BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Mevlâna Celaleddin-i Rumi

Yetenekli Kalemler
Facebook
Mevlâna Celaleddin-i Rûmî “rahmetullahi aleyh” hazretleri, Allahü tealanın aşkı ile dolmuş, evliyanın büyüklerindendir. 1207’de Belh şehrinde doğup, 1273’te Konya’da vefat etti. Babası Bahaeddin-i Veled de, büyük âlim ve veli idi. Oğlu ile birlikte, Hicaz’a, sonra Şam’a, oradan da Konya’ya geldi. Önce Hoca Hüsameddin’den feyz aldı. Sonra, Şemseddin-i Tebrizî gelip onu irşat eyledi.
Oğlu, Bahaeddin Ahmed Sultan Veled’dir. Torunlarına Çelebi denir. Vefatından sonra yerine Hüsameddin Çelebi, sonra oğlu Sultan Muhammed Burhaneddin Veled Çelebi halife oldu.
Celaleddin-i Rûmî hazretleri, ney ve dümbelek çalmadı, dönmedi, raks etmedi. Bunları, sonra gelen cahiller uydurdu. Divan'ında 30 bin, Mesnevi'sinde 47 bin beyit vardır. Mesnevisini nazım şeklinde yazarak, düşmanların değiştirmesine imkân bırakmamıştır. Pek çok menkıbesi vardır. Birisi şöyledir: Konya'da Taceddin adında evliyayı ve hâllerini inkâr eden biri vardı. Mevlâna hazretlerinin de aleyhinde bulunurdu. Bu kişi bir gece rüyasında, kendisini nasılsa Cehennem kapısında durmuş gördü. Orada bir adamı eli ayağı bağlı olduğu hâlde, bir Cehennem ‘den çıkarıp, öteki Cehenneme sokuyorlardı. Dört kişi de orada durmuş; "Ey talihsiz kişi! Kurtulman için velilerin sözlerini oku!" diyorlardı. Taceddin Efendi orada donup kalmıştı. Sonra da; "Bana Allahü teâlâ’nın rızası için birkaç kelime öğretiniz!" diye rica etti. Ona Mevlâna hazretlerinin Mesnevi’sinden birkaç beyit öğrettiler. O da bu beyitleri okudu. Okur okumaz bütün zincirleri ve bağları üzerinden çözüldü. Sonra da Cennet tarafına yönelip gitti.
Taceddin Efendi, uykudan uyanır uyanmaz Mevlâna'nın medresesine koştu. Yolda Mevlâna hazretleri ile karşılaştı. Mevlâna hazretleri ona; "Ey Taceddin! Bir yerde sadece velilerin sözleri insanın böyle imdadına yetişir ve yardım isteyenlere yardım ederse, artık onların sohbetinin neler yapacağını ve onlara karşı beslenen sevginin bereketinin insanı nerelere ulaştıracağını düşün." buyurdu. Gördüğü rüyaya Mevlâna hazretlerinin vâkıf olduğunu anlayan Taceddin, ellerini öpüp sadık talebelerinden biri oldu.
Mükremin Terzi- Ankara
 
 
ŞİİR
 
Dua
 
Pas tutmuş yüzlerin ardından,
Secdede aşınmış ak alınlar.
Buz tutmuş gönüllerin ardından,
Dua ile erimiş gönüller.
 
Aşk ile tutuşmuş kalpler,
Sevda huzurunda yanar.
Merhamet ağacından sonbaharlar
Döker yaprakları aşk ile ilkbahara.
 
Karanlık kalplerde siyahlar
Aydınlık bir tülle geçer üstünden Kudüs!
Mescid-i Aksa’da saf tutmuş beyazlar
Karanlık kalplerde de umuttur Gazze!
 
Kaplıyor her yeri siyah örtün
Paletler altında, uçak gölgesiyle
Kaplıyor dört bir yanı hüzün
Düşman ve içerdeki hain gölgesiyle…
 
Burhan Vural
 
 
 
BİLİYOR MUSUNUZ?
 
BOR MADENİMİZ: Türkiye’nin çeşitli jeolojik yapısının sağladığı en önemli avantaj milyarlarca dolarlık maden varlığımızdır... Maden Tetkik Arama (MTA) verilerine göre Türkiye, dünyada ticareti yapılan 90 madenin 77’sini barındırıyor ve 60’ının üretimini yapıyor. Bor, krom, toryum ve mermer rezervinde birinci durumda, ne var ki, bazı maden üreticilerinin faaliyetleri de çeşitli yabancı ülke lobileri tarafından engellenmeye çalışılıyor. Bor 3,066 milyar ton ile dünya rezervinin %72’si bizde bulunuyor. Altın potansiyelimiz 6.500 ton tahmin ediliyor. Bu potansiyelle dünyada 2. durumdayız. Şu ana kadar 50 ton civarında altın üretildi.
Teorik jeotermal enerji potansiyeli 31.500 MWt (megavat termal) olan Türkiye, dünyada 7’inci, Avrupa’da ise 1’inci durumda bulunuyor. İhraç ettiklerimiz arasında 1 milyar doları aşan mermer ve 400 milyonu aşan bor önemli yer tutuyor.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
609893 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/609893.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT