BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kapanmayan yara

Kapanmayan yara

Gözlerinden yaşlar boşandı genç adamın... Önüne geçemiyordu ağlamanın, omuzları sarsılıyordu hıçkırıktan. Ablası yarın nişan yapacaktı. Sevinemiyordu ablasının mutluluğuna... O sırada İlhan girmişti. Mete’nin hâlini görünce telâşlandı. Yanına gelip, omuzlarından tuttu...



Mete telefonu kapadıktan sonra, evdekilere annesinin selâmını söyledi. Banu’nun nişanından bahsetti. Yüreğine onarılmaz bir acı çöreklenmişti. İlhan’la birlikte kullandıkları odaya attı kendini. Masaya gelip, başını masanın üstüne koydu. İstanbul’daki o olay aklına geldi. Burçin’i düşündü. Sonra İstanbul’u terketip buraya gelişini. Buradaki gezmelerini. Başını kaldırıp karşıdaki aynaya baktı, gözgöze geldi aynadaki Mete ile. Burçin’in sözleri kulaklarını çınlattı. İçi öyle yanıyor, öyle acı çekiyordu ki. Gözlerinden yaşlar boşandı. Önüne geçemiyordu ağlamanın, omuzları sarsılıyordu hıçkırıktan. Ablası yarın nişan yapacaktı. Sevinemiyordu ablasının mutluluğuna. O sırada İlhan girmişti içeriye. Mete’nin hâlini görünce telâşlandı. Yanına gelip, omuzlarından tuttu. -Niçin ağlıyorsun Mete. Ne derdin var senin?.. Mete kendini tutmaya çalışarak başını kaldırdı. -Bir şey yok İlhan. Ablamın yarın nişanı varmış. Sevinçten ağlıyorum. İlhan dikkatle baktı Mete’ye. -Ablanın nişanlanması güzel bir şey ama sen pek sevinçten ağlıyora benzemiyorsun Mete. Bir derdin var senin. İstanbul’dan geldiğinden beri hep üzgünsün. Nedir derdin bana söyle. Belki bir hâl çaresi buluruz. Mete daha çok ağladı. Artık kendini koyuvermişti. -Benim derdimin çaresi yok İlhan. Aynaya baksana!.. O zaman anlarsın beni neyin yeyip bitirdiğini. İlhan aynaya baktı. Yüzü gözyaşlarıyla yıkanmış Mete ile gözgöze geldi. Ne demek istediğini anlamıştı Mete’nin. -Üzülme Mete, dedi. O kadar dert edinecek bir şey yok ortalıkta. Biraz abartıyorsun. Mete derdini anlatabildiği için ferahlamıştı. Derdini paylaştığı için minnetle baktı İlhan’a. İstanbul’daki hadiseyi anlattı. Burçin’le tanışmalarını, birlikte güzel günler geçirmesini, sonra Burçin’in o sözleri haykırıp evi terkedişini, her şeyi anlattı. -Eğer buraya gelmeseydim, orada intihar ederdim belki. İlhan başını salladı. -Ne zalim kızmış Burçin, dedi. Sen onun sözlerini boşver, onun dediği gibi kötü değilsin. İnan bana. Bunu kendine mesele yapma. -Elimde olsa, dedi Mete. Elimde değil ki... Bir süre düşündü İlhan. Aklına bir fikir gelmişti. -Mete gazetelerde bazen okuyoruz. Estetik ameliyat diye bir şey var. Gerçi senin buna pek ihtiyacın yok ama, mademki bu kadar kafaya takıyorsun. Bir soruşturun bakalım, belki bu yolla derdine derman bulunabilir. Mete ilgiyle baktı İlhan’a. Onun sözleri yüreğinde bir ümit uyandırmıştı. -Bilmiyorum ki, belki dediğin gibi olabilir İlhan. -Evet araştırmakta fayda var. Sizin maddî gücünüz iyi, böyle bir ameliyat sizi sıkıntıya sokmaz sanırım. Bana öyle geliyor ki, her şey düzelecek Mete. Mete çok sevindi. Bir kuş gibi hafiflemişti yüreği. Kalkıp İlhan’a sarıldı. -Çok sağol İlhan. Beni ne kadar mesut ettin bilemezsin. Bu ilgini, bu dostluğunu asla unutmayacağım. -Önemli değil Mete. İnşallah hayırlısı olur. -Yarın akşam yola çıkayım hemen. Bir an önce bu işi araştırmalıyım. İnşaallah senin dediğin gibi olur her şey. İlhan, Mete’nin saçlarını okşadı, omuzunu sıktı. -Üzülme Mete, herşey düzelecek.  Yolcu bekleyenler meraklı gözlerle gelecek uçakları gözlüyordu. Havaalanı tıklım tıklım kalabalıktı. Mete saat onbeşte Swiss Air yolcu uçağıyla hava alanına gelecekti. Hava nefis ve berraktı. Halk heyecanla dalga dalga büyüyor, gelen yolcularını sevinçle karşılıyordu. Mete’yi getirecek uçağın hava alanına inmesine daha çeyrek saat vardı. Banu, kocası Raşit’in yanında heyecan ve sabırsızlıktan zıp zıp zıplamaktaydı. Durmadan kocasını sıkıştırıyor, “Şu uçak gelmedi mi daha?..” diye soru yağmuruna tutuyordu. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT