BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Döviz pamuk ipliğine bağlı

Döviz pamuk ipliğine bağlı

Türkiye’de bir çok şey daha önce yaşanmış hissi veriyor. Özellikle de siyasi çevrelerden yapılan açıklamalar. Siyasiler yaptıkları açıklamaların piyasaları nasıl etkilediğinin maalesef hâlâ farkına varamamışlar. Geçtiğimiz hafta da bir siyasetçinin yaptığı açıklama, az da olsa kontrol altına alınmış döviz fiyatlarını tekrar yukarıya taşıdı. Dövizdeki her artış biraz daha fakir Türkiye anlamına geliyor.



Türkiye’de bir çok şey daha önce yaşanmış hissi veriyor. Özellikle de siyasi çevrelerden yapılan açıklamalar. Siyasiler yaptıkları açıklamaların piyasaları nasıl etkilediğinin maalesef hâlâ farkına varamamışlar. Geçtiğimiz hafta da bir siyasetçinin yaptığı açıklama, az da olsa kontrol altına alınmış döviz fiyatlarını tekrar yukarıya taşıdı. Dövizdeki her artış biraz daha fakir Türkiye anlamına geliyor. Tartışmalara, beklentilere konu olan 2002 yılı bütçesinden ilk veriler geçtiğimiz hafta gelmeye başladı. Bütçeye göre Türkiye 2002 yılında yüzde 5 oranında büyüyecek. 2001 yılını ciddi bir küçülme ile kapatacak Türkiye 2002 yılında bunu başarabilecek mi? Hiç kuşkusuz bu büyüme hedefi gerçekleştirilse bile, 2001 yılının yaraları tam olarak sarılamayacak. Ancak gündemdeki bir diğer soru Türkiye gerçekten 2002 yılında yüzde 5 oranında büyüyebilecek mi? Mevcut şartlar dikkate alındığında bunun zor olduğu görülüyor. Ayrıca 2002 yılında TEFE yüzde 35, TÜFE ise yüzde 31 olacak. Ekonominin yüzde 5 büyüdüğü varsayımı ile talepteki yaşanacak artış ile enflasyon nasıl bu seviyelerde tutulacak? Ayrıca daha önce zor olarak defalarca dile getirilen yüzde 6.5’lik faiz dışı fazla nasıl tutturulacak? Bütçenin harcamalar kısmına ilişkin ise, henüz bir açıklama yok. Harcamaların netleşmesi ise biraz daha zaman alacak. 2002 yılı bütçesi bugüne kadar yapılan açıklamalar ışığında IMF’in talepleri ile aynı paralelde görünüyor. Bu da IMF’den 2002 yılındaki 5 milyar dolarlık geri ödemenin erteleneceği, ek bir finansman sağlanacağı beklentilerini güçlendiriyor. Her ne kadar IMF’den resmi olmasa da ek yardım için erken açıklamaları gelse de, piyasalar bu yardımın yapılacağı konusunda fikir birliğine varmış durumda. Bu fikir birliğine rağmen, piyasaların tam anlamı ile düzelmemesinin nedeni ise; bu ek yardımın tek başına çözüm olmadığına tüm kamuoyunun inanmasıdır. Tüm bu gelişmeler yaşanırken, geçtiğimiz haftanın gündemine bir de milletvekili maaşları nedeniyle referandum oturdu. Başbakanlık ile Cumhurbaşkanlığı arasında bir gerginlik daha yaşandı ve hali hazırda hâlâ çözülemedi. Bunun nasıl çözüleceği ise; henüz netleşmiş değil. Sözlerle rakamlar arasındaki en güçlü bağ ekonomi ile siyaset arasındadır. Geçtiğimiz hafta bir de bunun bir örneğini yaşadık. Eğer ülkenin yönetiminde yetkili bir kişi iseniz her sözünüz rakamsal bir etki doğurur. Bir bakanımızın yapmış olduğu ve daha sonra yanlış anlaşıldığını söylediği bir açıklama, az da olsa kontrol altına alınmış olan döviz fiyatlarının tekrar yükselmesine neden oldu. Döviz fiyatlarındaki her yükseliş Türkiye’nin biraz daha fakirleşmesi anlamına geliyor. Siyasileri ekonominin hassas dengeler üzerinde durduğu bu dönemlerde beyanatlarında ülke çıkarları için biraz daha hassas olmaları gerektiği kanaatini taşıyoruz. Herkes IMF’den gelecek parayı bekliyor. Gelirse, bir süre ülke rahat nefes alabilecek. Ya gelmezse? İşte o zaman asıl problemler başlayacak. Gelmeme ihtimali üzerinde şimdilik bizde durmayalım ne dersiniz?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104112
    % 0.78
  • 5.4385
    % -0.56
  • 6.1965
    % -0.21
  • 7.1598
    % 0.09
  • 230.734
    % 0.86
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT