BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Talan! / Mehmet Ali Özbudun

Talan! / Mehmet Ali Özbudun

Sıcak bir yaz akşamı... Kafamda her zamanki finansal uğultu.. Faiz düştü, döviz kekeledi, Borsa ıskaladı ve daha neler neler...



Sıcak bir yaz akşamı... Kafamda her zamanki finansal uğultu.. Faiz düştü, döviz kekeledi, Borsa ıskaladı ve daha neler neler... Üsküdar’dan Eminönü’ne geçiyorum. İstanbul’un o muhteşem siluetini hançerleyen ‘plaza’lara, ‘gökdelen’lere içerliyorum. Bunlara ‘mega-gecekondu’ demek, belki de daha isabetli olur diye düşünüyorum. Sarayburnu’ndan, Boğaz Köprüsü’nün Ortaköy’deki ayağına kadar olan sahili ve tepeleri birkaç defa gözlerimle tarıyorum. Bakıyorum da, nerede bir güzellik varsa, geçmişten kalmış; nerede bir çirkinlik, kurnazlık varsa, bize ait. O muhteşem silueti bize emanet edenler ‘fâni’ idi; şimdi o silueti tehdit edenler, hortumlayanlar hançerleyenler, de ‘fâni’. İstanbul kadar şairlere ilham kaynağı olmuş bir başka şehir var mı, bilmiyorum. Yahya Kemal Beyatlı, “Sana dün bir tepeden baktım azîz İstanbul!” Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer...” diyor; “Sana dün bir tepeden baktım azîz Ankara!” demiyor. Şair, Ankara’nın bir tek şeyini sevdiğini söylermiş: İstanbul’a dönüşünü... Şimdi bir an, New York’un Chicago’nun ya da Tokyo’nun, çocukların legolarına benzeyen soğuk ve kibirli siluetlerini düşünün ve onların yanına İstanbul’u koyun. Ne kadar farklı değil mi? O kadar farklı ki, farkı ancak şiirle anlatabilirsiniz. Neyse, ulus olarak pek zevkine varamadığımız bu uçuk kavramları vestiyere bırakarak, başka bir dala atlayalım. Ponzi’nin 9. Hortum Senfonisi(*) Bize rahatsızlık veren gökdelenlerin bir bölümü, Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizleri ile deşifre etmeye başladığımız bankacılık sektörümüze ait. Gökdelenlerin çoğunu, 1989’dan sonra gerçekleştirdiğimiz finansal serbesti ortamında diktik. Türkiye ekonomisini uluslararası finansal piyasalara bu mekanlardan entegre ettik. Pozisyonlar aldık; “al” “tut” “sat” kararları verdik. Söz konusu binalarda klasik müzik dinleyerek vicdanlarını rahatlatmak isteyenlere bir tavsiyemiz var: Gökdelenlerde, Beethoven yerine, Ponzinin 9. Hortum Senfonisi’ni dinlemek çok daha isabetli olur. İstanbul’un silueti, “ahbap-çavuş” ucûbesinin “Ala-Turca” versiyonunu hiç, ama hiç ilgilendirmiyor. Onun ilgi alanını, çarpık şehirleşmenin cömert bir biçimde sunduğu organize rantlar oluşturuyor. İstanbul, böyle bir yapılanmayı aksettiren bir ayna. “Yiyin efendiler yiyin!” Cemil Meriç, bir kitabında, Fikret’in dilden dile dolaşan ‘Hân-ı yağma’, tanınmış hicvinin Victor Hugo’nun, ‘Joyeyuse vie’ adlı şiirinden ilham alınarak yazıldığını belirtiyor. İlk kıtanın Cemil Meriç tarafından yapılan tercümesini takdim ediyoruz. Ha gayret yağmacılar, salaklar, sayın baylar, Hazların etrafına çöreklenin, şölen var... Koşun yeriniz hazır. Baylar, hayat kısadır, yiyin, için, eğlenin Sizlersiniz sâhibi bu talihsiz ülkenin Bu millet malınızdır... Şimdi bir de Fikret’in yazdığına bakalım: Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak, Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak! Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak, Atıştırın, tıkıştırın kapış kapış, çanak, çanak! Yiyin efendiler yiyin! bu hân-ı iştaha sizin, Doyunca, tiksinince, patlayıncaya kadar yiyin! ...... (*)Charles (Carlo) Ponzi: Vaktiyle ABD’de yaşamış ve finansal kariyerini hapiste noktalamış İtalyan asıllı ünlü bir dolandırıcı. Sürdürülebilir olmayan bazı spekülatif finansman ve borç yönetimi modelleri, finans argosunda ‘Ponzi Finansmanı’ olarak bilinir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT