
Kandil merkezli Kürt terör örgütünün gayesi gerici olarak gördüğü o idarenin çatısı altına girmek değil, Irak-İran-Suriye ve Türkiye’den toprak kazanıp sosyalist bir devlet kurmaktır.
Bundan dolayıdır ki Pençe Harekâtı başladığında Irak Devlet Başkanı Sn. Behram Salih’in Ankara’da ağırlanması isabetli bir diplomatik düzenlemedir.
Bugüne kadar Kandil çok bombalandı. Lakin netice alınamadı. Bu netice TSK’nın kifayetsizliğinden değildi. Ordu içindeki FETÖ’cü yapılanma, dağı taşı bombalayarak göz boyarken FETÖ’cü istihbarat da yanıltıcı bilgiler geçmekteydi. Bu birinci sebepti. Diğeri ise şudur: Silah ve İHA’da dışarıya bağlıydık. Bunları, zamanında kâfi miktarda alamıyor ve tamir gerektiğinde de zamanında yaptıramıyorduk. Ayrıca o insansız hava araçları bizim askerî merkezlerimize malumat geçerken bir kopyası da gizlice bilinen devletlere gidiyordu Bu defa jetler hariç kendi millî silahlarımız devrede. Ordu, FETÖ örgütünden temizlenip millî silah yüzdemiz arttıkça harekât ve hareket kabiliyet ve muvaffakiyetimiz de yükselmektedir. Bunun son ve güçlenmiş örneği, Pençe Harekâtı’dır.
Bu harekâtın zamanlaması da yine iç ve dış olaylar bakımından ikiye ayrılmaktadır:
23 Haziran 2019’daki İBB Başkanlık seçimine bir aydan az bir vakit varken bu harekât başlamıştır. Şöyle bir kaygının çekilmediği görülüyor:
-Orada Kürtleri vurmamız, burada Kürt seçmen oyunu başka sandıklara yöneltir!
Bu harekâtın varlığı, iktidarı, ordusu milletiyle Kürt kardeşlerimize duyulan göstergesidir. Ufak sapmalar ihtimaline rağmen harekâtın yapılması ise küçük çıkarlara tenezzül edilmediğinin göstergesidir.
Dışarıyla alakalı vaziyetse şöyledir:
Harekât, ABD ile S-400 ve buna bağlı olarak da F-35 gerginliğinin arttığı, hatta aleyhimize düşünülen müeyyidelerin dile geldiği bir zamanda yapılmaktadır. Aynı şekilde Akdeniz’de tehlikeli tırmanışlarla da örtüşmektedir.
Harekât, örgütü hem Kandil’de çökertmek ve hem de Suriye’nin kuzeyindeki YPG alanıyla Kandil arasında güzergâh olan Hakurk’tan çıkarmak maksadıyla yapılmaktadır. Bu strateji Fırat’ın doğusuna yapılacak harekâtta yardım yolunu keserek PYD/YPG terör unsurlarını tecrid etmek bakımından da doğrudur. Pençe Harekâtı, çoktan beridir konuşulan Fırat’ın doğusuna yapılacak harekâtın habercisi olarak görünmektedir.
Şu sual, sorulabilir:
-Türk ordusu, Kandil ve Hakurk’ta temizlik yaparken ABD nasıl olur da müdâhil olmaz?
Şundan dolayı:
Kandil ve Hakurk’taki PKK, soğuk savaş döneminde, hatta o günün sosyalist de değil komünist örgütüydü. Bundan dolayıdır ki Washington onu “terör” örgütü listesine alırken Moskova, bunu yapmamıştı.
Geldiğimiz noktadaysa ABD, Kuzey Suriye’de kendi Kürt vekâletini inşa etmektedir. Soğuk savaş artığı, eli kanlı ve imajı bozuk bir örgütü yanına alarak kimseye bir şey anlatamayacağını öğrenmiştir. Ona yatırım yapmak yerine veya yaptığı yatırımdan vazgeçerek kendi örgütünü piyasaya sürüp “stratejik ortağım vs.” diye parlatmaya çalışmaktadır. ABD, PYD adlı bu yapıya bir orduyu donatacak denli çok yüksek miktarda silah verdi ve vermektedir. Eğer Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı’nı yapmamış olsaydık Suriye hududumuzun güneyinde Erbil’den Akdeniz’e kadar uzayan ve Türkiye’nin “Terör koridoru” dediği şeritte bu örgüt üzerinden kurguladığı bir devleti ilan edecek ve ona tank ve jeti de verecekti.
Washington, “PKK’dan kurtulursam PYD ile işim kolaylaşır; sonrasına gününde bakarız!” diye düşünüp müdâhil olmamış olabilir.
Rusya’ya gelince:
Moskova için PKK’nın miadı dolmuştur. Bugün Nusayri Suriye’si Rusya’nın fiilî parçası olmuş, bir üssünü ikiye çıkarmış, Akdeniz’e yerleşmişken PKK ile zaman harcamayı yanlış görebilir.
Bu manzaranın diğer yüzü de şudur:
Irak’ta Amerikan-İran,
Suriye’de Amerika-Rusya saha kazanma mücadelesi vermektedir. Akdeniz ise askerî üs, gaz, petrol arama gemileri ve savaş gemileriyle daha girifttir.
Bu şartlarda Kartallar, iki bin metre yükseklerde haine pençe vurmaktadır.
Mübarek Kadir gecesinde dualar, Mehmetçik’le güvenlik kuvvetlerimizedir.
Onlar bunu hak ediyor.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
608221 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/608221.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT