BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kasımpaşa lisanı...

Kasımpaşa lisanı...

Hal, Tavır, Eda ve Davranış Bilimleri Uzmanı... Güzel, sevecen ve farklı bir insan...



Hal, Tavır, Eda ve Davranış Bilimleri Uzmanı... Güzel, sevecen ve farklı bir insan... Kasımpaşalı Emin Abimiz, Tayyip Erdoğan’ın Amerika gezisindeki vücut dilini yorumladı; -Bacak bacak üstüne atma... “-Bacak bacak üstüne atma olayı, bizde de çok sık kullanılan bir davranış biçimidir... Rahatlığı ve güveni simgeler... Korku var da, rahat görünmek için böyle bir davranışa girilirse, havadaki ayak bilekten kıvrılarak daireler çizer... Başbakan’ın bacak bacak üstüne atışı gayet net ve sabitti... Burada yaptığı hareket son derece doğrudur...” -Elleri ensede birleştirmek... “-Parmakları birbirine geçirip, elleri enseye götürüp, geriye doğru gerinmek, artık olayı aşmış bir adam görüntüsü verir... Bu hareket, dışarıdan çok içeriye verilen bir mesajdır... Tercümesi şudur; ‘Emre Belözoğlu, Okan Buruk, Tugay Kerimoğlu, Rüştü Reçber, Nihat Kahveci ve Tayyip Erdoğan... Ben size daha ne yapiim?...” -Koltukta bağdaş kurmak... “-Tayyip Bey’in en yanlış hareketlerinden biri... Bu hareketi yerde yapsa; gelenek, örf, adet vs. diye yırtardık ama koltukta bağdaş kurmakla, kendisini eleştirenlere olayı abartarak vücut diliyle cevap vermek istemiş... Ama bu hareketin kollarla yapılması (sol elin avuç içi sağ kolun üstünde, sağ el yumruk şeklinde, yarım bağdaş pozisyonu) daha büyük bir skandal olurdu ki, Başbakan bu yanlışa düşmedi...” -Kundura ile tempo tutma... “-Bush’un konuşması sırasında iki ayaklarıyla ritim tutması Erdoğan’ın samimiyetini ve içtenliğini gösteriyor... Yani evsahibi başkana diyor ki, ‘İkimiz de niye burada olduğumuzu biliyoruz, kime ne anlatıyorsun?... Çekilsin resimler tüyelim... Aklım İstanbul’da, Boğaz Köprüsü’nün halatı kopmuş zaten...” -Ayrılırken enseye tokat... “-Bizim geleneklerimizde, iki lafın belini kırınca enseye tokat muhabbeti vardır zeten... Başbakan bunu kullanarak, ‘Bizim semtte (İran, Irak, Suriye vs) fazla görünme’ mesajını vermiş... Bu hareketten, ‘Sabahtan beri yiyip içiyoruz... Haydi öde hesabı’ anlamı da çıkabilir ama... Zannetmiyorum... bizimkiler Bizimkiler; binbir zahmetle hazırlayıp, Yakup Abi’ye patlayan sigara ikram ettiler... Meğer kısa sigara içiyormuş, ucunu koparıp paşa paşa içti... ... Sırrı, estetik ameliyatı için gittiği hastanede Bayhan’la konuşmuş... Röportaj kasetini çözerken duyduk; -Hiç pişmanlığın oldu mu?... “-Çok... Ama en fazla amcamın oğlunun ölümüne sebep olduğum için pişmanım.... Popstar’dan elendikten sonra görüştünüz mü hiç?...” ... Şifa Yemek Öğlen Menüsü; Şehriye Çorba... Fırın Tavuk... Nohutlu pilav... Yoğurt... ayaküstü İzmir’de Konak Belediyesi, ev hayvanlarını çiftleştirmek isteyenler için “Alo Çöpçatan Hattı” kurmuş... Merkezin 459 24 10 numaralı telefonunu, bu hat için tahsis edilmiş, kedi veya köpeğini çiftleştirmek isteyenlere hizmet verecekmiş... Niye herkes kendi işini yapmıyor?... Biz bu hizmeti televizyonlardan bekliyorduk... RAKAMLARLA BAYRAM (Türkiye’de bayramın gelişi nasıl anlaşılıyor?...) % 25: Dedeli-torunlu, anneli-kızlı, okullu-askerli şeker reklamlarından... % 25: Televizyonların bol yıldızlı eğlence programlarından... % 25: Sanatçıların basın ordusuyla Darülacize’yi ziyaretinden... % 25: Bolu Dağı Karanlıkdere mevkiinedeki ilk çarpışmadan... İtiraf Hattı... (İsim: Cancer... Şehir: Samsun... Yaş: 25) Televizyonla geç tanışmış bir babaannem var... Flash’taki Gerçek Kesit’in canlandırmalarını izlerken, “Bu olaylar hakikaten yaşanıyor mu” diye sordu... “Evet babaanne” dedik, “Gerçek hayattan televizyona aktarıyorlar”... Bizim tahmin ettiğimizden oldukça farklı düşünüyormuş... Dedi ki; “-E oğlum... Televizyoncular bunları bulup, film çeker gibi çekiyorlar da, devletin polisi bulamıyor mu?...” (osoztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) TELÖRGÜ Seren Serengil, Cengiz İmren’le Kandıra F-2 Tipi cezaevinde evlendi... Bir sanatçı için en güzel evlilik bu... Bir tek Seren geceleri kocasının nerede olduğunu biliyor çünkü... temelin yeri Temel ve Dursun, karanlık tepede bir şey görmüşler... Temel, “Bence bu keçi” demiş... Dursun, “Bence bu olsa olsa bir kartaldır” diye karşı çıkmış... Keçiydi, kartaldı diye bir tartışmaya girmişler... İkisi de iyice inatlaşınca tepeye, o hayvanı görmeye gitmişler... Tam yaklaşırken, hayvan uçarak kaybolmuş... Dursun; -Ben sana demedim mi kartal diye... Temel şaşkın şaşkın; “-Ömrümde ilk defa uçan bir keçi gördüm...” Diyalog... Yerli: “-Neden şarkılarınız hep yağmur üstüne...” Kızılderili: “-Tek ihtiyacımız o çünkü... Peki sizin şarkılarınız neden hep aşk üstüne?...” sanatik kritik “Tuğba ile ayrıldığımız doğru... Ama bu sefer başka bir kadın yüzünden bitmedi...” (Mehmet Ali Erbil) politik kritik “Basmadık toprak, çalmadık kapı, sıkılmadık el, görülmedik yüz bırakmayacağız...” (Deniz Baykal) sportik kritik “Aslında yenilgiler bizi kamçılar... Ne kadar çok yenilgi alırsak, lige o kadar iyi asılırız...” (Mircea Lucescu)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT