BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hücreler, Allah’ın kudretinin bir göstergesidir / Prof. Dr. Mehmet Yücel

Hücreler, Allah’ın kudretinin bir göstergesidir / Prof. Dr. Mehmet Yücel

Bugüne kadar yaşamış olan milyarlarca insanın her birinin hücreleri olağanüstü işlemleri gerçekleştirmiştir. Açıktır ki, tüm bu oluşum ve gelişim süreci, göklerde ve yerde bulunan herşeyi bir düzen içinde yaratan Allah’ın sonsuz kudretinin bir göstergesidir.



Şuursuz atomlardan oluşan bir hücre kendi kendine oluşup, bölünme kararı alıp sonra da belirli bir görev ve sorumluluk üstlenip kendini geliştiremez. Bütün bu süreç herşeyi bir düzen içinde yaratan yüce Rabbimiz’in sonsuz kudretinin göstergelerindendir. Yumurta hücresi, sperm tarafından döllenir. Bu birleşme sonucu kromozom çiftleri tamamlanır ve bir hücre oluşur. Daha sonra bu hücre DNA zincirlerini kopyalar ve bölünerek birbirinin kopyası iki hücre oluşur. Bölünme tekrarlanır ve hücre sayısı dörde ulaşır. Daha sonra sekize ve onaltıya... Fakat hücre, ne üreteceğini ve ne zaman durması gerektiğini nereden biliyor? Birbirinin tıpatıp kopyası olan bu hücreler çoğalmaya devam ederler ve kendilerine bir et parçası görünümü verirler. Beklenen durum, bu kütlenin daha da büyüyerek bir et yığını haline gelmesidir. Ve sürekli bölünerek büyüme eğilimi gösteren bu kütle bir süre sonra ana rahmine sığmayarak annenin ölümüne yol açmalıdır. Fakat böyle olmaz. Birbirinin kopyası hücreler, birdenbire farklılaşma göstermeye başlarlar. Bazıları deri, bazıları kas, bazıları sinir hücresi olarak şekillenir. Üstelik tam olmaları gereken noktalara yerleşerek bir düzen içinde biçim almaya başlarlar. Bir süre sonra bu farklılaşma akılalmaz boyutlara ulaşır ve birbirinden mükemmel sistemlere sahip organlar ortaya çıkmaya başlar. Aynı DNA yapısına sahip hücreler, zaman içinde şuurlu bir sevk ile kendilerine belli görevler edinir, belli sorumluluklar üstlenirler. Bu şekilde tam doğru noktalarda üremeye devam ederler ve gerektiği anda durmasını da bilirler. Oysa, şuursuz atomlardan oluşan bir hücre kendi kendine oluşup, bölünme kararı alıp, bir noktaya yerleşip, o noktada tam gereken özellikler kazanıp, belirli bir görev ve sorumluluk üstlenip kendini geliştiremez. Üreme ve üremeyi durdurma kararı alamaz. Kendisinin dışındaki diğer trilyonlarca hücrenin konumunu ve sayısını tespit edemez. Yakınında veya kendisinden çok uzakta olan başka hücrelerle haberleşmek için muhteşem bir sistem kuramaz. Ama bu olay dünya üzerinde her gün yaşanmaktadır. Bugüne kadar yaşamış olan milyarlarca insanın her birinin hücreleri bu olağanüstü işlemleri gerçekleştirmiştir. Açıktır ki, tüm bu oluşum ve gelişim süreci, göklerde ve yerde bulunan herşeyi bir düzen içinde yaratan Allah’ın sonsuz kudretinin bir göstergesidir. Bir insanın yaratılışı ve gelişimi, şüphesiz, “öldükten sonra tekrar dirileceklerinden yana kuşkuya kapılanlara” en güzel cevaptır. Allahü teala şöyle buyurmaktadır: “Ey insanlar, eğer dirilişten yana bir kuşku içindeyseniz, gerçek şu ki, biz sizi topraktan yarattık, sonra bir damla sudan, sonra bir alak’tan (embriyo), sonra yaratılış biçimi belli belirsiz bir çiğnem et parçasından; size (kudretimizi) açıkca göstermek için. Dilediğimizi, adı konulmuş bir süreye kadar rahimlerde tutuyoruz. Sonra sizi bebek olarak çıkarıyoruz, sonra da erginlik çağına erişmeniz için (sizi büyütüyoruz). Sizden kiminizin hayatına son verilmekte, kiminiz de, bildikten sonra hiçbir şey bilmeme durumuna gelmesi için ömrün en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilmektedir.” (Hac Suresi, 5)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT