BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > İsrail

İsrail

Ramazan ayındayız. Savaş, terör ve dehşet başta olmak üzere her türlü kötülükten uzak durulması gereken mukaddes günleri yaşıyoruz... Buna rağmen Filistinliler Kenya ve İsrail’de sivil hedeflere saldırarak ölümlere yol açtılar. Bu bir terördür veya değildir gibi tartışmalar boş.



Ramazan ayındayız. Savaş, terör ve dehşet başta olmak üzere her türlü kötülükten uzak durulması gereken mukaddes günleri yaşıyoruz... Buna rağmen Filistinliler Kenya ve İsrail’de sivil hedeflere saldırarak ölümlere yol açtılar. Bu bir terördür veya değildir gibi tartışmalar boş. Netice itibariyle insanlar ölüyor. O insanlar yolcu, esnaf, kendi halinde insan vs. Öldüren kim? Filistinli. Onlara batılı mantık, “terörist” veya “militan” diyor. İsrail de bunu demekte. Bu hareketlere girişenlerse kendilerini “mücahit” olarak kabul ve ilân etmekteler. Dolayısıyla batı mantığı sadece kendi alanında kalmakta. Meselenin çok soğukkanlılıkla ele alınması lazım. Şaron terörü, mukabilini davet ediyor. Bunu başka türlü izah edemezsiniz. ABD’nin tarafsız olması şart. İsrail, bilinen hikâyesiyle 5 bin yıl sonra dünyanın dört tarafından toplanıp gelen Yahudilerin kurdukları bir devlet. Onların devlet olmasıyla bölgenin diğer sahipleri Filistinliler yerlerinden yurtlarından oldular. Suriye’si, Ürdün’ü, Suudi’si, Irak’ı devlet sahibi yapılırken bu haktan bir tek Filistinliler mahrum bırakıldı. Acaba Sünni topluma dolaylı bir tavır mı? Şüphelenmemek mümkün değil. ABD-İngiltere ikilisinin BM tezgâhıyla İsrail’i kurdurdukları tarih 1948. O günden bu güne tam 54 sene ve kaç nesil geçti. O nesiller, sürgün, kamp veya vatansız hayat sürmekte. Bu gençlere yetişme ve içinde bulundukları şartlar yüzünden nasihat dinletemezsiniz. 54 yıl boyunca ezilen bir milletten makul davranış beklenemez. İsrail üstüne üstlük Kudüs’ü başşehir ilan ediyor. O bunu ilân edince Bush Amerikası da gözünü kırpmadan tanıyor. Bir yerde haksızlık ve zulüm varsa kaçınılmaz olarak anarşi ve terör beklenir. İsrailin bu yolla hayatını devam ettirmesi imkânsız Arap insan denizinin ortasında yaşıyor. Hiç bir silah, millî duyguları alt edemez Ruslar, Çeçenleri ortadan kaldırabildi mi? Bunu yapabilir mi? Üstelik Filistinliler bir çok kamplara ayrılmış. Merkezi bir otoriteye de bağlı değiller. Her biri ayrı anlayışta. Ölmek, öldürmek onlar için sıradan vak’a olmuş. İsrail, ABD ve batılı ülkeler, müstakil Filistin devletini tanımamakla akılsızlık ettiler. Devlet olmazsa bunlar gelir. Şimdi diyoruz ki. Kofi Annan, lütfen bir de İsrail ve Filistin için bir rapor versin. Onlara da 1 hafta tanısın. Ardından da desin ki “bu mesele 31 Aralıkta bitecek”. Veremez ve diyemez. Amerika karşı. Amerika’dan evvel Amerika’ya hakim Yahudi lobisi karşı. Bu tarafgir tavır sürdükçe bu kan ve gözyaşı dinmeyecek, iki taraftan da ölenler olacaktır. En fazla da İsrail’den ölen olur. Çünkü bugünün Filistinli gençleri, gerilla eylemlerini öğrendiler. Öyle bir gün gelir ki İsrail’de hiçbir Yahudi kalmak istemez.Orası yalnızca bir Amerikan üssüne dönüşür. İsrail’in devlet terörü, sonuçta yine kendilerini vuruyor. Problemin bitmeye en yakın noktasında Ariel Şaron işbaşına geldi ve her şeyi berbat etti. Mutedil ve aklı selim sahibi Yahudilerin İsrail yönetimine vaziyet etmeleri lazım. Devlet terörü ferdî terörü davet ediyor. Ne o olsun, ne diğeri. Halbuki meselenin çözümü basit. Filistinlilere toprakları verilir, devletleri tanınır ve bu iş biter. Şu doymaz silah fabrikatörleri bir razı olsa...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT