BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çalış, senin de olur

Çalış, senin de olur

Eskiden ayda bir “en güvenilen kurum” anketleri yapılırdı. İlk sıra hiç değişmezdi ama üçüncü, dördüncü, beşinci sıralarda kaymalar olurdu.



Eskiden ayda bir “en güvenilen kurum” anketleri yapılırdı. İlk sıra hiç değişmezdi ama üçüncü, dördüncü, beşinci sıralarda kaymalar olurdu. Sonra en çok rüşveti kime veriyorsunuz anketleri yapıldı. Her ay olmasa da, ilk ve ortaöğretim çağındaki çocuklara yılda bir defa “Büyüyünce ne olmak istiyorsunuz?” sorusunu sormakta fayda var. Liseyi bitirmek üzere olan bir çocuğun ne olmak istediği önemli. Ben çevremdeki gençlerden son yıllarda “hakim olacağım, avukat olacağım, doktor olacağım, mühendis olacağım” diyene rastlamadım. Hepsinde bir kararsızlık var.. Son ana kadar dur bakalım, diyorlar.. Belki çoğunun hayalleri var, seslendirmeye utanıyorlar. Utanılacak hayal ne olabilir? Şartları özel olan insanları hesaba katmıyorum. Şartları özel derken, bir an önce okulu bitirip, bir an önce az-çok bir gelire kavuşmak isteyenler..Bir hedefi ve hayali vardır, erişememiştir. Yahut -şimdilik- erişemeyeceğini düşünüyordur. Böyle bir gailesi olmayanlar da işi akıntıya bırakmış görünüyor: Hayırlısı, dur bakalım ne olacak, ne çıkacak.. Eğer bu bir problemse, hadi çocuklarımıza gaz verelim, tuz verelim, önlerine hedef koyalımla aşılabilecek bir problem değil. Yılgınlık var.. Bunalmışlık, bıkmışlık.. Sanki gencecik çocuklar, bir ömür çalışıp yorulmuşlar, artık dinlenme zamanları gelmiş gibi yaşıyor. Okullar ayakbağı gibi. Meslekler -hele şimdilik kaydıyla- seçiliyor. Hiç kimse isteyerek öğretmen, isteyerek mühendis, isteyerek taksici, isteyerek börekçi olmuyor. Hayaller tüketmek, harcamak, daha iyi yaşamak, ekranlardaki şablonlara göre yaşamak üzerine. Ah bir para bulsam, ah bir parayı vursam..Bu, gerisi kolay anlamına geliyor. Kimse bir diğerini oturduğu yere, kavuştuğu imkanlara layık görmüyor. Hem sabırsızlık var hem de çalışarak, didinerek oralara erişileceğine inanmıyor. Bu şu demek: Üniversite imtihanına katılanlar, sistem sakat olsa da doğru-yanlış tespitinin adil yapıldığına, şu kadar soruyu çözenin bu kadar puan alacağına inanıyorlar. Alamayanlar bana haksızlık yapıldı, demiyor. Ne kadarının tembelliğinden, ne kadarının bu işe yatkınlığından, zekasından, merakından kaynaklandığını biliyor. Yine biliyor ki, azmeden, şartlarına uygun çalışan belli bir puanı alır. Ama filan çok çalışarak alır, falan az çalışarak. Hayattan beklentilerini böyle bir kalıba oturtup izahını yapamıyor. Bu da yılgınlığa, sebep oluyor. Kanuni düzenleme Düzen, nizam deyince akla kanun geliyor. Hemen bir düzenleme yapalım, hemen bir kanun çıkaralım..Hemen kanunu değiştirelim..Hemen kanunu genişletelim..Yarıdan çoğu tepki kanunu. Evren Paşam, 12 Eylülden sonra, 12 Eylül’den önce gördüğü her aksaklığı tek tek anayasa ve yasalarla düzenletti. Kaçı kaldı, kaçı ne işe yaradı.. Kaçı getirdiğinden fazlasını götürdü. Üzerinde salim kafayla çalışılsa, bugünlere ışık tutar. Başımız dara düşünce, “hemen kanuni düzenlemeye gidelim” diye atılmayız.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98455
    % 1.69
  • 5.3279
    % -0.7
  • 6.0542
    % -0.85
  • 6.8869
    % -0.64
  • 220.305
    % -0.61
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT