BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ŞENOL ÖĞRETMEN

ŞENOL ÖĞRETMEN

O’na bu güne kadar herkes, milli takımı sordu... Başarısını sordu... Dünya Kupası’yla ilgili görüşlerini sordu... Ama “bu tarih yazan Şenol Güneş kimdir?” diye sormadı... Şenol Güneş’in misafiri olduk, dünya kupası öncesi... Şenol hocayı, 1960’lı yıllara, Güneş’in doğduğu günlere, futbol yaşantısına götürdük... Albümünü açtırdık, Şenol hocaya... Her fotoğrafında, anılarını anlattı, bizlere... Biz de, 48 yıl sonra Türk Milli Takımını Dünya Kupası’na taşıyan kişiyi tanımak istedik, kısaca... İşte kendi ağzından Şenol Güneş...



- Şenol hocam, futbola başlangıcınız nasıl oldu? Haziran 1952’de Trabzon’un Şirin mahallesi olan Sotka’da dünyaya geldim. 5 çocuklu ailenin, üçüncü çocuğuydum. Futbola olan ilgim, daha ilkokul çağlarında başladı. Futbola sokak aralarında top koşturarak başladım. Kaledibi İlkokulu’nda okuyordum. Malum, o yıllarda her alanda olduğu gibi sporda da bir gerilik sözkonusuydu. Ne oynayacak bir alan, ne tesis, ne malzeme vardı... O zamanlar, hemen iki arkadaş, bir oyun imkanı oluştururduk. Birimiz bir kapının önüne kaleci olur durur, diğerimiz yarım limonon posasına şut çekerdik. Bazen bir kağıt parçası da top görevini görüyordu. 5 şut sonrası kaleci değişiyordu. O zaman benden büyük olan Zekeriya abimin amatör bir kulüpte oynaması bana çok güzel geliyor, onu bir kahraman gibi görüyordum. Zaman zaman mahalle maçları da yaptıklarında beni aralarına alıyor, oynatıyorlardı. - Kaleci olmanız, bir tesadüf müydü, yoksa kendi isteğiniz mi? -Ortaokulu Trabzon Lisesi’nde okudum. Okulun bahçesi benim için bulunmaz bir fırsattı, zamanımın büyük bir bölümü topla geçiyordu. Yaşım, diğerlerine oranla küçük olduğu için beni kaleye geçiriyorlardı. Çünkü ortada oynasam, büyüklerin arasında ezilecektim. Kaleci oluşum, böyle başladı. Orta üçe geldiğimde mahalle aralarındaki futbol turnuvalarına katıldım. Tabii kaleci olarak. Başarılı oyunum çevreden de ilgi görmeye başlamıştı. Amatör bazı kulüpler bana lisans çıkartmak için teklif yapmışlardı. Ama yaşım 14’tü ve ben ortaokul son sınıftaydım. Ailem buna karşı çıktı. Futbol hastalığı sınıfta bıraktı -İlk futbol lisansınız ne zaman çıktı? -Bir yıl sonra lise 1’de iken o yıl küme düşme durumuyla karşı karşıya olan Erdoğan Gençlik oyuncularından Hatay Yurdakul ve antrenör Mahmut Tankutay takımlarındaki kaleci eksikliğini benim kapatacağıma inanarak amatör ligin devrerarasında (1967-68) bana lisans çıkarttılar. Ben de oynamaya başlamıştım. İlk maçımız Doğanspor ileydi. Maç 1-1 berabere bitti. Sonraki 5 maçta hiç gol yemedim. Son maçımız şampiyon olan Sebat Gençlik ileydi. 2-0 yenildik. Türkiye şampiyonasına katılacak olan Sebat gençlik beni de takviye kaleci olarak aldı. Bunun üzerine lisede işler karıştı. Okul müdürümüz izin vermedi. Ama ben futbola dayanamayacağımdan maçlara gittim. Bu olay sınıfta kalmama ve bir sene kaybetmeme sebep oldu. Lise yıllarında Sebat Gençlik’in deplasman maçlarına gittiğim zamanlar geri dönüşümde sabaha yakın Trabzon’a geliyordum. Okul vaktine kadar oyalanıp, doğru okula gidiyordum. Artık uyku ve ders çalışmak gibi, bir öğrencinin doğal haklarından feragat etmek zorunda kalıyordum. -Trabzonspor mecerası nasıl başladı? -Benim Erdoğdu Gençlik’de lisans çıkarttığım yıl, Trabzonspor kurulmuştu. Bu sezon sonu Trabzonspor benim futbolumu beğenerek transfer etmek istemişti. Erdoğdu Gençlik izin vermeyince bu transfer bir sene yattı. Erdoğdu’daki 2. yılımda gayet başarılı oldum. 1968-69’da Sebat Gençlik yine Trabzon amatör küme şampiyonu oldu ve takviye kaleci olarak beni istedi. Ama ikinci kez bu teklifi kabul etmedim ve o yılda sınıfı rahat geçtim. Sezon sonu yeni bir takım oluşturan, Trabzonspor beni de amatör futbolcu olarak transfer etti. Bir sezon boyunca kadroya giremedim. Çok çalışıyordum ama takıma bir türlü giremiyordum. Sezon sonunda zatüre oldum. İşte ondan sonra olanlar oldu ve belki de bana en büyük darbe vuruldu diyebilirim. 1 ay istirahat sonunda döndüğüm de kulübüm, bir başka kulüp bulmamı istedi, iyileşip-iyileşmediğimi önem verilmeyerek... Bu beni yıkmıştı. -İlk şampiyonluğu ne zaman yaşadınız? -1975-76 sezonu hem şampiyonluğu tattım, hem de eğitim enstitüsünden mezun oldum. İlk A milli maçına bu sezonda çıktım. Bu Malta maçıydı. 4-0 kazanmıştık. 1977 yılında öğrenci iken tanıştığım eşim Semra ile evlendim. 1978 yılında ilk kızım Ayçagül dünyaya geldi. 1981 yılında vatani görevimi yaptım. 4 yıllık da öğretmenlik yaşantım oldu, ortaokulda. 1986’da ikinci kızım Günçe aramıza katıldı. Zaman böyle akıp geçti ve 1987’de futbolu bırakma kararı aldım. 1500 liralık transfer ücreti -Peki, kendinize kulüp bulabildiniz mi? -Ben de onların dediği gibi yapıp Sebat Gençlik ile 2 yıllık mukavele imzaladım. Aynı zamanda da profesyonel oldum. 18 yaşımda profesyonel ve aranılan aynı zamanda hastalıktan yeni kurtulmuş bir kaleci olmuştum. Artık herkes çok iyi oynadığım kanaatinde birleşmişti. Sezon başı düşünülmediğim halde sezon sonu beni kimse paylaşamaz duruma gelmişti. Sebat Gençlik’te 1.sezonda 29 maçta oynadım ve en az gol yiyen kaleciler arasına girdim. Çok iyi olduğumu bu kanıtlamıştı (1970-71). Sebat Gençlik’teki 2.sezonumda (1971-72) iyice tecrübe kazanmıştım. Şampiyonluğa oynuyorduk. Şampiyonluğu averaj ile G.Antep’e kaptırmak bizi çok üzdü. O sezon ligde en az gol yiyen kaleci bendim. Bütün maçlarda oynadım ve 11 gol yedim. Sene içinde bir çok takım tarafından izleniyordum. Başarım tartışılmaz olmuştu. Transfer teklifleri her geçen gün artmaktaydı. Ben şehrimin takımı Trabzonspor’u tercih ettim. Kadir ile beraber Trabzonspor’a transfer olduk. Trabzonspor’a asıl hizmetim, işte bu 1972-73 sezonunda başladı. Aslığım tartışılmazdı. Ama sezon uğursuz başlamıştı. Antrenmanlarda belim rahatsızlandı. İlk devrede birinci İstanbul maçı hariç hiç oynamadım, diyebilirim. 3-4 ay yatmam zorunluydu. İkinci yarı Konya maçı ile başladık. Çok şükür kazasız-belasız geçen 2. yarıda sezonu 4 gol yiyerek kapattım. Şampiyonluğu yine averajla kaybetmiştik. G. Antep maçında 2 dişim kırıldı. Ancak maçlara çıktım. G. Birliği Trabzon’a maça gelmeyince 3-0 hükmen galip geldik ama, şampiyonluk için 5-0’lık bir skor gerekiyordu. Bu yüzden şampiyon Kayseri oldu. Bu arada Eğitim Enstitüsü’ne de girdim. 1973-74 sezonu Trabzonspor’un en parlak dönemlerinden biridir. O sezon 2. lig şampiyonluğunu kazanmıştık. Tüm maçlarda oynamıştım ve lig boyunca sadece 6 gol yedim. Aynı zamanda bu dönem dışa açıldığım bir dönemdi. Sezon sonu Balkan Ümitler maçlarına çağrıldım. 1974-75 sezonu Trabzonspor için çok önemliydi. 1.lige çıkılan ilk seneydi. Futbolculukla eğitim enstitüsünü beraber yürütüyordum. Hem okumak hem de futbol çok yoruyordu. Güneş’in ‘ilk’leri İlk futbola başlangıç yeriniz? Erdoğdu Gençlik İlk golü kimden yediniz? Doğanspor’dan İlk transfer paranız? 1500 lira İlk milli maçınız? Romanya İlk A milli maçınız? Malta Kaç kez milli oldunuz? 33 A, 3 Ümit Başarı dolu futbol 1970-71 sezonunda Sebat Gençlik’te oynarken profesyonel olan Şenol Güneş, 1986-87 sezonunda futbola nokta koyarken bir rekora imza attı... Güneş, 16 yıllık profesyonel hayatında 10 kez liginde en az fol yiyen kaleci olma ünvanını elde etti. 1978-79 sezonunda, 30 maçta sadece 7 gol yiyerek, kırılması güç bir rekor elde etti. Futbol hayatında 6 Lig, 6 Cumhurbaşkanlığı, 3 Federasyon, 2 Başbakanlık ve bir çok özel kupa var, Şenol Güneş’in. SEZON TAKIM MAÇ YEDİĞİ GOL 1967-68 Erdoğdu Gençlik 18 3 1968-69 Erdoğdu Gençlik 21 3 1969-70 Trabzonspor (amatör) - 1970-71 Sebat Gençlik 27 14 1971-72 Sebat Gençlik 30 11 1972-73 Trabzonspor 16 4 1973-74 Trabzonspor 28 6 1974-75 Trabzonspor 25 17 1975-76 Trabzonspor 24 14 1976-77 Trabzonspor 27 12 1977-78 Trabzonspor 28 16 1978-79 Trabzonspor 30 7 1979-80 Trabzonspor 30 11 1980-81 Trabzonspor 30 21 1982-83 Trabzonspor 34 17 1983-84 Trabzonspor 34 14 1984-85 Trabzonspor 33 26 1985-86 Trabzonspor 25 18 1986-87 Trabzonspor 29 20 ¥ YARIN: ANILAR
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT