BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Hicrî-kamerî sene başı...

İstikamet
Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Facebook
Hicrî takvîmin başlangıcı, Peygamber Efendimiz Muhammed aleyhisselâmın Mekke-i Mükerreme’den Medîne-i Münevvere’ye hicretidir.
 
 
Bilindiği gibi, zamanı sene, mevsim, ay, hafta, gün ve saat gibi sâbit bölümlere ayıran, dînî-millî günleri ve bayramları gösteren cetvellere “Takvim” denir.
Takvim için mühim bir hâdise, “târîh başı” olarak ele alınır. Meselâ RomalılarRoma şehrinin kuruluşu olan MÖ 753 senesini; Eski Yunanlılarilk olimpiyat oyunlarının yapıldığı MÖ 776 senesini başlangıç olarak kabul etmişlerdir. Hıristiyanlıkta bu başlangıç, İsâ aleyhisselâmın doğumu zannedilen târihtir.
Hicrî takvîmin başlangıcı ise, Peygamber Efendimiz Muhammed aleyhisselâmın Mekke-i Mükerreme’den Medîne-i Münevvere’ye hicretidir.
Resûlullah aleyhisselâmın Mekke-i mükerremeden Medîne-i münevvereye hicretinin başlangıç kabul edildiği târih [sene], “Hicrî Yıl” diye adlandırılır. Bunda, ayın hareketi esas tutulduğu için, "Hicrî-Kamerî Sene" veya "Sene-i Kameriyye" de denir. [Ay'ın, Dünya etrafında 12 defa dönmesiyle bir kamerî sene meydana gelir. Ama, Dünya'nın Güneş etrafında bir defa dönmesiyle ise, bir şemsî sene meydana gelmektedir.]
Resûlullah Efendimiz (aleyhisselâm), mîlâdî 622 yılında Mekke’den Medîne’ye hicret etti. 20 Eylül Pazartesi günü, Medîne’nin “Kubâ” köyüne geldi. Bu târih, Müslümânların “Hicrî-Şemsî” yılbaşı oldu. O yılın Muharrem ayının birinci günü de, “Hicrî-Kamerî” yılbaşı oldu. [Muharrem ayının birinci günü olan ilk Hicrî-Kamerî sene başı, milâdî 622 yılının temmuz ayının, 16’sına rastlayan cuma günü idi.] 
Her milletin ve cemiyetin kendilerine esas kabul ettikleri birer takvîmi olduğu gibi, birçok milletin müştereken kullandıkları takvîmler de vardır.
Târihler: Hicrî (Kamerî, Şemsî), Rûmî [Mâlî], Mîlâdî [Efrencî], Roma [Julien], Gregoryan Takvîmi... gibi isimler alırlar.
[Gregoryan Takvîmini, Fransa, İtalya, Almanya, İngiltere, Bulgaristan, Sovyetler Birliği ve Yunanistan çeşitli târihlerde; Türkiye ise 1926’da kabul etmiştir.]
Kamerî ayların 9.su olan Ramazân ayı, 10.su olan Şevvâl ve 12.si olan Zilhicce aylarının başlama zamanlarının rü’yet-i hilâl (yani rasad) ile tespit edilmesi gerektiği nasla (dînimizin emirleriyle) sübût bulmuştur (sâbit olmuştur).
Semâda, Ramazân-ı şerîf hilâlini aramak, bir ibâdettir. Şa’bânın yirmidokuzuncu günü, güneş batınca, garb [batı] tarafındaki zâhirî ufuk hattı üzerinde, Ramazân hilâlini aramak vâcibdir.
Ramazân ayının başlangıcı tesbît edilince, oruç ibâdetinin başlama zamanı tayin edilmiş olmakta, Şevvâl hilâli görülünce de, Bayramın ne zaman yapılacağı sâbit olmaktadır.
Zilhicce hilâlinin tespiti yapıldığında ise, hem haccın, hem de kurbânın zamanı tayin edilmiş olmaktadır.
Kurbân Bayramının birinci günü, Zilhicce ayının hilâlini görmekle anlaşılır. Zilhicce ayının dokuzuncu Arefe günü, hesapla, takvimle anlaşılan gün veyâ bundan bir gün sonra olur.
[Bu vesîleyle, Hicrî-kamerî yılbaşınızı tebrîk ediyoruz.]
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
604117 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/prof-dr-ramazan-ayvalli/604117.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT