BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sonra...

Sonra...

Sonra mı? Sonrası bu tip durumlarda yaşanması adeta şart olan çan eğrisi sıralamasında sürdü. Arkadaşım önce bütün dünyaya kızdı. Bir süre sonra koskocaman dünyayla uğraşmaktan yorulup hedef küçülttü. Bu seferki hedef, kendisinin sahip olmadığı şeylere sahip insanlardı. Daha açık olmak gerekirse, kadınlar!



Sonra mı? Sonrası bu tip durumlarda yaşanması adeta şart olan çan eğrisi sıralamasında sürdü. Arkadaşım önce bütün dünyaya kızdı. Bir süre sonra koskocaman dünyayla uğraşmaktan yorulup hedef küçülttü. Bu seferki hedef, kendisinin sahip olmadığı şeylere sahip insanlardı. Daha açık olmak gerekirse, kadınlar! Arkadaşım genç ve güzeldi. Eğitimliydi, keyifliydi, standart sahibiydi ama bir ailesi yoktu. Hiç olmamıştı. Elinden geleni yapması yetmemişti. Y’nin de evli çıkması yani uzaklarda bir yerlerde bir kadının daha kendisinden fazlasına sahip olduğunu bilmek arkadaşımı yıkmıştı. Hiçbir zaman! Bu kavram bazı insanlar için tanıdıktır. Bazı insanlar bazı mutlulukları hiçbir zaman tadamayacaklarını bilirler. İşte benim arkadaşım onlardan birisi ve acı çekiyor. Baharı solumak, sabahları biraz daha istekle güne başlamak için atılan küçük bir adım yakıcı, yıkıcı ve öldürücü bir kurşun etkisi yapabiliyor bazı kalplerde. Ben kardiyolog değilim. Ama hiçbir kardiyoloğun çekemeyeceği kadar çok kalp ağrısı çektim. Şimdi diyecekler ki ‘Kalp ağrımaz.’ Tıbben doğru olabilir. Tıbben kalp ancak atak anında şiddetle ağrır ve yanar. Ama biz tıptan değil günlük hayattan bahsediyoruz şimdi ve iddia ediyorum ki kalp ağrır! Hem de aklınızın alamayacağı, içinizin kaldıramayacağı kadar çok ağrır. O kadar ağrır ki hiçbir ilaçla kesemezsiniz. Sadece zamanın adını yazabilirsiniz reçetenize ve onu satan bir eczane bulamazsınız. Hastanız inleyerek, sürünerek bekler reçetenin kendini göstermesini. Baharın coşkusuna kapılan arkadaşım şimdi eczanenin kapısında nöbette. O gece çalan telefonda dinlediğim sesi aradan bunca gün geçmiş olmasına rağmen hâlâ ağlıyor. Düzelecek. Bunu ben biliyorum. Aslında o da biliyor ama şu anda o kadar iyimser olması mümkün değil. Birlikte Sting dinliyoruz. Onun ve benim en sevdiğimiz şarkıcı. Brand New Day’den ilham alıyoruz. Sting’in ilk evliliğini bitirirken ne çok acı çektiğini izliyoruz belgeselden. Aradan yirmi yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ kendisini affetmediğini görüp Y’nin karısına bu yapılmadığı için gurur duyuyoruz. Gerçi o bunu bilmiyor ve hiç bilmeyecek ama olsun. Biz biliyoruz ya! Arkadaşım iyileşecek. O ayakta durmak zorunda olanlardan. Y’ye gelince... O ne yapar, ne hisseder tahmin etmek mümkün değil. Bana sorarsanız bir erkeğin herhangi bir şey hissetmesi uzak bir ihtimal. Belki can acısını biraz algılayabilirler ama hepsi o işte! Y’nin iyileşmesine gerek olmayacak çünkü o hiç hastalanmayacak. Belki de hastalanamama durumu yeterince büyük bir eksikliktir. Bunu yine zaman gösterecek. Bahar aşkına yaşananları gördünüz. Siz bilirsiniz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT