BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Göç dünyayı nasıl değiştirdi?

Bugünlerde Suriyeliler üzerinden gene faşizm rüzgârları esiyor. Savaştan kaçmış, canını kurtarmak isteyen insanlara, “Niye ülkenden kaçtın” diye soruyorlar. 
7 Ocak 2019’da bu köşede yazmıştım. Yeniden hatırlamakta fayda var. Faşizm rüzgârları estirenlerin bu gerçekleri görmesi lazım. 
“Ülkemizde ve dünyanın başka yerlerindeki Suriyeliler savaştan canlarını kurtarmak için başka yerlere göç ettiler. Esad'ın bombalarından canlarını kurtarmak için kaçan insanlara niye savaşmıyorsun diye soranları bile gördük. Irkçılık bu topraklarda yok denecek kadar azdır. Ancak son olaylarla bazılarında bu damarın var olduğunu görmek çok acı.
Peki göç dünyayı değiştirir mi? Göçmenler gittikleri yere ne katar? Bu tür bilimsel çalışmalara, makalelere bakmakta fayda var. Bizde işin ciddi olarak ne getirip götürdüğüne bakan, araştıran yok. Dünya bizim gibi değil.
BBC'nin World Histories isminde nefis bir dergisi var. Bu derginin 2018 Ağustos/Eylül sayısı göç konusunu masaya yatırmış. Ne zamandır bu konuya değinecektim ama işlerin yoğunluğu ve iç gündemin aşırı fazlalığından bir türlü fırsatım olmadı. BBC World Histories "Göç dünyayı nasıl değiştirdi? (How has migration changed the world?)" başlıklı makalesinde nefis bir derleme yapmış. Dünya tarihi boyunca insanlar başka kıtalara göç ettiler, okyanusları geçtiler, savaşlardan, idamlardan kaçtılar, köle olarak satıldılar. Konusunun 8 uzmanı, göç eden insanların yerleştikleri ülkelere ne kattıklarını ve arkalarında bıraktıkları toprakları değerlendirmiş. Ben de bunların 6'sını derledim:
             ***
Robert Garland-New York Colgate Üniversitesi'nde Klasik Çağ Profesörü:
"Hem Eski Yunan hem Roma medeniyetleri büyümelerini ve imparatorluklarını uzun süre sürdürmelerini göçe borçlular."
Yunanlılar ve Romalılar yerlerinden edilmiş insanların hareketleriyle ayakta kaldılar. Romalıların demografik olarak hızla büyümeleri yabancıların akınıyla oldu. Roma'nın ilk Kralı Romulus Capitole Hill'e şöyle yazdırmıştı: "Yeni fırsatlar aramak için komşu toplumlardan kaçan kimi köle insan kalabalıklarının anısına."
Yunan medeniyeti nüfusu başka yerlere göç etme arzusunda olduğu için yayıldı. Romalılar ise dışarıdan göçmen kabul ettiği için büyüdü. Yani hem Eski Yunan hem Roma medeniyetleri büyümelerini ve imparatorluklarını uzun süre sürdürmelerini göçe borçlular.
Jessica Gibbs-Aberystwyth Ünivesitesi'nde Öğretim Görevlisi:
"18. yüzyılda bağımsız bir ülke olarak kurulduğu günden beri Amerika milyonlarca göçmene ev sahipliği yaptı ve onların hayalindeki yer oldu."
Göç Amerika'nın dış politikasını belirledi. Bill Clinton döneminde Kuzey İrlanda barış süreci İrlandalı-Amerikalılarla alakalıydı, tıpkı 19. yüzyılda İrlanda bağımsızlığını savunan Amerikalılar gibi.
Soğuk Savaş döneminde Amerika'nın dışa açık politikası sahip olduğu göçmen orijinliler sayesinde dış politika lobilerinin gelişmesini cesaretlendirdi. Bunun en tipik örneği Amerika'daki Kübalılardır.
Sumita Muhherjee- Bristol Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi:
"20. yüzyıldaki anti-kolonyal ve evrensel insan hakları konusunda verilen mücadeleler göçmenler tarafından belirlenmiştir."
Göç 18. ve 19. yüzyılda Avrupa imparatorluklarını ve emperyal fetihlerin yapısını belirlemiştir. Avrupa'daki kolonyal yetkililer, askerî görevliler, tüccarlar, misyonerler ticaret, fetih ve yerleşmeyle dünyanın çeşitli yerlerini kolonileştirerek göçe dâhil olmuşlardır. Ama göç aynı zamanda imparatorlukların dağılmasına da katkı sağlamıştır. 20. yüzyıldaki anti-kolonyal ve evrensel insan hakları konusunda verilen mücadeleleri göçmenler tarafından belirlenmiştir. Asya ve Afrika'daki kolonyal karşıtı hareketlerin çoğu lideri politik kariyerlerine Avrupa ve Amerika üniversitelerinde başlamıştır. Kwame Nkrumak Gana'da, Jomo Kenyatta Kenya'da, Jawarhal Nehru Hindistan'da milliyetçilik hareketlerini başlatmıştır.
David Abulafia-Cambridge Üniversitesi'nde Akdeniz Tarihi Emeritus Profesörü:
"İnsanlar ne kadar çok karışırsa şehirler ekonomik ve kültürel olarak daha çok gelişir."
Neticede hepimiz göçmeniz. Nazilerin "sırf ırk" tezinin hiçbir geçerliliği yok. İnsan genomuna dâhil araştırmalar hepimizin karıştığını ortaya koyuyor. Alman işgalcilerin varışı 5. yüzyıldaki krallıkların eski politik, sosyal ve ekonomik düzeni değiştirmiştir. Bunun sonucunda Fransa'daki Franklar, İngiltere'deki Anglo Saksonlar gibi bugünkü gruplar oluşmuştur.
Fenikelilerin gümüş ve bakırı Orta Doğu'dan taşımaları Kuzey Afrika'yı canlandırdı ve  Tunus yakınlarındaki Kartaca'nın ortaya çıkmasını sağladı.
Meleisa Ono-George -Warwick Üniversitesi'nde Karayipler Tarihi Öğretim Görevlisi:
"Berbat şartlarda çalışan köleleştirilmiş insanlar İngiltere'nin sanayileşmesi ve bireysel refahta en itici güçtü."
Anglo-Karayip göçü sadece Avrupa ya da Afrika'da olmadı. 1834'te İngiliz Karayipleri’nin durması sonrası tarımcılar Asya'dan da işçi aradılar. Hindistan ve Çin'den insanlar 19. ve 20. yüzyılda çalışacakları tarım fabrikalarının olduğu yerlere göç ettiler. İşte bu tür göçler büyük oranda demografik yapıyı değiştirdi ve diaspora toplumların ortaya çıkmasına vesile oldu. Bu toplumlar da kültürü, fikir dünyasını ve refahı geliştirdi.
James Evans-Emigrants (Gurbetçiler) Kitabının Yazarı ve Tarihçi:
"Kuzey Amerika'ya 'daha canlı' İngilizlerin varışı dünya için çok olumlu bir gelişmeydi."
Hemen her konuda farklı görüşlere sahip Otto von Bismark ve Winston Churchill bir konuda hemfikirdi: Dünya tarihindeki en önemli gelişme Kuzey Amerika'nın İngilizce konuşmasıdır. Sanırım ikisi de haklıydı. Buna ek olarak ABD de İngilizce konuşuyor ve İngiliz kanun ve kültürü belirleyici role sahip. 17. yüzyılda Amerika'ya göç eden yüz binlerce kadın, erkek, çocuk İngiliz göçmenin dünyayı nasıl değiştirdiğine bu bile büyük bir örnek...
 
Cem Küçük'ün diğer yazısı
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
619938 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/cem-kucuk/619938.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT