BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Delon rüzgârı

Delon rüzgârı

Bu yıl 21. kez düzenlenecek olan Uluslararası İstanbul Film Festivali, Fransız sinemasının dünyaya armağan ettiği en önemli aktörlerden Alain Delon’u 9 filmiyle tanıtacak.



Bu yıl 13 - 28 Nisan tarihlerinde düzenlenecek olan “21. Uluslararası İstanbul Film Festivali”, geçen yıl büyük ilgi gören Marcello Mastroianni toplu gösterisiyle başlatmış olduğu efsanevi oyunculara adanan yeni bölümünü, bu yıl Fransız sinemasının unutulmaz jönü Alain Delon’a ayırdı. Festivalde, “Le Samourai / Kiralık Katil”den “Monsieur Klein / Kaderi Arayan Adam”a, oyuncunun belli başlı çalışmalarından oluşan 9 filmlik bir seçki sunulacak. Oyuncunun hemen her dönemine uzanan söz konusu seçki, aynı zamanda Rene Clement’dan Henri Verneuil’e, Bertrand Blier’den Jean Pierre Melville’e Fransız sinemasının usta yönetmenlerini de biraraya getiriyor. 9 filmlik menü Delon’a ayrılan bölümde, Clement’ın “Plein soleil / Kızgın Güneş” (1959), Verneuil’in “Melodie en sous sol / Vurgun” (1963), Melville’in “Le samourai / Kiralık Katil” (1967), Jacques Deray’in “La Piscine / Sen Benimsin” (1968) ve “Trois hommes Ö abattre / Üç Adam Ölecek” (1980), Joseph Losey’in “Monsieur Klein / Kaderi Arayan Adam” (1976), Blier’in “Notre histoire / Ayrı Odalar” (1984), Edouard Niermans’ın “Le retour de Casanova / Kazanova’nın Dönüşü” (1992) ile aktörün kendi yönettiği “Pour la peau d’un flic / Bir Aynasızın Postu İçin” (1981) adlı filmler yer alıyor. Filmlerin ilginç Türkçe isimlerinin, çoğu kez özgün isimlerine uymaması, zamanında ülkemize ithal edilen filmlere çarpıcı adlar verilmesi geleneğinden kaynaklanıyor. Hep zirvede... Oyunculuktan önce Hindiçin’de paraşütçü olarak görev yapan, daha sonra garsonluk, pazarlamacılık gibi çetin işlerde çalışan Alain Delon, ilk filmini çektiği 1957’den beri 45 yıldır sinemaya hizmet ediyor. Onun adını duyurmasına aracı olan yönetmen ise Visconti’den başkası değil. İtalyan ustanın “Rocco e i suoi fratelli / Rocco ve Kardeşleri” adlı filminde rol alması, Delon’a izleyen yıllarda iyice pekişecek uluslararası bir ün kazandırdı. Sahne oyunları da dahil olmak üzere Visconti’yle bir çok projede bir araya gelen aktör, 60’ların başından itibaren şöhret basamaklarını hızlı biçimde tırmandı. Eşsiz güzellikteki fiziğine uygun biçimde romantik aşık rollerine çıktığı ilk yıllarda, Fransızların James Dean’i olarak sivrildi. Ona gerçek bir oyunculuk fırsatı sunan ilk filmi ise, festivalde izlenecek “Plein soleil / Kızgın Güneş” oldu. Patricia Highsmith’in ünlü romanından uyarlanan bu filmde, kurbanının kimliğine bürünen Tom Ripley rolünü canlandırdı ve karakterinin psikolojik çalkantılarını başarıyla yansıttı ve bu başarısını günümüze kadar sürdürdü.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT