BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Üşüme durumları

Üşüme durumları

Sıcak havalarda üşüyorsanız sıkıntınız var demektir. Ben bugün üşüyorum. Gökyüzünde güneş olanca gücüyle parlıyor ve gezegenimizi ısıtıyor. Bununla da kalmayıp neşe aşılıyor damarlarımıza. Bana mısın demiyor. Sanki benim damarlarım çelikten yapılmış gibi aldırmıyor güneşe falan. Canım sıkkın.



Sıcak havalarda üşüyorsanız sıkıntınız var demektir. Ben bugün üşüyorum. Gökyüzünde güneş olanca gücüyle parlıyor ve gezegenimizi ısıtıyor. Bununla da kalmayıp neşe aşılıyor damarlarımıza. Bana mısın demiyor. Sanki benim damarlarım çelikten yapılmış gibi aldırmıyor güneşe falan. Canım sıkkın. Hani ‘Kendim ettim, kendim buldum’ derler ya, aynı o hesap. Bazen insan ne istediğini bilmez. Ya da bilir de kendisine bile itiraf edemez. Korku dediğimiz duygu, dünyadaki en güçlü duygudur. Kendinizden, çevrenizden, ihtimallerden, gelecekten korkarsınız. Ve sinersiniz. Risk almak yerine köşenizde büzülürsünüz. Sonrası güvenli ve sıkıcıdır. Bu sıkıcılıksa beni üşütür. Canınızı sıkmayayım. Belki sizin için keyifli bir gün başlıyordur. Ayrıca ben bütün asık suratıma rağmen yine de sürprizlere inanırım. Bir anda her şeyin değişebileceğine, güzelleşebileceğine güvenirim. Hani masallardaki gibi... Güzeller güzeli yardımcı belirir ve bir hareketle üzüntülerinizi maziye gömer. Neden olmasın? Bu konularda yazmakla ömrünü geçirmiş bir büyük isimle Yaşar Kemal’le karşılaştım geçen gün. Aynı bayiden gazete alıyoruz. O da doğma büyüme Yeşilköylü. Eskinin Ayastefanos’unda net bir gün ışığının altında karşılaştığımızda daha çok sevinen taraf hiç şüphesiz bendim. Bundan ondört yıl önce bir TRT dizisinin çekimi için Paris’e giden uçağa bindiğimde yanımda Yaşar Kemal’in oturduğunu görmüştüm. Yol boyunca sohbet etmiştik. Derya gibi bir adam olduğunu yazmama gerek yok, bütün dünya biliyor zaten. Uçağın tekerlekleri aprona değdiğinde vedalaşmıştık Kemal’le ve bir daha da hiç karşılaşmamıştık. O çok net güne kadar. Beni görür görmez tanıdı. Şaşırdım doğrusu. Ben daha dün ne yediğimi hatırlayamazken onun ondört yıl öncesini hatırlayabilmesi beni hem kıskandırdı hem de kendime olan güvenimi sarstı. Gülüşürken onun neden Yaşar Kemal olduğunu anladım. Pürüzsüz zekası ve inanılmaz hafızasıyla karışan muhteşem kalemiydi sırrı. Bunu neden anlattım size? İnanın bilmiyorum. Hâlâ üşüyorum ve etrafta Yaşar Kemal gibi insanların olduğunu bilmek içime biraz su serpiyor. Belki onun için, belki de yazının içini doldurmak için. Bilmiyorum ve umursamıyorum. Siz yeter ki üşümeyin.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT