BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıbrıs’ta son hafta

Kıbrıs’ta son hafta

Ankara ve Atina’nın ardından şimdi de Kıbrıs’a gelen BM Genel Sekreteri Kofi Annan, “Son planı taraflara sundum. Birkaç gün içinde anlaşma umuyorum. Ben Ada’ya imza atmaya geldim. Çünkü bu çözüm için son şans” diye konuştu.



LARNAKA- Kıbrıs’ta çözüm için ‘son kritik hafta’ olarak görülen sürece girilirken, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın başlattığı yoğun diplomasi atağı devam ediyor. Türk tarafının itirazlarını esas alarak taraflara 3. planı sunan Genel Sekreter Annan, önce Ankara’nın nabzını tuttuktan sonra Atina’yı ziyaret etti ve son olarak da dün her iki tarafla yüz yüze görüşmek için Ada’ya geldi. Ada’ya gelişindeki mesajın, uluslararası topluluğun sorunun çözüleceği umudunu iletmek olduğunu ve bunun için geldiğini belirten Annan, “Şuna inanıyorum ki, Rumlarla Türklerin geleceklerini tayin eden randevuya gidiyorum” dedi. Annan, Ada’daki ilk gününde Rum Kesimi’nin yeni lideri Tasos Papadopulos ve eski lider Gloskos Klerides’le ayrı ayrı görüştü. ‘İmzaya geldim’ Üçüncü planın muhteviyatıyla ilgili olarak ‘Sürpriz yok’ diyen Annan, Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto ve ekibinin daha önce değişiklikler hakkında taraflara bilgi verdiğini ve pazar günü de yazılı memorandum olarak taraflara sunduğunu kaydetti. Kıbrıslı liderlerin “zekasına güvendiğini” ve birkaç gün içinde anlaşma umduğunu belirten Annan, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, yeni seçilen Rum lideri Tasos Papadopulos ile ayrı ayrı görüşeceğini kaydetti. 10 Aralık’ta gözden geçirilen planla ilgili fırsatın kaçırıldığını belirten Annan, çözümün, Kıbrıslı Türkler ve Rumlarla birlikte bölge ülkelerinin de çıkarına olacağını söyledi. Annan, çözümün, iki tarafın 31 Mart’ta referanduma giderek kendi geleceklerini belirlemesine ve 16 Nisan’da da Avrupa Birliği katılım belgesini birlikte imzalamasına imkan vereceğini sözlerine ekledi. Planda ne var? BM Genel Sekreteri Annan’ın Türk ve Rum tarafına sunduğu yeni planda şu değişiklikler yapılıyor: Yeni plandaki haritada Karpaz, yaklaşık 20 bin Rum’un yerleşmesine imkan tanıyacak özel statüyle Türk yönetiminde kalacak. Bunun yerine, Magosa’nın batısında ve Güzelyurt çevresindeki bazı köyler Rum tarafına bırakılıyor. Kuzeydeki Kıbrıs Türk idaresine geri dönecek Rum göçmenlerle ilgili moratoryum 4 yıldan 6 yıla çıkarılırken 65 ve yukarı yaşlardaki göçmenlere 2 yıldan sonra dönme hakkı tanınıyor. Siyasi hakları, yerel seçimlerle kısıtlanacak olan ‘geri dönecek Rum göçmenler’, merkezi hükümet için oy kullanamayacak. Önceki planda Türkiye’den KKTC’ye yerleşenlerin 33 bininin anlaşmadan sonra Ada’da kalması öngörülürken, yeni planda bu sayı 50 bine yükseltiliyor. Revize edilmiş plana göre, Türk ve Yunan askerlerinin sayısı, herbiri için 6 bin olarak belirleniyor. Ancak asker sayısı 2010’da yeniden gözden geçirilecek. Yeni devletin adı Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti olarak belirlenirken, ‘parça devlet’ yerine , ‘oluşturucu devlet’ ifadesi kullanılıyor. Arınç’tan destek istediler KKTC’den gelen yaklaşık 150 kişilik heyet, TBMM Başkanı Bülent Arınç’ı ziyareti sırasında “Göneşköy’ü vermeyiz. Bostancı’yı vermeyiz” pankartları açtılar. KKTC Güzelyurt Belediye Başkanı ve beraberindeki heyeti kabul eden TBMM Başkanı Bülent Arınç ise Kıbrıs’ta barışçı bir çözüm için Annan Planı üzerindeki görüşmelerin sürdüğünü hatırlatarak Kıbrıs Türkleri’nin kaygılarını paylaştıklarını belirtti. Arınç, “Müzakere sürecinde birlik ve beraberlik içinde güçlü olmamız, tarihin bize öğrettiği derslerden geçmişte edindiğimiz tecrübelerden mutlaka faydalanmamız gerekir. Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının çıkarlarına zarar vermeye yönelik tüm girişimlere karşı KKTC ile omuz omuza mücadele edeceğinden emin olmalısınız” diye konuştu. Heyet, daha sonra Meclis Başkanı Arınç’a bir de plaket verdi.
Kapat
KAPAT