Akılalmaz işler…

A -
A +
“Ben ‘kendisi ile birlikte dövizi bozdurup para üstünü de verdim’ desem de inanmadılar...”
 
 
Bazı acılar o kadar derindedir ki oraya asla gözyaşı ulaşamaz… Hatıralar bazen kırgınlıklara sebep de olabiliyor ama mükemmel davranışları görmezden mi gelelim?
Bu köşeden okuduklarımızdan bazıları, ömür boyu unutamadığımız ve dersler çıkardığımız olaylar gerçekten…
Yıllar önceydi… Bir arkadaşım iş yerimize gelip bir vakıf ismi vererek reklam fazlası takvimleri elden satacaklarını ve ertelenemeyecek bir iş olduğunu söyleyerek sabah erken saatte yol kenarında beklememi istedi.
Konu hayır işi olunca bahane bulmak zor… Samsun’a vardık ama arkadaşın arabasının tamiri sigortası muayenesi hep o güne bakıyormuş. Anlıyorum ki bizi aldatan gerçek niyetimizle amelimizin farklı olması…
Neyse ki ertesi gün vakfın yöneticisiyle ve yanında bir yardımcısı Bulancak’a gittik. Orada bana bırakılan bölgede elden satış yapmaya başladım. İşler çok iyi gidiyordu. Bir müşteri döviz verdi. Onu binbir güçlükle bozdurduk. Takvim bedelini alıp diğer paraları şahsın kendisine dikkatle teslim ettim.
Fakat bir süre sonra takvim alan arkadaş yanında iki kişiyle gelip beni buldu ve paranın üstünü vermediğimi söyleyip bilmem ne kadar para istedi.
Ben “kendisi ile birlikte dövizi bozdurup para üstünü verdim” desem de yanındakilerden biri, “kardeşim ver adamın parasını!” deyip vermezsen her şey olabilir edalarına büründü.
Bu yaptığımız iş vakıf işi. Burada münakaşa değil, işi uzatmak bile olmazdı. Satış paraları ve kendi cebimden de ekleyerek istediği parayı verdim. Fakat moralim bozuldu. Kabullenmek tek çareydi. Daha sıkıntılısı “bu durumu sorumlu olduklarıma nasıl izah edebilirim?” diye endişeliydim.
Ne yapayım ki her şey yekten yaşandı. Olmuş bitmiş bu duruma kızıp gücenmekle ele bir şey geçmez. Üstelik her şeyi ve çok insanı olumsuz etkiler.
Neyse ki soğukkanlılığımı korumak, sakin ve işimle ilgilenmeye devam etmem gerektiğine karar vererek işe devam ettim. Kararlılık cesaret veriyor…
Bu şekilde satışa devam ederken bir kahveye girdim. Poşetten bir takvim çıkartıp tanıtım yapayım diye hazırlanırken oradan biri seslendi. Hemen takvimi uzattım. Karşıki kişi “ya kardeşim ben takvimimi aldım. Yahu siz hem takvim satıyorsunuz hem yanında cüzdan hediye ediyorsunuz, hem de cüzdanın içinde para… Al paralarını, deyip uzattı. İyi de bu nasıl oldu? DEVAMI YARIN
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.