BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 3 aile 3 dram...

3 aile 3 dram...

Ankara’da şehir merkezine 10 dakika mesafede Mamak Cengiz Topel Mahallesi’nde üç yoksul aileyi ziyaret ettik. Eşinden boşanan Duru Bozer ile eski hükümlü kocasıyla birlikte tek göz odada yaşayan Emine Poyraz’ın 3’er, eşini iki yıl önce kaybeden Cennet Ak’ın ise 5 çocuğu var. Her üç kadının da ortak endişesi çocuklarına güzel bir gelecek sunamamak.



Hiçbir teminatımız yok Hiçbir yerden gelirinin olmadığını belirten 26 yaşındaki Dudu Bozer, eşinden borçları nedeniyle boşanmak zorunda kalmış. Bozer, bin bir güçlükle aldığı eşyalara kocasının 1 milyar liralık borcu yüzünden icra geldiğini ve bu nedenle kocasından boşanmak zorunda kaldığını söylüyor. Murat, Burak ve Gizem adlarında üç çocuğuyla birlikte yaşayan Bozer’in, 10 ve 8 yaşlarındaki iki oğlu okuyor. 4 yaşındaki küçük kızı Gizem’in hastalıkları çoğu zaman kuru kuru ayakta atlattığını belirten Bozer, “Ne benim ne de çocuklarımın bir sosyal güvencesi var. Ben aslında bayan kuaförüyüm. Ancak çocuklarımı bir yere bırakamadığım için mesleğimi yapamıyorum” diye konuştu. Hasta hasta yatıyorum Emine Poyraz 24 yıldır tek göz odasında eşi Yılmaz Poyraz ve üç çocuğu ile yaşıyor. Kocası eski hükümlü olan Poyraz’ın Kezban, Fadime ve Lale adında üç kızı var. 21 yaşındaki en büyük kızı Kezban evlendikten 6 ay sonra boşanmış. Poyraz ailesi annesinden kalan arsayı sattıktan sonra parayı bankada faize koyarak bir süre geçinmiş. O para da bitince çevresinden ve belediyeden yardım almaya başladıklarını vurgulayan Poyraz, bel fıtığı olmasıyla gittiği ev işlerini bırakmış. 1963 doğumlu olan Poyraz’ın eşi 1947 doğumlu. Eşinin eski hükümlü olduğu için iş bulamadığını söyleyen Poyraz, eşinin beslediği güvercinleri satarak eve katkıda bulunduğunu ifade ediyor. Poyraz, “2000 yılına kadar bir inşaat firmasında temizlik işlerinde çalışıyordum. İşten çıkarıldıktan sonra hayat adeta kabusa döndü. Eşim de eski hükümlü olması nedeniyle iş bulamadı. Bir göz odada hem yemek yiyor, hem yatıyor hem de yıkanıyoruz. Tuvalet ihtiyacımızı komşumuza giderek karşılıyoruz. Her şeye rağmen Allah’a şükrediyorum en azından başımızın üstünde bir dam var” diye konuştu. Bir göz evlerinin eşinin babasından kaldığını ve bu yüzden kocasının Yeşil Kartının iptal edildiğini dile getiren Poyraz, “Çok uğraşarak kocam Yeşil Kartını geri aldı. Yeşil kartlarımızla tedavi olabiliyoruz ama ilaçlarımızı alamıyoruz. Çoğu zaman hasta hasta yatıyorum yatağıma” diye konuştu. Poyraz’ın üç kızından ikisi orta okul, birisi ise lise mezunu. Yoksulluğun gözü kör olsun 5 kızıyla birlikte bir gecekonduda yaşayan 32 yaşındaki Cennet Ak’ın kocası 2 sene önce kanserden vefat etmiş. Ak’ın en büyük kızı Tuğba 14, ikiz kızları Ayşe ile Neşe 12, Döndü 8, en küçük kızı Tuğçe ise 7 yaşında. 8 yaşındaki Döndü’yü ablasına evlatlık verdiğini ve Çorum’a gönderdiğini belirten Ak, “Çok zor bunu yaşamayan bilemez. Yoksulluğun gözü kör olsun” şeklinde konuştu. Ak, kızını yılda birkaç kez görebildiğini ve çök özlediğini vurgulayarak, “Dünyaları verseler bir daha çocuklarımı evlatlık vermeyi düşünmüyorum. En küçük kızım Tuğçe’yi istediler bana bir ev vereceklermiş ama ben kabul edemedim” diye konuştu. Kocasının ölümünün ardından bir süre simit sattığını öğrendiğimiz Ak, kızlarını bulundukları yer itibariyle yalnız bırakamadığını ifade ediyor. Ak, hiçbir yere gidemediğini ve zaman zaman sinir krizleri geçirdiğini de dile getiriyor. Kızlarının çok zeki olduğunu ve en büyük kızı Tuğba’nın sınıfının yıldızı olduğunu kaydeden Ak, “Bilmiyorum onlara ne olacak. Hepsinin okumasını istiyorum ama ekonomik şartlar ortada. Çevremizdeki insanların verdikleri fitre ve zekatlarla karnımızı doyurmaya çalışıyoruz. Deniz Feneri Derneği’nden de yardım alıyorum” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT