BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dünyada gözü olmadı

Dünyada gözü olmadı

Saîd bin Zeyd hazretlerinin babası Zeyd bin Amr, İslamiyetten önce Peygamberimizle görüşürdü. Allahü teâlânın kendisine verdiği ilhâm ile putlara tapan insanların haline şaşar, putperestliğin şirk olduğunu, onlara kesilen kurbanların etinin yenemeyeceğini düşünürdü. Bu sebeple kendine yeni bir din bulmak için, Suriye taraflarına gidip, Hazret-i İbrahim dinine girerek Hanîflerden oldu. Mekke'ye döndüğünde, cahiliye adetlerinden biri olarak kız çocuklarını diri diri toprağa gömenlerle mücadele etti. Oğlu Said'e de sık sık, "Bir Allah'a mı, yoksa bin ilâha, putlara mı inanayım" der, onu Allah'a inanmaya teşvik ederdi. Zeyd bin Amr, İsmail aleyhisselâmın neslinden bir peygamberin geleceğini öğrenmişti.



Arkadaşı Amr bin Rabîa'ya kendisinin bu peygambere kavuşamayacağını zannettiğini, eğer ona ulaşırsa kendi selamını O'na iletmesini söylemişti. Ne yazık ki Resûlullah'ın Peygamber olmasından önce vefat etti. Böyle bir babadan yetişen Saîd bin Zeyd'e Peygamber efendimiz İslam dinini tebliğe başladığında, Hazret-i Ömer'in kız kardeşi olan hanımı Fâtıma ile birlikte hemen Müslüman olup, ilk inananların arasına girdi. Bir gün Hazret-i Ömer bin Hattâb, Saîd bin Zeyd'in evinde okunan Kur'an-ı kerimden kalbi yumuşayıp, tesiri altında kaldı. Kur'an-ı kerimi okuyup, fesâhati, belâgati, mânaları ve üstülüklerine hayran kalıp, düşmanlığı silindi. Bunun üzerine, Resûlullahın yanına gidip iman etmekle şereflendi. Bedir gazasında bulunmadıysa da, Peygamber efendimiz onun oklarını attılar. Ganimetten pay ayrıldı. Peygamber efendimizin diğer bütün gazvelerine katıldı. Bir gün Peygamber efendimiz buyurdular ki: - On kişi Cennettedir. Ebû Bekir Cennettedir. Ömer, Cennettedir. Osman Cennettedir ve Ali, Zübeyr, Talha, Abdurrahman bin Avf, Ebû Ubeyde bin Cerrâh, Sa'd bin Ebî Vakkâs Cennettedirler. Peygamberimiz bu dokuz kişiyi zikredip, sustular. Eshâb-ı kirâm sual ettiler: - Yâ Resûlallah onuncusu kimdir? Resûlullah efendimiz buyurdu ki: - Saîd bin Zeyd Cennettedir. Saîd bin Zeyd, Hazret-i Ebû Bekir halife olunca, ona biat etti. Hazret-i Ömer'in hilâfeti zamanında, Ecnadeyn savaşında süvâri kuvvetlerine, Fil savaşında piyade birliklerine kumanda etti. Şam'ın kuşatılmasına katılıp, şehrin fethinde bulundu. Yermük savaşına da katıldı. Savaşın en kızgın anında, düşman birlikleri İslâm ordusunun sol tarafına saldırdılar. Düşman galip gelecek gibiydi. Hazret-i Saîd, hemen atına atlayarak, askerlere şöyle hitap etti: -Cesâret ve kahramanlık dünyada insana şeref, âhirette rahmet bahşeder. Bu ikisini de kazanmaya çalışalım! Bu sözlerle coşan İslâm askerleri daha büyük bir gayretle düşmanla savaşmaya başladılar. Sonunda Hazret-i Saîd'in düşman kumandanını öldürmesiyle, düşman paniğe kapıldı. Sonunda her tarafta bozguna uğrayarak Müslümanlar büyük bir zafer kazandı. Şam şehri feth edilince, Ebû Ubeyde bu şehrin valiliğini Hazret-i Saîd'e teklif etti. O bunu kabul etmeyerek, "Ey Ebû Ubeyde! Ben Allah yolunda cihat etmek istiyorum. Sen valiliği uygun gördüğün birisine ver" demişti. Saîd bin Zeyd zamanını devamlı ibadetle geçirirdi. Dünya ve dünya nimetlerinden daha çok âhireti düşünürdü. Makam ve mevkiyi hiç düşünmez, ancak kendisine bir vazife verilirse, bunu en iyi şekilde yerine getirirdi. Cihadı çok sever, gösterişten kaçınırdı. Duası kabul olanlardandı. Bunun için, kendisini kırmaktan herkes çekinirdi. Esmer tenli, uzun boylu ve gür saçlı olan Saîd bin Zeyd'den çok kimse ilim öğrenmişti. Peygamber efendimizden kırk sekiz hadis-i şerif rivâyet etmişti. Saîd bin Zeyd, 671 senesinde Medîne'ye yakın, yeşilliği bol ve güzel bir yer olan Akîk'te yetmiş yaşlarındayken vefat etti. Cenazesini Sa'd bin Ebî Vakkâs yıkadı ve kefenledi. Abdullah bin Ömer namazını kıldırdı. Medîne'de, Bakî Kabristanlığına Eshâb-ı kirâmın omuzları üstünde getirilip, Sa'd bin Ebî Vakkâs ile Abdullah bin Ömer tarafından kabre indirilerek defnedildi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT