BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yüksek yüksek tepeler !

Yüksek yüksek tepeler !

Yazarın konusu bitmez... Ama duruma göre mizah yazarı “duygusal”, siyaset yazarı “komik”, spor yazarı “ekonomi” yazabilir... Bu da şu demektir; “Hiç havam yok, bununla idare edin”...



Yazarın konusu bitmez... Ama duruma göre mizah yazarı “duygusal”, siyaset yazarı “komik”, spor yazarı “ekonomi” yazabilir... Bu da şu demektir; “Hiç havam yok, bununla idare edin”... İşte öyle bir haftanın hikayesi bu; ... Bu hikaye Malkara köylerinden alınmış, belli bir kişinin dilinden yazıya geçirilmiş değil... Çevrede herkes tarafından bilinen gerçek bir hikaye... Çok eskiden köyün birinde Zeynep isimli çok güzel bir kız vardır. Onaltıya yeni bastığında Zeynep’i köylerindeki bir düğünde aşırı (yabancı) köylerden gelen Ali isimli bir genç görür. Ali Zeynep’i çok beğenir ve köyüne döndüğünde kızın babasına hemen görücü gönderir. Zeynep’i Ali’ye verirler, kısa bir zaman sonra da düğünleri olur. Ali, Zeynep’i alıp aşırı köyüne götürür. ... Zeynep’in gelin gittiği köy ile kendi köyü arası üç gün üç gece çeker. Bu kadar uzak olduğundan dolayı Zeynep, anasını babasını ve kardeşlerini tam yedi yıl göremez. Bu özlem Zeynep’in yüreğinde her gün biraz daha büyüyerek dayanılmaz bir hal alır. Köyün büyük bir tepesinde bulunan evinin bahçesine çıkarak kendi köyüne doğru dönüp için için kendi yaktığı türküyü mırıldanır ve gözleri uzaklarda sıla özlemini gidermeye çalışır... Oysa kocası, Zeynep’in bu özlemine pek aldırış etmez. Kaldı ki eski sevgisi de pek kalmadığından kendini fazlaca horlamaya, eziyet etmeye başlar. Sonunda bu özlem ve kocasının hor görmesi Zeynep’i yataklara düşürür. ... Gün geçtikçe hastalığı artan Zeynep’in düzelmesi için, köyden gelip gidenler de anasının babasının çağrılmasını salık verirler. Başka çare kalmadığını anlayan Zeynep’in kocası da anasına babasına haber vermeye gider. Altı gün altı gecelik bir yolculuktan sonra bir akşam üstü Zeynep’in anası babası köye gelirler, Zeynep’i yatakta bulurlar. Perişan bir halde Zeynep hala türküsünü mırıldanmaktadır. Aynı türküyü anasına babasına da söylemeye başlar. Çevresindeki bütün köy kadınları duygulanıp ağlar, annesi fenalıklar geçirir ve bayılır. Zeynep hasretini giderir, giderir ama artık çok geç kalınmıştır. Bir daha onmaz, sonu ölümle biter. Herkes Zeynep için gözyaşı döker. İşte o gün bu gündür bu türkü ayrılığın türküsü olarak söylenip durur; Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler Annesinin bir tanesini hor görmesinler Uçan da kuşlara malum olsun ben annemi özledim Hem annemi hem babamı hem köyümü özledim Babamın bir atı olsa binse de gelse Annemin yelkeni olsa uçsa da gelse Kardeşlerim yolları bilse de gelse Uçan da kuşlara malum olsun ben annemi özledim Hem annemi hem babamı hem köyümü özledim Erzurumlu memur... Sabah erken gahiram, el yüzümi yihiram, Aynanin garşısına geçir, bene bahiram. Gari sofrayi gurir, çay dolmuş önde durir, Okula giden oglan bene dersini sorir. Bir cigara yahiram, çay başından gahiram, Vahit gelip çatanda giravati tahiram. Çeketimi giyirem, paltomi ver diyirem, Ayahgabimi geyip, gapi çekip gidirem. Hava soyuh, tipi var, ağzin burnun sihi sar, Keyif senin, ister sarma, goynan dolar sonra gar. Birez yürir gidirem, çoh çoh dua edirem, Durağima varanda otobosa binirem. Devletimi sevirem, rüşvet nedir bilmirem, Git ganaat geçinir, az alir şükredirem. Seggiz uşah, bir gari, yeddi esmer, bir sari, Odun kömür bitecah zor beklirem bahari. Ahşam olir gararir,cüzdanim çoh morarir, Sabah ahşam dolaşmah ayaklarimi yorir. Eve yorgun dönirem, el ayak yihaniram, Hazir sofra görende aj gurt gibi daliram. Sofra gahir, gelir çay, içtin mi oliram tay, Yorgunluh, uyhi gelir, gari gah yataği yay... * Yakında çok meşhur olacak bir şiir... Hacı Neciboğlu’na ait... Zamane bedduaları -Ayakkabı denediğin mağazada başparmağın çoraptan çıka... -Seçim çalışmaları süresince sesi kısık gezen politikacı olasın... -Yazın hiç açılmayan arabanın camı, kışın hiç kapanmaya... -İlk üçe kaldığın güzellik yarışmasında ayağın tökezleye... Tebeşir Tozu ... “Bir yüksek atlama takımı kuracaksan, iki metre atlayan bir kişi bulman yeterli... Yarımşar metre atlayabilen dört kişi arama...” (Terman) sms bülteni... sms bülteni... “Bir soluk kadar yakın, bir yıldız kadar uzak derlerdi sevgi için... Uzanırsın, yetişemezsin... Yetişirsin, dokunamazsın... Dokunursun, Vazgeçemezsin... Vazgeçersin, yaşayamazsın...” TEMEL’İN YERİ Temel intihar etmek istiyormuş. Dursun “Bak Temel” demiş; “-Şu binanın 25. katından atlasana... 3 günde ancak yere inersin...” -Peki ölür müyüm?... “-Tabii ölürsün... 3 gün yiyip-içmeden yaşanır mı?...” HAFTANIN ŞARKISI Efsane - Hakan Peker Bir efsaneydi efsaneydi Şen’le beraber olmak Avrupa’ya açılmak, Manchester’da gol bulmak Saatlerce bekleyip, kuyruklarda uyumak Bir efsane, Şen’le beraber olmak... Gündemin kırıntıları... * Politikacı ozan; “Benim sâdık yarim Kara Şimşek’tir...” * Kriz vardı... Kış kapıya dayandı... Soğuktan öldü... Sizlere KÖMÜR... * Beste gibi bilgisayar kullanıyor... CHATHOVEN... * Hiçbir yerde bulunamıyor... Sırra LADEN bastı... * Sigarayı bıraktım... Ortalık KÜLLÜK, KÜLİSTANLIK... * Lucescu hayatını yazsa; RUMEN olur... Kadınlar & Erkekler... SORU: Aşk nedir?... CEVAP: Aşk karşındakini bulunmaz hint kumaşı sanmanla, hıyarın teki olduğunu anlaman arasında geçen zamandır... TRT Kriz Radyosu “-Merhaba... Burası ortadalga TRT Radyosu... Yayınlarımızı FM bandı 88 khz’den alabilirsiniz... Çok ısrar ederseniz en fazla 86.50 khz olur...” Ne gibi yâni ?.. -G.Saray siyaset gibi; “Haydi Türkiyem ileri...” -Beşiktaş tamirci gibi; “Arş ileri, marş ileri...” -Fener mehter gibi; “İki ileri, bir geri...” -Trabzon fıkra gibi; “İlerde muz kabuğu var, yine düşeceğiz...” * Nerde kavgacı kadın var, tartışma programına onları çıkarıyorlar... GACI var mı GACI ?... BİZİMKİLER * Balayından dönen Bilgehan hayıflandı, “Şansı görüyor musun abi?... Durdular durdular, benim evlendiğim gün Medeni Kanun’u çıkardılar...” * Engin Abi ödül tartışmasına noktayı koydu; “Boşuna konuşuyorsunuz... Benim 200 haberim var, 260 tane ödülüm...” * Hüseyin, Hande Ataizi’nin beşinci kez burun ameliyatı olmasına şaşırdı, “Nasıl yani, olmayınca başka burun mu takıyorlar?...” * Turgay Abi; “Böyle güzel olmazsan, böyle tatlı bakmazsan, kim arar seni kim arar” şarkısını söyleyen Nilüfer’in yaşadığı aşkları eleştirdi... SİZİNKİLER * Tut Ki Tur’dan cazip fırsat... Tatilini Afganistan’da geçirmek istemez misiniz?... Sürpriz, hediyeler, fırsatlar ve sürekli animasyon sadece sizleri bekliyor... Program: Mardin’ den otobüsle hareket... Hoşgeldin füzeleri, uçaksavar gösterisi. Mağaralarda saklambaç eğlentisi. İsteyen dostlarımız ücretsiz, tank ile çöl gezintisine katılabilirler. Sağ kalmayı başarabilen dostlarımızla, vatana dönüş. Tut Ki Tur... Yakın Dostunuz.. Tatil sanattır... (kaan5858@hotmail.com) ... * Aslan çevirme: Şükrü Saraçoğlu’nda Fener’den 5 yiyince kediye dönmüş Aslan’ı yakalıyorsunuz. Önce bir güzel dövüp, derisini yüzerek kısık ateşte çevire çevire kızartıyorsunuz. Pişince de Fener’in şampiyonluk gecesinde servise sunuyorsunuz. afiyet olsun... (Ömer Abi e-mail adresimi yayınlama... ME-KU) SPORTİK KRİTİK “Yapılan eleştirilerin bir bölümü kedi-ciğer meselesidir. Bu eleştirilere kılımı bile kıpırdatmam...” (Mustafa Denizli) “Çocuklarıma hep uyuşturucudan uzak durmalarını söylediğim için ‘kullanmadım’ diye yalan söyledim...” (Christoph Daum) “Ber teknik direktör olarak futbolcularımdan tek isteğim var... Yenileceksek G.Saray gibi yenilelim...” (Mircea Lucescu) POLİTİK KRİTİK “Hükümetin Sezer’e olan tavrı, benim aklıma penaltı kararına itiraz edip hakeme horozlanan futbolcuları getiriyor...” (Deniz Baykal) “Biz ‘değiştik’ diyoruz ama bizi hâlâ eski konumumuzda değerlendiriyorlar. Kendimize ‘muhafazakar demokrat’ diyebiliriz...” (Tayyip Erdoğan) “Türkiye her gün kötüye gidiyor... Hükümet deli dana eti yemiş gibi oldu... Sorunlar karşısında titreyen bir hükümet var...” (Tansu Çiller) SANATİK KRİTİK “Artık karar verdim, 1 yıl içinde evleneceğim. Kısmetimin açılmasını bekliyorum, kapım herkese açık...” (Kadir İnanır) “Herkes çok kısa zamanda nasıl bu kadar fazla kilo verdiğimi merak ediyor. İhanet diyeti yapıyorum çünkü...” (Aşkın Nur Yengi) “Çağla’nın telefon sapıkları var. Numara değiştirmekten bıktık. İnşallah sapıklarımız yorulur da rahat bırakır...” (Beyazıt Öztürk)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT