BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çok güzelsiniz...

Çok güzelsiniz...

Bilal Abi’nin (Mercan) gönderdiği bu hikaye benim aklıma kötü şeyler getirdi... Sonunda söyleyeceğim;



Bilal Abi’nin (Mercan) gönderdiği bu hikaye benim aklıma kötü şeyler getirdi... Sonunda söyleyeceğim; *** Bir zamanlar, uzaklarda bir ülkede çok yakışıklı bir prens yaşarmış... Ancak prens daha küçükken ülkedeki kötü kalpli cadının lanetine uğramış ve üzerindeki bu lanet yüzünden her yıl sadece 1 kelime konuşabiliyormuş... Mesela prens 2 kelime söyleyeceği zaman bir yıl boyunca susuyor, böylece ertesi yıl da 2 kelime söyleme hakkı oluyormuş... *** Bir gün bu yakışıklı ama talihsiz prens dere kenarında otururken, bir de bakmış karşıda küçük bir kulübe ve kulübenin bahçesinde güzel bir kız... Saçları altından daha sarı, gözleri gökyüzünden daha mavi, dudakları kirazdan daha kırmızı... Prens bu güzelliği görünce aklı başından gitmiş, o anda vurulmuş... Ve 2 yıl boyunca konuşmamaya karar vermiş, 2 yıl sonunda kıza “çok güzelsiniz” diyebilmek için... *** Ama 2 yılın dolduğu gün prensin içindeki bu ateş daha da büyümüş ve kıza “size aşık oldum” demek için yanıp tutuşur olmuş... Böylece, “Çok + güzelsiniz + size + aşık + oldum = toplam 5” kelimeyi söyleyebilmek için, geçen 2 yılın ardından 3 yıl daha konuşmamayı göze almış... Ve 5 yılın sonunda prens konuşmak için hazır olduğu sırada birden bu güzel ve zarif kızla evlenmeyi, onu sarayının prensesi yapmayı ne kadar istediğini farketmiş... *** Böylece, “Çok + güzelsiniz + size + aşık + oldum + benimle + evlenir misiniz = toplam 7” kelimeyi söyleyebilmek için 5 yılın ardından 2 yıl daha sabretmeye karar vermiş... Ve prens bu platonik duygularla 7 koskoca yılı tamamladığı gün, artık dünyanın en heyecanlı ve en mutlu erkeği olarak kızın yaşadığı kulübeye koşmuş... Kız yine kulübenin bahçesinde oturuyormuş ve bir kitap okuyormuş... *** Prens elindeki bir tek kırmızı gülü kıza uzatmış ve sormuş; “-Çok güzelsiniz, size aşık oldum, benimle evlenir misiniz?...” Kız başını kaldırıp prense bakmış... Kulaklarını örten altın sarısı saçlarını geriye atmış ve prense şöyle demiş; “-Pardon?...” *** Hikayenin bizimle bağlantısını çarşamba günü anlayacağız... “-Çok didindik + reformları tamamladık + AB’yi hakettik = tarih bekliyoruz...” * temelin yeri Temel’le Dursun promosyonlu meşrubat almış... Şişeyi açan Temel hemen kapağa bakmış; “Tekrar deneyin”... Kapağı kapatıp yeniden açmış ve okumuş; “Tekrar deneyin”... En sonunda sinirlenen Temel, “Ula Dursun” demiş; “-Bunlar bizi kandırıyor galiba... İki saattir deniyorum hâlâ bir şey çıkmadı...” *** Temel pide almak için fırına gitmiş... İftara yakın olduğu için kuyruğun uzun olduğunu görünce uyanıklık yapıp yüksek sesle; “Ey millet” diye bağırmış; “-Karşıdaki bakkal pirinç dağıtıyor...” Bütün millet karşıdaki bakkala koşmuş... Yalnız kalan Temel, “Ya doğruysa” deyip arkalarından koşmuş... HASTA “Okul Sağlığı Hizmet Uygulaması” kapsamında her 425 ilköğretim okulu öğrencisinin 405’i “sağlıksız” çıkmış... Arada, eğitim sistemine adapte olamamış 20 çocuk var... * bizimkiler (Dakika dakika bizimkiler) 10.00: Plazaya geliş... Yahya’nın demir tokalı kemerinden dolayı cihazdan iki kez geçişi... 10.30: Mehmet Akbal’ın Adnan Abi’nin okuduğu gazeteye eğilmesi... Adnan Abi’nin cins cins bakışı... 10.45: İsmail Abi’yi kaşıntı basması ve Emin’e “Çalışın abim biraz” demesi... 11.00: Yazı işlerinde futbolun, spor servisinde siyasi değerlendirmelerin yapılması... 12.00: Dündar Abi’nin Ayşe Tüter’in Mutfağı’ndan köşesini sesli okuması, ağız sulandırması... 12.15: Matbaadan Serdar’ın, yemekhaneden Turgay’ın gazeteleri incelemeye gelmesi... 13.00: Engin Abi’nin 200 metre ilerdeki evinden gazeteye girişi... Trafikten şikayet edişi... 14.20: Muharrem’in sigarayı bırakmış olmasıyla övünmesi, içenlere “Sürünün” demesi... 15.30: Engin Abi’nin, iftarı evde açan holding personelinin servislere binişini camdan seyredişi ve “Böyle bir iş biz bulamadık” deyişi... 16.00: Kazım Abi’nin ortaya çıkışı, “Kaç dakika kaldı” diye soruşu, tekrar kayboluşu... 16.45: Mehmet Canlı’ya yemekhaneyi aratıp, “Bugün ne var” diye sorma baskısı... 17.07: Ahmet Abi’nin “Bekleyin ezan bitsin” uyarısı...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT