BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Koca Yusuf

Koca Yusuf

Nadya da tıpkı Rayka gibi ifade verdi.... Temiz yürekli iki Bulgar kızı, Osmanlı Türklerini lekelemek için dört gözle bekleyenlerin canına ot tıkamıştı... Fakat, bir anda kulakları sağır eden bir sesle ortalık ana-baba gününe dönmüştü. Nadya al kanlar içinde yere yığılıvermişti...



Nadya da tıpkı Rayka gibi ifade verdi.... Temiz yürekli iki Bulgar kızı, Osmanlı Türklerini lekelemek için dört gözle bekleyenlerin canına ot tıkamıştı... Fakat, bir anda kulakları sağır eden bir sesle ortalık ana-baba gününe dönmüştü. Nadya al kanlar içinde yere yığılıvermişti... Yusuf, yaklaştı, yere çömeldi. Gözlerini Nadya’dan ayıramıyordu. -Nadya, üzülme! İyileşçen! Nadya, çok zor konuştu: -Yusif!.. Be...ni... u...nutma.... Nadya’nın, son sözleri “beni unutma” olmuş, sonra başı yana düşmüştü. Gözleri açık gitmişti.  Nadya’yı, kimin vurduğu anlaşılmış, katil yakalanmıştı... Tosun Bey, anlattı. Katil, Nikofski’nin adamı bir komitacıymış. Nikofski, katile sıkı sıkıya tembihlemiş, “Eğer Nadya, Osmanlı’nın lehinde ifade verecek, şahitlik yapacak olursa, acımadan vuracaksın, hem de komisyon huzurunda” demiş. Komitacı da, bu emrin gereğini yerine getirmiş. Tam kaçmak üzereyken Tosun Bey’e yakalanmış. Tosun Bey ve Yusuf, zaptiyeye ifadelerini yazdırdıktan sonra, Nadya için kilisede tören yapılmasını sağladılar ve Filibe’deki Bulgar mezarlığına defnettiler. Şu dünyanın garipliğine bakın ki, bir Hıristiyan kızın cenaze işlerini, iki müslüman takip ediyordu, hem de Bulgarlar tarafından yapılan katliamın acısını çok derinden hissetmiş, bu katliamı bütün korkunçluğuyla yaşamış iki müslüman. Tosun Bey ve Yusuf, Filibe Sancak Beyi, Aziz Paşa’ya Allaha ısmarladık için uğradıklarında, koca Paşa, Yusuf’u iki gözlerinden öptü: -Yusuf oğlum, dedi. Şu karışık günlerde, Tosun Bey’le birlikte çok faydalı işler yaptın. İhtilalin bastırılmasında büyük emeğin geçti. Az zamanda çok şeyler yaşadın. Çok şeyler gördün. İnşallah, başpehlivan olup İstanbul’a gittiğinde burada yaşadıklarını unutmazsın. Balkanlar’da tutunmak için güçlü olmak zorundayız. İşimiz çok zor, devlet ve millet olarak çok uyanık olmak zorundayız. En ufak bir gafletimiz, Balkanlar’dan atılmamız demektir. Pehlivanlığın, sahip bulunulan güzellikleri ve nimetleri, savunmak, elden çıkarmamak için, madden ve manen güçlü olmak demek olduğunu sakın aklından çıkarma. Gittiğin yerlerde herkese bunu anlat, buna göre gayret et. Yusuf, Aziz Paşa’nın sözleri karşısında, Demir Baba’nın, Hocası İsmail Pehlivan’ın Cüce’nin ve Tosun Bey’in söylediklerini hatırladı. Hepsi de benzer şeyleri söylemişlerdi. Bu nasıl bir mayaydı ki, bu ülke insanının hepsi benzer şeyleri düşünüyordu... Yusuf, boynunu büktü ve yalnızca, “Peki Paşa buba” dedi. Aziz Paşa ile vedalaşan Tosun Bey ve Yusuf, Filibe’den Karlıova’ya doğru yola çıktılar. Yapacak çok işleri vardı... ¥ Birinci bölümün sonu
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT