BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > İbretli Hikâyeler

İbretli Hikâyeler

Yavuz, sert mizaçlı olduğu kadar şair ruhluydu da... Birçok şiirleri vardır. Bu yüzden şiir ile ifade edilen duygulara ehemmiyet verirdi. Mısır’ın fethinden sonra uzunca bir müddet Kahire’de kalınması, devlet erkanının ve askerin canını sıkmaya başladı. Fakat bu durumu padişaha bildirmeye kimse cesaret edemiyordu.



Nemiz kaldı bizim Mülk-i Arab’da Yavuz, sert mizaçlı olduğu kadar şair ruhluydu da... Birçok şiirleri vardır. Bu yüzden şiir ile ifade edilen duygulara ehemmiyet verirdi. Mısır’ın fethinden sonra uzunca bir müddet Kahire’de kalınması, devlet erkanının ve askerin canını sıkmaya başladı. Fakat bu durumu padişaha bildirmeye kimse cesaret edemiyordu. Bir gün çok sevdiği Kemalpaşazade Ahmed Efendi’ye sordu: - Mısır’da ve asker arasında neler oluyor? - İyilik, Sultanım. Yalnız dün Nil nehri kenarında iki askerin şöyle bir türkü söylediklerini duydum: Nemiz kaldı bizim mülk-i Arab’da Cihan halkı kamu ayş ü tarabda Nice biz dururuz Şam ü Haleb’de Gel ahî gidelim Türk illerine... Yavuz bir hayli düşündü, fakat hiçbir şey söylemedi. Birkaç gün sonra Kemalpaşazade’ye: - Geçen gün bana söylediğin türküyü sen mi uydurdun? - Evet Sultanım... Yavuz bu cevaba kızmadı ve Kemalpaşazade’ye 500 altın vererek, hemen şu emri verdi: - Ordu hazırlansın, İstanbul’a dönüyoruz... Onun bir zamanlar geldiği yer gibi, şimdi gittiği yeri de, kentte kimse öğrenemedi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT