BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Ali Koç, galiba “emre amade” başkan arıyor!..

Geçmiştekilere yapmadığını, söylemediğini bırakmayan Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, şimdi “geleceğe de kancayı takmak” istiyor... Başkanlığa adaylığını koyan Mehmet Büyükekşi konusunda önce konuştu, sonra da kulübü adına da açıklama yaptı; “FETÖ’den yargılanma süreci devam eden bir şahsın yakın bir aile ferdinin TFF Başkanı olmasının oluşturacağı soru işaretleri, göz ardı edilebilecek bir unsur mudur?”

Sevgili Kardeşim Hasan Sarıçiçek, çarşamba günü spor sayfamızda “nezaket ve saygı sınırlarını” çok iyi çizerek, Ali Koç’a “suçun şahsiliği üzerine ‘derslik’ enfes bir yazı” yazdı... Okumayanlar, okumalı!..
O yazıya ekleyebileceğim çok şey yok... Ancak, bu satırları okuyacaklar için üç hususun altını çizmek isterim:
1 - Çağdaş ve evrensel ceza hukukunun en önemli ilkelerinden biri suç ve cezanın şahsiliği ilkesidir. Bu kural gereğince, kişi ancak kendisinin işlediği fiiller nedeniyle sorumlu tutulabilir, fiilen katılmadıkça başkasının işlediği suçlarla ilişkilendirilemez. (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu / Madde 20: Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.”

2 - Üstelik her kimse “Büyükekşi’nin o yakını” için, henüz onu ‘suçlu ilan edecek ne mahkeme kararı, ne Yargıtay onayı var”; şaşıyorum, Sayın Ali Koç’un etrafında hiç mi hukukçu yok?..

3 - Madem “FETÖ konusunda bu kadar hassassınız”, peki, takımınızı “Gülen’e yakınlığı konusundaki iddialar ayyuka çıkan” bir teknik adama nasıl teslim ettiniz?.. Sayın Koç, yoksa meramınız, “üzüm yemek yerine daha baştan bağcıyı döverek” gelecek başkanı “emre amade hâle getirmek” midir?..

Galatasaray'da seçim günü

Özbek’in gücü mü, Hamamcıoğlu’nun triumvirası mı?..
Galatasaray’da bugün “yeni başkan” seçilecek; iki aday var!..
Dursun Özbek ve kadrosu, “Borçlar, gayrı menkuller, yeni hamleler, takımı güçlendirme ve lokomotif branşlarda şampiyonluğa oynama” konusunda, hem de “milyar liralık”
vaat ve projelerle genel kurula geliyor!..
“Kasa / Tecrübe / Liste / Proje ve Vaat” bakımından rakibinin çok önünde!...
Eşref Hamamcıoğlu ise “vaat ve nakit” olarak, masanın üzerine, “onunla işbirliği yapan ‘Adnan Öztürk ve Ünal Aysal’ kozlarından başka ağırlıklı bir şey” koyamadı!..
Ve... Galatasaraylılar “Kulübü İnan Kıraç / Ünal Aysal / Adnan Öztürk triumvirası mı, yoksa Eşref Hamamcıoğlu ve yönetime getireceği arkadaşları mı yönetecek” sorusunun cevabını arar hâle geldi...

Koç keşke Büyükekşi’yi tanıyabilseydi!

Ali Koç, Futbol Federasyonu Başkanlığına adaylığını koyan Mehmet Büyükekşi hakkında açıklamalar yapınca...
Büyükekşi’yi yakından tanıyan Gaziantep27 gazetesinin sahibi ve yazarı / Türkiye Spor Yazarları Derneğinin Gaziantep’teki ilk temsilcisi” Ökkeş Özekşi’den, Uluçmarket için bir yazı istedim. O da gönderdi... Ona teşekkürlerimle sunuyorum...

“F.Bahçe Başkanı Ali Koç keşke o talihsiz konuşmayı yapmasaydı. Yani aslında Türk futbolunu yönetenlerin profilleri, yıllardır biraz da federasyonun siyasi ağırlıklı kanadıyla, TFF’yi yanlış şekillendiren, biçimlendiren insanlardan oluşması elbette tartışılır. Ki ben hep üzülmüşümdür, ‘futbolun içinden gelen ama yönetiliş yönünden de tecrübeli olan, özellikle Avrupa ülkelerindeki gibi bir sistemle ülkemizin futbolu niye yönetilmez’ diye... Bir geriye dönüp baktığımızda yakın tarihimizde hep hayal kırıklıkları yaşamışızdır. Nihat Özdemir gelip gittikten sonra elbette yeni arayışa geçilmeliydi. Nitekim artık herkesin ‘Başkan olacak’ dediği Gaziantepli Mehmet Büyükekşi yeni bir arayışın sonucuydu. Ama Ali Koç’un duruşu ve sözleri, kafalarda ‘acabalar’ oluşturdu. Oysa Büyükekşi, başarılı bir iş adamı ve sevilen, sayılan bir yöneticiydi. Sporun içinde de oldu ve Gaziantep FK’nın başkanlığını yaptı. Doğrusu bizler ‘hiçbir zaman’ Sayın Ali Koç’un söylediği şekilde Büyükekşi’yi ‘salt kardeşleri veya yakınlarının FETÖ ile iltisaklı’ gözüyle değerlendirmedik. Kaldı ki bir insanın kardeşi veya yakını yasa dışı işler yapsa bile, bu o insanın işbirliği içinde olduğu veya aynı işleri yaptığı anlamına gelmemeli.Sayın Ali Koç, eğer Mehmet Büyükekşi’nin kişiliğini ve nasıl bir insan olduğunu azıcık araştırsaydı, o talihsiz sözleri sarf etmezdi. Bir şey daha var tabii. Eğer Büyükekşi mevcut yapıyı değiştirmez, Federasyona yapışmış ve Türk futbolu adına değil de, kendinin ve çevresinin çıkarlarını düşünen insanları uzak tutmaz, en önemlisi yeni bir model oluşturamaz ise çok çabuk yıpranacak ve de yıpratılacaktır. Bunu bilmeli ve adımlarını dikkatli atmalıdır.

Torrent kalmalı!..

Bugün yapılacak, Galatasaray Genel Kurulunda seçilecek Başkan’a bir mesajım var...
“Torrent kalırsa, ‘ilk 11’de sahaya çıkacak’ bir sağ bek + bir sol bek + bir ‘hücuma dönük’ orta saha + bir golcü” transferi ile Galatasaray’ı “şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri” hâline getirecektir!..
Siz bakmayın “Fatih Terim’in sorumluluğu gündeme gelip tartıya konulmasın” diye, “enkaz devralan Torrent’i ‘hemen’ hedefe koyup infaz eden” bazı yorumcuların algı taarruzlarına...
Torrent, Abdullah Avcı, Jorge Jesus ve Valerien Ismael ile mücadele edebilecek kalitede bir hocadır!.. Oturup konuşun, düşünün ve sonra karar verin!..

Şaka!..

15 gün önce yazmıştım; “Eşref Hamamcıoğlu - Ünal Aysal ikilisi seçim öncesinde ‘Roberto Mancini’ deyip, seçimi kazanırlarsa Shaktar Donetsk’ten ayrılan Roberto De Zerbi’yi getirecekler. Mancini ‘bu durumdaki’ Galatasaray’a gelmez. Onu Avrupa’nın büyükleri ilgilendirir!..” Nitekim “Roberto” ninnisinin “Mancini” bölümü tutmadı... “De Zerbi” bölümü tutar mı; “Hamamcıoğlu kazansa” bile İtalyan hoca, “borçlar ve nakit konusunda zaaf içinde olan” bir Başkan’a gelir mi, acaba?..

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
628302 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ocal-uluc/628302.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT