BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Amed’in Müslümanları onları unutmayacak!

Dün, bugün ve yarın…

6-8 Ekim kışkırtmalarının ve kanlı katliamının yıl dönümü.

Kışkırtıp azmettirenler, başta Kandil merkezli PKKSelahattin Demirtaş ve Genel Başkanı olduğu HDP

Katledenler Demirtaş’ın “Silahlı halk hareketi” olarak tanımladığı PKK'lılar.

Dün “Beyinsiz” takma isimli bir sosyal medya kullanıcısı şunu yazmış:

“Biz senin adını Kitap'tan biliriz. Sen, yerden göğe kadar şehidsin Yasin.”

İsmail Küçükkaya, Yasin Börü’nün isminde simgeleşen bu katliamın yıl dönümünde, sanki gözümüze sokarcasına bu adamın karısını; Başak Demirtaş’ı ekranına çıkarttı. Başak Demirtaş, "Selahattin pişman değil, biz de değiliz" dedi.

Hem Küçükkaya’ya, hem de Başak Demirtaş’a; her ikisine de teşekkür etmek gerekir.

Eminim milletimiz ve bu ülkenin vatanını seven tüm evlatları için de, azmettirdikleri PKK’lıların katliamlarıyla ellerini kanla yıkayanların pişman olmadıklarını öğrenmek çok faydalı oldu.

Acı hatıralar insan hafızasının kuytu labirentlerinde zamanla kaybolup gidebiliyor çünkü.

Bu yüzden, “Kobani olayları” diye de bilinen katliamlar sonrasında evladı şehit edilen bir babanın “Demirtaş, tarih seni unutsa da AMED’in Müslümanları unutmayacak” diye haykırdığı gibi unutmamak gerek.

Başak Demirtaş’ın “Selahattin pişman değil, biz de pişman değiliz” demesi bu nedenle çok kıymetli.

Böylece bir kere daha idrak ettik ki karşımızdakiler sıradan düşmanlar değil. Onların; PKK’sıyla, FETÖ’süyle, CHP’si, İyi Parti’si, Deva’sı, GP’si, etki ajanları, medyası ve iş birlikçileriyle “demokrasinin tüm nimetlerinden” istifade ederek, yaptıkları katliamların yıl dönümünde bile “İyi ki yaptık, hiç de pişman değiliz” diyecek-dedirtecek denli gözü dönmüş bir arsızlık içinde olduklarını görmekten dolayı şanslı bile sayılmalıyız.

Karşımızdakiler gayet pişkin, şımarık ve cüretkâr.

6-8 Ekim Kobani Kalkışmasıyla PKK’lılar öğrencileri şehit ederken ve 197 okulu cayır cayır yakarken öğretmenlik maaşı alacak kadar kepaze bir ruh hâline sahip olan bir azmettirici katil karısının ekrana çıkarılıp “Hiç pişman değiliz” dedirtilmesinin alt okuması şu:

“Hazırız, sizi Kobani Katliamındaki gibi katletmek için her fırsatı kollayacağız...”

Hafıza tazeleyelim. O vakit, yani 6 Ekim günü saat 20.30’da aşağıdaki çağrıları yapmışlardı Selahattin Demirtaş ve HDP:

“Şu anda toplantı hâlinde olan HDP MYK’dan halklarımıza acil çağrı!

Kobane'de durum son derece kritiktir. IŞİD saldırılarını ve AKP iktidarının Kobane’ye ambargo tutumunu protesto etmek üzere, halklarımızı sokağa çıkmaya ve sokağa çıkmış olanlara destek vermeye çağırıyoruz.”

Aynı gün saat 21.53:

“Bundan böyle her yer Kobane’dir. Kobane’deki kuşatma ve vahşi saldırganlık son bulana kadar SÜRESİZ DİRENİŞ’e çağırıyoruz.”

Ve kalkışmanın nasıl olacağını en net biçimiyle anlatan çağrıları:

“Kobane’de yaşanan katliam girişimine karşı 7’den 70’e bütün halklarımızı sokağa, ALAN TUTMAYA VE HAREKETE GEÇMEYE çağırıyoruz.”

Başak Demirtaş’ın kurban eti dağıtan 16 yaşındaki Yasin Börü’yü 4. kattan aşağıya atıp, sonra da arabalarıyla üzerinden geçen PKK’lı katillerin azmettiricisi olan kocası cezaevindeki konforlu locasında elinde 37 insanın kanıyla nasıl rahat uyuyabiliyor diye merak edenlere, onun çeşitli dönemlerde kanlı katiller örgütü PKK ile ilgili açıklamalarından bir demet sunalım:
-Buna alışsanız iyi olur. Çünkü biz, Başkan APO’nun heykelini dikeceğiz, heykelini…

-Bizim bir milletvekilimiz, bir Pekeke'linin cenazesine katıldı diye linç edilebiliyor yahu medyada. Fakat ben şunu söyleyeyim. Halkımızın acısına sahip çıkmayan milletvekiliyle ilgili ben soruşturma açtırırım parti disiplini gereği.

-Barış için çarpan bir yüreği İmralı’da kayalıklara kimse zincirle bağlayamaz. Bizim önümüzdeki dönem gündemimizdeki en önemli konularımızdan biri de Sayın Öcalan’a, başkan APO’ya özgürlük olacaktır.

-Pekeke’yi biz silahlı bir halk hareketi olarak tanımlıyoruz.

-26-27 Aralık’ta Diyarbakır’da, olağanüstü Demokratik Toplum Kongresi’ne bizler de genişletilmiş bir şekilde o kongreye katılacağız. Öz yönetimin, özerkliğin inşası, içinin doldurulması ve öz yönetimin siyasi zeminde daha güçlü biçimde ilerletilmesi için kararlar alacağız. Bunların hepsini de hayata geçireceğiz.

-HDP Sayın Öcalan’ın çok önemli bir projesidir. Kendisinin son 20 yılını adadığı bir projedir.

-Kandil bir savaş merkezi değil barış merkezidir.

-PKK’li gençler onurumuzdur. Onlara sahip çıkmamak onursuzluktur.

-Kobane olayları sırasında hiçbir yerde şiddet kullanılmadı.

Şiddet kullanılmamış!

Demirtaş ve HDP’nin çağrısı sonucu sokaklarda terör estiren PKK’lılar 37 kişiyi katletti, 761 kişiyi yaraladılar, 197 okulu yaktılar, 269 kamu binasını tahrip ettiler, 1731 ev ve iş yerini yağmaladılar ve 1230 aracı ise kullanılamaz hâle getirdiler.

Demek HDP meşru bir parti ve Demirtaş da cezaevindeki haksızlığa uğramış bir demokrasi kahramanı!..

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620932 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/620932.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT