BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

"Bilâl'i Allah rızâsı için âzâd ettim..."

Sevgili Peygamberimiz bir gün Bilâl-i Habeşî'nin çektiği işkenceyi gördü. Hazret-i Ebû Bekir'e "Çok üzüldüm" buyurdu...

Bilâl-i Habeşî hazretleri, Müslüman olmadan önce, Mekke'de azılı müşriklerden Ümeyye'nin kölesi idi. Ancak o diğer kölelerden farklı idi. Son derece mert ve dürüst idi. Bunun için Ümeyye, bunu kervanının başına koyar, mallarını bunun vâsıtasıyla uzak yerlere gönderirdi... Bilâl-i Habeşî hazretlerinin diğer bir özelliği de, sesinin çok güzel olmasıydı. Bunun için düğün ve şenliklerde aranan bir kimseydi.
Ticâret için uzun yol giden kervan yorgunluktan yürüyemez hâle gelince, bunun nağmeleri ile canlanır, develer bile bunun güzel sesini işitince, coşup çatlarcasına yol alırlardı... Onun bu özelliklerini bilen sâhibi Ümeyye, ona diğer kölelerden ayrı muâmele yapardı. Sanki köle değil hür bir insan gibi yaşardı.
          ***
Bilâl-i Habeşî yine bir gün, bir kervanla Şam'a gitmişti. Bu kervanda, Hazret-i Ebû Bekir de vardı. İkisi arasındaki dostluk bu yolculukta meydana gelmişti...
Hazret-i Ebû Bekir bu yolculuktan dönüşte îmân nûru ile şereflenmişti... Bir gece yarısı Bilâl-i Habeşî hazretlerinin yanına gelerek "Yâ Bilal! Senin de Müslüman olmanı, ebedî saâdete kavuşmanı istiyorum" dedi. Hazret-i Ebû Bekir'i yakînen tanıyan, samîmiyetinden hiç şüphesi olmayan Bilâl-i Habeşî hazretleri, Kelime-i şehâdeti getirip hemen orada Müslüman oldu...
Bilâl-i Habeşî Müslüman olduktan sonra hayâtında bambaşka bir safha başladı. Zâlim Ümeyye başta olmak üzere diğer azılı müşriklerden de işkence görürdü. Sevgili Peygamberimiz Bilâl-i Habeşî'nin çektiği işkenceyi Hazret-i Ebû Bekir'e söyleyip, "Çok üzüldüm" buyurdu.
Hazret-i Ebû Bekir hemen Bilâl-i Habeşî'ye işkence yapılan yere gitti. Müşriklere "Bunu bana satınız!" dedi.
Müşrikler cevap verdiler:
- Satmayız, ancak, senin kölen Âmir ile değişebiliriz.
Hazret-i Ebû Bekir'in kölesi Âmir, onun ticaret işlerini yapardı. Çok para kazanırdı. Yanında şahsî malından başka, on bin altını vardı. Ebû Bekir-i Sıddîk'ın önemli bir yardımcısı olup, her işini yürütürdü. Fakat, imân etmiyordu. Bunun üzerine Hazret-i Ebû Bekir buyurdu ki:
- Âmir'i bütün malı ve paraları ile, Bilâl için size verdim.
Ümeyye bin Halef ve diğer müşrikler çok sevinip, "Ebû Bekir'i aldattık" dediler.
Hazret-i Ebû Bekir, hemen Bilâl-i Habeşî'nin üzerine koydukları ağır taşları alıp, ayağa kaldırdı. Ağır işkenceler sebebiyle çok hâlsizleşmişti. Elinden tutup doğruca sevgili Peygamberimizin huzuruna getirerek dedi ki:
- Yâ Resûlallah! Bilâl'i bugün Allah rızâsı için âzâd ettim.
Resûlullah efendimiz çok sevindi. Ebû Bekir-i Sıddîk'a çok duâ buyurdular.
Bilâl-i Habeşî, Peygamber efendimizin müezzini oldu ve bu dünyaya O'nun gibi bir ezân okuyan gelmedi...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
624372 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ahmet-demirbas/624372.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT