BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vurgun

Vurgun

Devletin öyle bir uzvu yok mu, şöyle bir inceleme yapılamaz mı? Bir kimse milletvekili olmadan önce hangi mal varlığına sahipmiş, sonra ne olmuş, müsteşar olmadan neyi varmış, sonra ne olmuş, bakan olmadan ne kadar zenginmiş sonra ne olmuş?



Devletin öyle bir uzvu yok mu, şöyle bir inceleme yapılamaz mı? Bir kimse milletvekili olmadan önce hangi mal varlığına sahipmiş, sonra ne olmuş, müsteşar olmadan neyi varmış, sonra ne olmuş, bakan olmadan ne kadar zenginmiş sonra ne olmuş? Kanuni mecburiyet yerini bulsun kabilden yapılan bir mal beyanı hiç bir şey ifade etmiyor. Söz konusu kişilerin son 10 yılları her cephesi ile incelenmeli. O kadar ki oturduğu semtten yemek yediği lokantaya kadar. Kaç insan hizmet için milletvekili veya bakan oluyor? Sayıları belki de çok değil... Ekseriyet, ihale kapmak; evet almak değil de ‘kapmak’ çünkü almakta hak ediş vardır, kapmakta fırsatçılık, ihale kapmak veya devlet imkânlarından faydalanmak için yanıp-tutuşuyor. Bu faydalanmaya da son zamanlarda ‘hortumlama’ denmeye başlandı. Demek ki filler misali sömürüyorlar. Bir hesap ediyorsunuz uyanıkken bile Ankara rüyaları gören aday, 5 yılda alacağı maaşın beş katını seçimlerde harcıyor. Peki nasıl olacak o harcanan paranın dönüşü? Cevabı işte o kapmalarda, hortumlamalarda. Paranın yüzü sıcak ona dayanabilecek karakterde insanı bu okullar zor mezun ediyor. Milliyetçisi de, muhafazakârı da, sosyal demokratı da yine o dünyanın tabiri ile ‘malı götürüyor’. Yeter ki fırsatını bulsun. Hatta işbirliği yapıyorlar. Önce ilgili mafya komisyon üyesini veya pek muhterem meb’usu veya sayın bakanı gayet ustalıkla batağa çekiyor sonra tepeden tırnağa ıslatıyorlar. Suyla değil. Haram parayla. Dolayısıyla buna ‘ıslatma’ değil ‘kirletme’ demeli. Böylece şahsiyet erozyonuna uğrayanlar, ondan sonra da ideallerine aykırı her gelişmeye evet diyorlar. Veya susuyorlar. itiraz hakları kalmıyor. Bir bakanlık düşününüz. Müsteşar yardımcısı dahi tutuklanıyor. Bakanlık savcılar tarafından sabahın altısında basılıyor. Bakan bir şeyden haberi olmadığını söylüyor. Evet, aksi sabit oluncaya kadar herkes masumdur ama ya şirketler? Amme malı bankadan kredi alarak devletten ihale kazananlarla kendi bakanlığından ihale ‘kapacak’ şirket arasında ne fark var? Olmadı. Bu hareket de hayal kırıklığı ile neticelendi. İşin içine menfaat karışınca böyle olur. Hedefler kaybolur, dostluklar biter, vaadeler, vefalar unutulur. İlk cümlede sorduğumuz sorunun cevabını verelim. Devletin öyle bir uzvu, organı var. DDK/ Devlet Denetleme Kurulu. Bu kurul, son 10 yıldaki genel müdür, müsteşar, müsteşar yardımcısı, bakan ve lüzum gördüğü kimselerin zenginleşme sebep ve yollarını araştırmalı. Şüpheli bulduklarını mahkemeye sevk etmeli. Suçu sabit olanların mal varlığına el koymalı. Bu zenginlikler, bu servet kimin sırtından?. Çocuğuna önlük almakta zorlanan babaların, pazarlarda tezgâh atıklarını toplayan anaların sırtından... Bu yolsuzluklar, vurgunlar, kapkaçlar, suiistimaller bitmedikçe enflasyon düşmez TL iflah olmaz. Reformdan söz ediliyor. Öyleyse bir teklif. Kanuna bir ilave yapılsın. ‘Milletvekili seçilen bir kimse, bu sıfatı devam ettiği müddetçe ferden veya üçüncü bir kişi eliyle ticarethane işletemez, şirketlere ortak olamaz. Bu imkânlara daha evvelden sahipse hisse veya ticarethanesini 3 ay içinde devreder. Devrettiği kimseler 3. dereceden daha yakın akraba olamaz. Bu maddede yazılı mükellefiyeti yerine getirmeyen milletvekilinin milletvekilliği ayrıca hiçbir işlem yapmaya lüzum kalmadan kendiliğinden düşer. TBMM Başkanı bu sonucu milletvekili ile partisine tebliğ eder’. Hem milletvekili hem tüccar, hem bakan hem müteahhit, hem bürokrat hem ihracatcı... Bu gemi nasıl yürüsün? Önce para birimi boynunu uzatır. Sonra halk boynunu büker. Tıpkı bugünkü gibi. Yüzleri güldürme vaadiyle gelip de boyun büktürenlerin hesapları zor. Kimsenin yaptığı yanına kalmaz. Yetim hakkı, yoksul hakkı yiyenin hiç kalmaz. Ortada bir suç varsa muhalefetten savcılara kadar hesap sormayan merciler de vebal altında. 65 milyonunu bir avuç fırsatçıya köle yapan sisteme son verilmeli. Bu nasıl sistemdir ki elinize sarılarak bir yerlere gelenleri bir zaman sonra tanıyamıyorsunuz...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT