BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Merkez sağdaki yapılanma ve lider arayışı

Merkez sağdaki yapılanma ve lider arayışı

Her şeyden önce şu hususu hemen belirtelim ki, merkez sağın içine düştüğü bugünkü durumun yegane sorumlusu; maruz kaldığı askerî darbelerdir!



Her şeyden önce şu hususu hemen belirtelim ki, merkez sağın içine düştüğü bugünkü durumun yegane sorumlusu; maruz kaldığı askerî darbelerdir! Yapılan her askerî darbeden sonra, merkez sağ blok çatlamış ve o bünyeden sürü ile siyasi parti, siyasi arenada yerini almıştır. Hesap gayet açıktı; Yüzde 30 dolayında solu ne yapıp edip iktidara taşımaktı! Bunun için de yüzde 70’lik sağın bölünüp parça parça edilmesi gerekiyordu! Yapılan onca askerî darbeler, Türk siyasetini bölmek ve darma dağınık yapmakla kalmadı; yetişen siyasi kadroları da biçti! Bu durum, siyasette zaten kaht-ı rical dönemi yaşamakta olan devlet ve millet hayatımıza indirilmiş en büyük darbedir! Devlet adamlığının kibrit-i ahmer olduğunu bilenler, ne demek istediğimizi iyi anlar! Bütün bunların yanında; parçalanmış bu siyasi partilerin tepe kadrolarını işgal eden liderlerin hiç mi kabahati yoktu? Dedik ya; bu ikinci derecede bir kabahat oluşturuyor! Çünkü; siz, sebep olduğunuz darbelerle yetişkin siyasileri saf dışı etmiş ve meydan yerini na ehillere bırakmışsınız! Dolayısıyla; bu iki siyasi partimizin lider kadrolarını işgal eden Tansu Çiller ile Mesut Yılmaz, bu dağınıklıktan ve birleşememekten ikinci derece sorumludurlar! Bu iki partinin birleşmesi ve tek çatı altında toplanabilmesi, dün olduğu gibi bugün de imkansız gibidir. Zorlama ile böyle birleşme olsa bile, bu durum tabanda ne denli ma’kes bulacaktır; belli değildir. Onun için işi, tabii mecraına bırakmalı ve gerçek birleştirmeyi millete havale etmelidir! O halde, birleşme; tepede sun’i oluşumlarla değil, tabanda yani, sandıkta tabii şekliyle olacaktır. Merhum Özal’dan sonra, ANAP, süratle Özal’ın ideallerinden ayrıldı ve adeta bir aile partisi, hatta şirketine dönüştü! Özal döneminde hizmette yarışan bu parti, Özal’dan sonra Özal’ın kadrolarını ve Özal zihniyetini yeme, eritme ve bitirme yarışına girdi! ANAP seçmeni bu durumun farkında idi; düzelir umuduyla; girilen her seçimde gerekli ikazı yaptı ancak; derdini Mesut Yılmaz ve avanesine anlatamadı! Yönetim kadroları, yapılan onca ikazı ısrarla görmezlikten geldi ve parti 3 Kasım seçimlerinde sandığa gömüldü! Bundan sonrası için; hele, AK Parti’nin merkez sağın yerini almış olmasından sonra, (bu durumu AK Parti’nin icraatları belirleyecektir) ANAP için doktor; ne yerse yesin demektedir! Cem Uzan’ın Genç Parti’sinden umut var, ancak; Türkiye’de en büyük hizmetlerin altında mührü olan ANAP’ın iflah olmasına imkan ve ihtimal yoktur! Ne hazin! Adeta bir mirasyedi hovardalığı ile, Özal’ın iki elini kavuşturarak sembolize ettiği ve birleştirdiği ‘4 eğilim’ , yenile yenile tüketilmiş ve geride sadece bir avuç yılgınlar, küskünler ve terkedilmişler bırakılmıştır. Yarınki makalemizde; merkez sağın diğer partisi DYP’deki oluşumları ve lider arayışını izaha çalışacağız.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT