BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Îmânın şubelerine dâir hadîs -2-

İstikamet
Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
Facebook
 
"Îmân yetmiş küsûrdur. Efdali (Lâ ilâhe illallah) demek, ednâsı yoldan kemiği uzaklaştırmaktır. Hayâ, îmândan bir şu'bedir."
 
 
Bazı âlimler, dün bir nebze üzerinde durduğumuz îmânın şubelerinden murâdın, adedin hakîkati olduğunu, nassın evvelâ altmış küsûra dâir vâki' olup sonradan bu artınca on daha ilâve edildiğini belirtmişlerdir. Yine bazı âlimler, bunu ictihâd yoluyla saymaya çalışmışlar, hattâ Beyhakî ile Abdü'l-Celîl ise birer "Şuabu'l-Îmân" kitâbı yazmışlardır.
Hadîste îmân, dalları bulunan bir ağaca benzetilmiştir. Binâenaleyh amellere îmân itlâkı mecâzdır. İmâm-ı Kastalânî, konunun sonunda, hadîsin senedinden bahsedip metni Ebû Dâvûd'un es-Sünne, et-Tirmizî ve en-Nesâî'nin el-Îmân bölümlerinde zikrettiklerini, ayrıca İbn-i Mâce'nin de hadîsi eserinde ihrâç ettiğini belirtmiştir. [Tirmizî, “hadîs hasen sahihtir” demiştir.]
Sıddîk bin Hasen Kınnevci'nin, îmânın şu'beleriyle ilgili olan hadîs hakkındaki îzâhları, Kastalânî'nin îzâhlarının hemen hemen hepsini ihtivâ etmektedir. Onlara güzel bazı ilâveler de yapılmıştır.
Bundan önceki makâlelerimizde, Sahîhu’l-Buhârî ve Sahîh-i Müslim şerhlerine temâs etmeye çalıştık; bugün de Ebû Dâvûd ve Tirmizî şerhlerinden bazı nakiller yapalım... Sünenü Ebî Dâvûd'da "Kitâbu's-Sünen"de hadîs şu lafızlarla vârid olmuştur:
"Îmân yetmiş küsûrdur. Efdali (Lâ ilâhe illallah) demek, ednâsı yoldan kemiği uzaklaştırmaktır. Hayâ, îmândan bir şu'bedir."
Allâme Ebu't-Tîb Muhammed Şemsi'l-Hak el-Azîmâbâdî'nin "Avnu'l-Ma'bûd Şerhu Süneni Ebî Dâvûd" isimli şerhinin metin kısmında "bid'" kelimesinden sonra, köşeli parantez içinde "bid'a", "el-azm=kemik" kelimesinden sonra ise yine köşeli parantez içinde "el-ezâ=eziyet veren şey" kelimeleri konulmuştur. Şerhte 70 küsûr lafzından sonra, "yani şu'be" lafızları kaydedilmiş, bid' kelimesinin ma'nâsı uzunca verilmiş; sonunda meşhûr lügat âlimi el-Halîl'den 7 sayısı rivâyet edilmiştir.
"Ednâhâ" lafzı, mikdâr bakımından en aşağısı şeklinde îzâh edildikten sonra, imâtanın izâle olduğu, el-azm yerine bazı nüshalarda el-ezâ lafzının geçtiği ve bunun da diken ve taş gibi ezâ veren şey olduğu belirtilmiş, sonra da hayânın îzâhına geçilmiştir.
el-Hattâbî'nin (319-388) "Meâlimu's-Sünen" isimli Sünenü Ebî Dâvûd şerhinde, bu hadîsin îzâhı sadedinde, önce "bid' " ve "neyyif" kelimeleri arasındaki fark belirtilmiş, birincisinin 3'ten 10'a kadar olan sayıları, ikincisinin ise 1'den üçe kadar olan sayıları ifâde ettiği kaydedilmiş, şer'i ma'nâda îmânın ne demek olduğu, hayânın îmân şu'belerinden biri bulunduğu ve hayânın ma'nâsı, mü'minler arasında îmân ve dereceleri husûsunda tefâdul ve tebâyün bulunduğu, yanî fazîlet bakımından farklılık olduğu belirtilmiştir.
Sünenü't-Tirmizî'de ise, hadîsin iki değişik rivâyeti vardır.
Birincisi: "Îmân, yetmiş küsûr bâbdır; en aşağısı, eziyyet veren şeyi yoldan izâle etmek ve en yükseği de lâ ilâhe illallah demektir."
İkincisi ise: "Îmân 64 bâbdır" lafızlarıdır.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
621916 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/prof-dr-ramazan-ayvalli/621916.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT