BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kendinizi önemseyin

Kendinizi önemseyin

Sömestr, bayram derken uzun bir tatili daha, neredeyse geride bırakıyoruz. Hafta sonunun ardından birçoğumuz tekrar kendimizi yoğun bir çalışma temposunun içerisinde bulacağız. Sanki zamana bir şeyler oldu ve eskisinden çok daha büyük bir hızla akıyor. Kendimizi bu sürate hazırlamazsak galiba bizi de aynı hızla yutacak. Geriye dönüp baktığımızda da elimizde sadece geçmiş yıllar ve arkamızdan gelenlere “senin yerinde olsaydım “gibi şu anda birçok büyüğümüzün bize ettiği nasihatler kalacak. Onun içindir ki bir düşünür şöyle demiştir: “yaşlılar yapabilse gençler düşünebilse....”



Sömestr, bayram derken uzun bir tatili daha, neredeyse geride bırakıyoruz. Hafta sonunun ardından birçoğumuz tekrar kendimizi yoğun bir çalışma temposunun içerisinde bulacağız. Sanki zamana bir şeyler oldu ve eskisinden çok daha büyük bir hızla akıyor. Kendimizi bu sürate hazırlamazsak galiba bizi de aynı hızla yutacak. Geriye dönüp baktığımızda da elimizde sadece geçmiş yıllar ve arkamızdan gelenlere “senin yerinde olsaydım “gibi şu anda birçok büyüğümüzün bize ettiği nasihatler kalacak. Onun içindir ki bir düşünür şöyle demiştir: “yaşlılar yapabilse gençler düşünebilse....” Geçen zamana ne çok takılıyoruz... Ancak söyler misiniz ömrümüzü bitiren ve en değerli hazinelerin dahi satın alamadığı, tüm pişmanlıkların sadece “keşke” kelimesiyle açıklanabildiği bir hayatta üzerinde titizlikle durulması gereken başka bir konu daha var mı? Artılarıyla eksileriyle geçen ömrümüzün hesabını kimden soracağız? Pişmanlıklarımızı nasıl telafi edeceğiz? Her yaşın istekleri gibi gücü de çok farklı ve her şey zamanında güzel... Hani, en yakın zaman bugündür ve o sebeple çok zaman istekler, işler hep yarına ertelenir. Oysa hiç düşünülmez ki yarınlar; ayların ve yılların gizli düşmanıdırlar ve hiç anlamadan küçük küçük onları yer bitirirler. Aynı koca bir kayayı aşındıran damlalar gibi ve biz şöyle bir döner “ne zaman geçti bu kadar zaman” deriz, aynı küçük kızımızın yeğenimizin, kardeşimizin ne zaman büyüdüğünü anlamadığımız gibi... Onun için gelin bu pazartesi, işlerimize okulumuza dönmeden önce şöyle bir kendimizi sorgulayalım. Hayatımızda neleri eksik yapıyoruz? Ertelediğimiz şeyler var mı? Kendimizle ne kadar ilgileniyoruz? Şu anda kendimiz için hayâl ettiğimiz hayatın neresindeyiz ve bunda bizim payımız ne kadar? Bu yazımızı okuyun sonra elinize bir kağıt kalem alıp, iç muhasebenizi yapın. Artı haneniz fazlaysa ne mutlu size, tersi bir durum sözkonusuysa ve siz kendinizi işin dışında tutup, sadece dış etmenlere yöneliyor kendinizin dışında suçlular arıyorsanız şunu bilmelisiniz ki, “üstün insanın aradığı kendi içindedir, küçük insanların aradığı başka insanlardadır.”  Plânlarınızı gözden geçirin Yabancı dil öğrenme çabalarınız nasıl gidiyor? Fazla kilolardan kurtulmak için yaptığınız plânlar aksıyor ya da bir türlü hayata geçemiyor mu? Sigarayı bırakmak hep yarınlara mı kalıyor? Halâ uzaklarda ihmal edilen ve yolunuzu bekleyen arkadaşlarınız, büyükleriniz mi var? Yoksa tüm bunlara cevap olarak, bu sene olmazsa seneye mi diyorsunuz?..  Mutluluk için çabalayın Hiç düşündünüz mü tüm çabamız ne içindir? Para kazanmak, yüksek mevkilere gelmek, iyi bir okula gitmek, evlenmek vb. şeylere ulaşmak için mi? Bunun için de hayattan ne istediğini bilmek gerekir. Siz sahilde bir balıkçı, bir öğretmen, genel müdür, ev kadını vb. olabilirsiniz. Burada önemli olan halinizden memnun musunuz, değilseniz dışına çıkmak için ne yapıyorsunuz?  Görüntünüze özen gösterin Görüntünün ne önemi var, önemli olan içindeki insan derseniz çok yanılırsınız. Kişinin kendine gösterdiği özen hem karşısındaki kişilere hem de kendine duyduğu saygının ifadesidir. Dağınık bir evde oturmak ne kadar can sıkıcıysa, özensiz bir insanla oturmak da o kadar can sıkıcıdır. İş görüşmelerinde bilgi ve iletişim becerisi kadar dış görüntünün de çok önemli olduğunu aklınızdan çıkarmayın.  Kendiniz olarak yaşayın Nasıl olmak istiyorsanız öyle olun. “Birileri ayıplar” diye susar, duygularınızı bastırır, davranışlarınızı kısıtlarsanız, yarın pişmanlık duyacağınız çok şey olacak demektir.  Spor yapın Spor sadece kilo vermek isteyen insanların yada sporcuların değil kendini iyi hissetmek, geleceğine yatırım yapmak isteyen tüm sağlıklı insanların işidir. Çünkü spor yaparken insan vücudu mutluluk hormonu serotonini bol miktarda salgılanır. Bu da kendimizi iyi hissetmemizi sağlar.  Daima gülümseyin Güler yüz, her kapıyı açar. İnsan kaynakları alanında yapılan çalışmalar göstermiştir ki günümüz işverenlerinin personellerinde aradıkları en önemli özelliklerden birisi güleryüzdür. Diğer taraftan günlük yaşantımızı da düşünürsek; hayat zaten çok ağır, bir de asık surat, aksi tavırla bunu daha ağır hale getirmenin ne gereği var? Bu, en sevdiğimiz kişilerin bile bizden uzaklaşmasına yol açabilir.  Emin adımlarla ilerleyin Kendine güvenmeyen kişi hiçbir şeyi tam olarak başaramaz ve mutlu olamaz. Çevresindekilere güven veremediği için sorumluluklarının artırılması ve işyerinde terfi alması da son derece zor olur. Diğer taraftan, başarısızlık güvensizlikle karıştırılmamalıdır. Kendine güvenen insan, başarısızlığı da hayatın bir parçası olarak kabul eder. Başarısızlığa uğrayacaksa bile bir işi başarmaya çalışırken uğramaya kararlıdır.  Hobileriniz olsun Hayatınıza renk katın. Resimle, müzikle, sinemayla, tiyatroyla, elişiyle, sporla, dansla, bitkilerle, hayvanlarla kısacası sizi oyalayacak, dinlendirecek; evinizin, işinizin dışında farklı şeylerle ilgilenin. Mutlaka bir hobi geliştirin. Farklı işler beynimizi ve ruhumuzu dinlendirir, bize enerji verir.  Dostlarınıza zaman ayırın Nasıl olsa görürüm, giderim, ararım gibi laflarla kendinizi ve onları oyalamayın. Hiç birimizin ömrü yakamıza dikili değil ve yarına çıkacağımızın garantisi yok. Bu sebeple, sevdiklerimize daha çok zaman ayırmalıyız. Unutmayın, yarın işlerimizin yoğunluğu azalıp yalnızlık can sıkıcı hale geldiğinde, ilk pişmanlığımız kaybettiğimiz dostlarımız için olacaktır.  Sevginizi sık sık dile getirin Sevgi paylaşıldıkça artar. Sevgilerinizi sakın ertelemeyin. Sevmek suç değildir ki; çekinesiniz, içinizde tutasınız. Biliyorum, bunların hepsi bildiğiniz şeyler hayatın kurallarını yeniden keşfetmiyoruz ama, hâlâ bir çok yetişkin “ah bir genç olsaydım!..” diyorsa demek ki hepimizin zaman zaman gözden geçirmesi gereken çok şey var ve galiba yaşanmış tecrübelerden ders çıkartanlar bu hayatta daha başarılı oluyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93114
    % -1.51
  • 4.7333
    % -0.05
  • 5.4958
    % -0.09
  • 6.2718
    % -0.14
  • 194.691
    % 0.04
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT