BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hasan-ı Basrî “rahmetullahi aleyh”

Hasan-ı Basrî “rahmetullahi aleyh”

“Ömer bin Abdül’aziz”, halife iken bizzat, Bu zâta mektup yazıp, istedi bir nasihat. Bu istek üzerine “Hasan-ı Basrî” dahî, Buyurdu ki: (Sen dahî öleceksin Vallahi.



“Sen de öleceksin” “Ömer bin Abdül’aziz”, halife iken bizzat, Bu zâta mektup yazıp, istedi bir nasihat. Bu istek üzerine “Hasan-ı Basrî” dahî, Buyurdu ki: (Sen dahî öleceksin Vallahi. Sen kendi evlâdına nasıl davranıyorsan, Kendi halkına dahî öyle davran her zaman. Sen Allahın emrine eyle ki tam itâat, Halkın da, etsin senin emrine mutâbaat. Ey emîrel mü’minin, ölürsün bugün, yarın, O gün olmaz faydası, sana yakınlarının. Çok iyi hazırlan ki “Ölüm” ve sonrasına, O gün, başkalarının faydası olmaz sana. Ve senin, “Kabir” diye makamın var ki bir de, Bu yerden daha fazla kalırsın o kabirde. Bu dünya muvakkattır, “Ölüm”le erer sona, Fırsat varken hazırlan “Ölümden sonrası”na. Hükümdar olduğuna bakma sen şimdi bugün, Ölüp, o dar “Kabir”e girdiğin günü düşün. Bütün yaptıklarından verirsin bir bir hesap, Eğer zulüm yapmışsan, hak olur sana azap. Bu dünya, âhirete ulaşan bir “Köprü”dür, Takvâ sahiplerini cennetlere götürür. Dünya, “Zehir” gibidir, bilmiyenler onu yer, O da, o gâfilleri öldürür, helâk eder. Senden öncekilerden ibret al ki bugünde, Hiç pişman olmıyasın sen dahî öldüğünde. Yâ Ömer, bu dünyaya kaptırırsan kalbini, Unutursun “Kabir” ve “Mahşer”deki hâlini. Birazcık gaflet ile, hemen kayar ayağın, Büyük bir pişmanlığa düşersin sonra yarın. Bugün “Âhiret” için topla ki çokça azık, Yarın “Ecel” yakalar yapamadan hazırlık.) Buyurdu: (Gittim bir gün hasta ziyaretine, Gördüm ki, hasta gelmiş, tam da “Ölüm” hâline. Telkin etmek istedim ona “Allah” demeyi, Lâkin diyemiyordu aslâ bu kelimeyi. Hayli uğraştımsa da ben bunu söyletmeğe, Baktım dili dönmüyor onun “Allah” demeğe. Ben “Allah de” dedikçe, o, sayı sayıyordu, Yine de bir kerecik “Allah” diyemiyordu. Bir ara bana bakıp, dedi ki: (Ey üstadım, Önümde ateşten bir dağ var ki, âciz kaldım. Ben “Allah” kelâmını tam alırken dilime, O dağ hücum ediyor şiddetle üzerime.) Sordum ki: (Bu, ne ile iştigal ediyordu?) Dediler: (Parasını fâize veriyordu. Ayrıca ticaretle uğraşıyordu, fakat, Ölçü ve tartısına etmiyordu hiç dikkat.)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT