BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kafa büyük ama şapka küçük

Kafa büyük ama şapka küçük

Galatasaray sonunda ıslıklandı... Taraftarı sehpayı kurdu ve ipi çekti sonunda. Hasan’ı iki haftadır sehpaya itiyorlardı, Sebat karşısında Mondragon’un sandalyesini tekmelediler.



Galatasaray sonunda ıslıklandı... Taraftarı sehpayı kurdu ve ipi çekti sonunda. Hasan’ı iki haftadır sehpaya itiyorlardı, Sebat karşısında Mondragon’un sandalyesini tekmelediler. Demek ki “Galatasaray taraftarı da diğer taraftarlar gibi kazandığı sürece taraftarmış...” Olimpiyat Stadı’na kızgınlık, medyanın dolduruşu, yönetimin “over dose” yani aşırı centilmenliği, takımın bazı maçları yeteri kadar savaşamadan kazanması gibi etkenler bu durumu hazırladı. Biraz acele ettiler ve bazı oyuncular gibi “sıradan taraftar” durumuna düştüler. Ayıp ettiler... Tamam, Galatasaraylı futbolcu “sıradan” oynayamaz. Kötü oynayabilir ve maç da kaybedebilir ama asla “sıradan” oynayamaz. Bunu kabullenemiyor seyirci. Ancak, Terim’in bilgisini sorgulamak ve Ünsal, Erdem, Şaş, Faryd, Korkmaz, De Boer gibi isimlerin kimliklerine saldırmak kimsenin haddi değildir. Çünkü bu takım ayağa kalkacak, koşacak ve yine önlere geçecek, bunu da ıslıkladığı insanlarla yapacaktır. O zaman, ıslık için elini ağzına götüren herkes “nankör” durumuna düşmeyecek mi?.. Bu takımın “utandırması” gereken milyonlarca insan ve onlarca spor yazarı oluştu. Onlar bunu çoktan farketti ve inanılmaz bir çıkışın eşiğine geldiler. Bunu hissediyordum. Sonra inanmaya başlamıştım. Şimdi kesinlikle biliyor ve iddia ediyorum ki 6 yıl önce olduğu gibi “Terim ve arkadaşları” herkesi utandıracaktır. 6 yıl önce gerilerde kalan ve Ali Sami Yen’de Fenerbahçe’ye 4-0 yenilen Galatasaray’ı, tribünler ıslıklayıp yuhalamış ve Terim’i istifaya davet etmişti. Sonra, üstelik “hiç utanmadan” 4 kez lig kutlayıp bir de Avrupa kupası kutlamasına gelmediler mi?.. Hafıza-i beşer nisyan ile mâlûldür... Bu takımın “sıradan oynamaya” hakkı yoktur. Hele geçmişin millisi, Avrupa’da top tepmişi, UEFA görmüşü asla “sıradan” oynayamaz. Bu takımı ayağa kaldıracak olan isimler ne Rumenler’dir, ne de Prates - Batista’dır. Baliç - Abdullah asla değildir. Bu takımı ayağa kaldıracak olanlar yine Şükür - Korkmaz - Ünsal - Erdem ve Şaş’tır. Bu beşlinin aralarına Ergün’ü de alıp “açık ve net bir biçimde takımın içinde gruplaşmaya” gitmesi gerekmektedir. Evet, yanlış duymadınız takımın içinde gruplaşmadan söz ediyorum. Hatta daha ileriye gidip “çete” kurmalılar. Çünkü sorgulanan onların kimlikleridir. Bunu kabullenmeyeceklerini biliyorum. Bu isimler bunu hazmedebilecek insanlar değildir. Bunlar sapına kadar futbolcu ve adam gibi adamdırlar. Ben Juventus ve R.Sociedad maçlarında açığa çıkan enerjiyi gördüm ve bunun skora yansımamasına üzüldüm. Geçen yılın Avrupa daki hayal kırıklığını kendine yediremeyenler ağırlığı oraya verdiler ve ligin “telafisi mümkün” haftalarında stadın da eklendiği sıkıntıları yaşattılar taraftarına. Ancak, onlar bir şeyin savaşını veriyorlar ve maalesef taraftar bunu anlayamadı... Terim bu gemiyi yüzdürecektir. Dünyada hiç bir teknik adam ezeli rakibinden 6 gol yiyip ligi ikinci bitiremezdi. Son haftaya kadar ligi kovalayamazdı.. Bunu yapabilecek tek adam olan Terim bu takımı patlatacaktır. Islıklayanları utandıracaktır.. Üstelik bunu Ayhan, Volkan ile değil, kaşarlanmış yıldızlarıyla yapacaktır. Bunu hissediyordum, ama artık eminim.. Bu ligi Beşiktaş ile Fenerbahçe’nin arasında bitirecektir en azından... İkisinin de arkasında değil... Terim ıslıklanırken görüntüye eşini taşımak ve bundan zevk alanlara peşkeş çekmek iğrençliktir. Bunu bile yapmaktan çekinmiyorlar. Bunların bedelini ödetecek bir “kin birikimi” oluşturmadılar mı? Çöküşün tadını çıkartıyorlar... “I love you Luce” diye bağıranların körüklendiklerini görüyorum. Bu durumdan zevk alanları normal karşılıyorum, çünkü bunlar diğer takımların taraftarlarıdır ve bundan daha normal bir şey olamaz. Ancak “diğer takımların taraftarlarından daha fazlasının” Terim’in yerle bir olmasını beklediğini biliyorum. Benim Adanalı dostum buna isyan edecektir. Yola birlikte baş koyduğu bir kaç arkadaşı da isyan edecektir. Başta Terim olmak üzere adlarını andığım “çete” oluşacak ve bu durumu “takımı patlatarak” tamamlayacaktır. Oynarken eğlenen takım yakındadır. Ligin ikinci yarısında hakemi de yenecek ve ligin tozunu atacaktır. Üstelik de bu stadın tozlu yollarında. Şimdi karşısında olanlar, 6 yıl önce olduğu gibi işin bitiminde yanında yer alacaklar ve ben yine bir kenarda sessizce duracağım. Bunu, bu oyuncular yapacaktır... Bunu bu Terim yapacaktır... Kocaman kafasına küçük gelen şapkayı genişletecek ve kafasını küçültemeyeceğine göre şapkayı değiştirerek bu takımı “patlatacaktır.” Üstelik locadan bakan Fulya hanımın gözleri önünde!.. TOAMAS!.. Fener buldu aradığıTomas’ı.. Terim’e kakaladılar Tamas’ı... İşlerin iyi gittiği yerde Tomas doğru oldu, Tamas ise yamuk!.. Şimdi işin yoksa Tamas denilen 20 yaşındaki çocuktan topçu yapmaya çalış bu kadar işin arasında. Zor iş be!..hepsi... SAĞ duyulu olmamız istenirken ortaya çıkan SIĞ duyular değil midir?...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104123
    % 0.12
  • 3.4906
    % -0.5
  • 4.1771
    % -0.29
  • 4.7234
    % -0.71
  • 145.551
    % 0.08
 
 
 
 
 
KAPAT