BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Vergi kamburu

Vergi kamburu

Türkiye OECD ülkeleri arasında istihdam ve tüketim vergilerinde birinci sırada yer alıyor. Bir işçinin maliyetinin yüzde 43’ü istihdam vergisine gidiyor.



ANKARA- Türkiye’nin 30 OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) ülkesi içerisinde, istihdam ve tüketim vergileri açısından birinci sırada yer aldığı bildirildi. Metal Sanayi İşverenleri Sendikası (MESS) tarafından yapılan araştırmaya göre, Türkiye’de işçilik maliyetlerinin yüzde 43’ü istihdam vergilerine ayrılırken, OECD ülkelerinde ise işçilik maliyetlerinin yüzde 24’ü istihdam vergilerine ayrılıyor. Araştırmaya göre, SSK primlerinin işgücü maliyetine oranı 1999 yılında yüzde 17 iken, 2001 yılında bu oran yüzde 31’e yükseldi. MESS araştırmasında, Katma Değer Vergisi, Özel Tüketim Vergisi ile Akaryakıt Tüketim Vergisi gibi çeşitli isimlerle tüketiciden alınan vergilerin tüm vergi gelirleri içerisindeki payının yüzde 30 olduğu, buna karşılık bu vergilerde OECD ortalamasının yüzde 18.3, ABD’de yüzde 7.6, Japonya’da 5.6 düzeyinde bulunduğu belirtildi. Kayıtdışı zararı 8 katrilyon lira MESS araştırmasında, işsizliği azaltmak için istihdam üzerindeki vergi ve prim yükünü azaltmak gerektiğine dikkat çekilerek, istihdam üzerindeki yüklerin fazlalığının kayıt dışı istihdamı teşvik ettiği vurgulandı. Türkiye’de çalışan işçilerin yüzde 49.3’nün kayıt dışı olarak istihdam edildiği, devletin kayıt dışı çalışmadan ötürü yılda 8 katrilyon lira tutarında vergi ve prim kaybı olduğu belirtilen MESS araştırmasında, istihdam ve tüketim vergilerindeki yükün hem üretime, hem de tüketime büyük bir darbe vurduğu kaydedildi. MESS araştırmasında istihdam üzerindeki yük nedeni ile girişimcinin yeni istihdam alanları oluşturmasının güç olduğuna dikkat çekilerek, “İşsizliği azaltmak için, istihdam üzerindeki vergi ve prim yükünü azaltmak ve etkili tedbirler almak gereklidir. İstihdam ve tüketim vergilerinin fazlalığı istihdamın ve tüketimin azalmasına, rekabetin yok olmasına sebep olmaktadır” görüşüne yer verildi. Defterdar da dayanamadı İstanbul Defterdarı Kadir Boy yaptığı açıklamada, vergi oranlarının ağır olduğunu, ancak bu rakamların hemen aşağıya çekilemeyeceğini söyledi. Kamu harcamalarının finansmanında en önemli kalemin vergi gelirleri olduğuna işaret eden Kadir Boy, “Sağlam gelir kaynağı bulmak için ne yapmalı? Verimli ekonomiden vergi çıkar mantığını unutmamak gerekiyor. Ekonominin sağlıklı devam ettirilmesinden hemen sonra, kayıtdışıyla mücadelenin büyük bir özveri ve devletin bunu politika haline getirmesi ile daha fazla kayıtlı ekonomiden daha fazla vergi alma mantığına ulaşırız” diye konuştu. İndirim olursa canlanma da olur Dünya Bankası verilerine göre, Türkiye’de kayıtdışılık oranının yüzde 50 civarında olduğuna dikkat çeken Kadir Boy, bu oranı, Yunanistan, İtalya, İspanya’daki yüzde 30 seviyesine indirmenin hedeflenmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin bu hedefi bir yıllık bir sürede tutturabileceğini ifade eden Kadir Boy, şunları kaydetti: “Yüzde 20 oranında kayıtlı ekonomiyi genişletince, hiç vergi hasılatını artıracağız diye gayemiz olmasa bile, mevcut vergi oranını yüzde 30 aşağı çekmekle aynı vergi hasılatına gene ulaşıyorsunuz. (Devlet vergi gelirini artırmalıdır) diye düşünürsek, o zaman vergi nispetini yüzde 30 değil de yüzde 10 nispetinde aşağı indirirsin. O zaman hasılat artar, en önemlisi ekonomiye canlılık gelir. Canlanan ekonomiden daha fazla vergi çıkar.” Kadir Boy, hemen vergi nispetlerini indirmek yerine, kayıtlı ekonomiye geçiş pogramını hayata geçirip, bundan başarı gördüğümüz ilk aylarda hemen vergi indirimini hayata geçirerek bir geçiş daha mantıklı” dedi.
Reklamı Geç
KAPAT