BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Batılılar Mevlânâ hayranı

Batılılar Mevlânâ hayranı

Geçtiğimiz aylarda vefat eden Prof. Dr. Orhan Karmış Hoca, 10 yıl önce bir röportajında, Hz. Mevlana’nın beyitleri arasında geçen aşk, raks, şarab ve ney gibi kelimeleri çarpıcı bir şekilde yorumladı.



Şeb-i Arus’un bu yıl 728. yıldönümü kutlanacak ve törenler 10-17 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek. Konya’daki Mevlana Türbesi, sadece anma haftalarında değil, yıl boyunca ziyaretçi akınına uğrar. Konya Turizm Müdürü İbrahim Tekbaş’ın verdiği bilgiye göre bu yılın ilk 11 ayında Mevlana’yı ziyaret eden yerli ve yabancı turist sayısı 1 milyon... Ancak, basındaki yanlış bilgiler ve Mevlana Müzesi’nin tezyininin de katkısıyla bu büyük alim, yanlış tanınmakta; iftiralara maruz kalmaktadır. Çok önemli olan bu konuyu ‘erbabından’ sizlere aktarmak istiyoruz. 10 yıl önce Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı olan Prof Dr. Orhan Karmış Hoca’nın (Allah rahmet eylesin), Kenan Arvas ile yaptığı muhteşem sohbeti özetleyerek sunuyoruz.  Mevlânâ Hazretleri bir ilim beşiği olan Belh şehrinde (Kuzey Afganistan’da) doğar. Babası “Sultan-ül Ulema” lâkâblı Behaeddin Veled’dir. Ancak Celâleddin-i Rumi Anadolu’ya yerleştikden sonra tanınır, Konya ile birlikte anılır. Derin bilgisi ve ummanlaşan irfanı ile hakikat yolcularını kuşatır. O kadar müstesna eserler bırakır ki ilim adamları hâlâ Mesnevi’nin satırları arasında dolanmaktadır. Bir sehli mümteni Mesneviyi anlamak için önce Farisiyi sonra İslâm kültürünü iyi bilmek gerekir. Onu okuyan ilk anda benzerini kendisinin de yazabileceği mısralarla karşılaştığı zehabına kapılabilir. Ancak üzerinde düşündükçe ince nükteler ve sırlar belirir. İşte bu yüzden basit tercümeler Mesnevi’den sızacak mânâya zarar verir. Mesela “Yine gel, yine gel” gibi tercüme edilen meşhur rubainin Farisi aslında “bâz┠kelimesi geçmekdedir ki “bâzâeden” fiilinin meir siygasıdır. Yani “yine gelmekten” ziyade “vazgeçmek ve terketmek” anlamında kullanılır. Velev ki bu kelimeye “tekrar gelmek”, “dönmek”, “aslına rücu etmek” gibi mânâlar verilse bile Mevlânâ Hazretlerinin kafir ve putperestlere “olduğun gibi gel” dediği söylenemez. Büyük veli “tövbeni bozmuş olsan da, tekrar imana gel, ilahi rahmet kapıları sana da açılabilir” demek istemiştir zira köklü bir din eğitimden geçmiştir ve ehliyet sahibidir. Eserlerinde temel kaynak olarak edille-i şer’iyyeyi esas almış, hiçbir zaman felsefi bir görüşün ve hümanist doktrinlerin emrine girmemiştir. İnsan-ı Kamil kasdediliyor Yine beyitler arasında geçen aşk, raks, şarab ve ney gibi kelimeleri teşbih, istiare, tevriye, cinas gibi edebi sanatları bilenler yorumlamalıdır. Büyük velinin aşktan bahsederken “ilahi aşkı” kastettiğini anlamayanlar, Mesnevi bezirgânlığına kalkışmamalıdır. Nitekim meşhur Mesnevi şarihi (şerh edicisi) Ankaravi “ney” kelimesini açıklarken basit bir kamış çalgıdan değil, dünyevi arzularından sıyrılmış bir insan-ı kâmilden bahsedildiğinin altını çizmektedir. Üslûbu tatlı ve kuşatıcı Mevlânâ da, Cüneyd-i Bağdadi ve Abdülkadir-i Geylani hazretleri gibi bir velidir. Ancak onu büyütmeye çalışan sorumsuzların “ey yüceler yücesi, senden büyük kim olabilir ki...” tarzında sözler sarfetmeleri uygun değildir. Büyüklük sadece Allahü teâlâya mahsustur. Düşünün, Peygamber Efendimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem) bütün İslâm büyüklerinin önderi olduğu halde abdiyyet (kulluk) sıfatı, risalet sıfatından önce zikredilmektedir. Batılı ilim adamları Mevlânâ’nın eserleri üzerinde ciddi araştırmalar yapıyorlar. Onları cezbeden en önemli husus büyük velinin İslâm’ı takdim şeklidir. Bu takdim yumuşak, sanatlı ve ibretli misallerle ruhlara nüfuz eden bir manevi atmosferdir ki insanı kuşatıp sarıverir. Bu coşkunun seline kapılan ummana yürür, hakikatlerin ışığını görür. Hasılı hepimizin özellikle günümüz gençlerinin Mevlânâ Hazretleri’nin mesajlarına çok ihtiyacı var.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 96982
    % 0.1
  • 5.7869
    % -0.29
  • 6.5078
    % -0.15
  • 7.5239
    % -0.12
  • 237.839
    % -0.01
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT