BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İki şehit ve Koca Fatih’in gözyaşları

İki şehit ve Koca Fatih’in gözyaşları

Düşman, Belgrad’a çekilmişti. Fatih, Karaca Paşa ve Hasan Ağa’yı göremeyince, ikisinin de kaleye girerken arka arkaya şehid olduklarını haber verdiler. Genç Padişah “Vah Karaca Paşam vah! Vah Hasan’ım!” diyerek gözyaşlarına hakim olamadı...



Belgrad’da 13 Haziran ile 20 Temmuz arasında devam eden muharebeler çok kanlı olmuştu. Hunyad’ın kumandayı ele almasıyla morali düzelen düşman, inatla bütün hücumlara karşı koyuyordu. Fatih Sultan Mehmed Han 20 Temmuz günü Karaca Paşayı huzuruna kabul ederek, ertesi gün için umumi bir taarruzun yapılacağını, kendisinin de ordunun başında bulunacağını söyledikten sonra: -Karaca Paşam, senden her zamankinden fazla gayret beklerim. Mârûzâtın sem’i itibara alınmadı diye neden gam çekersin? diye sordu. Karaca Paşa, gözleri dolu olarak; “Canın ne kıymeti vardır!” -Padişahım! Yeter ki siz hemen emredin, billahi Allah yolunda şehid olmaktan başka düşüncem yoktur. Canın ne kıymeti vardır ki devletlim? cevabını verdi... Ertesi gün sabahın erken saatlerinde mehter cenk havası vururken, umumi hücum başladı. Karaca Paşa en öndeydi. Yanında Yeniçeri Ağası Hasan Ağa vardı. “Hey gaziler yürüyün!” nâralarıyla ileri atıldılar... Muharebe bütün şiddetiyle devam ediyordu ve tam Osmanlıların zaferiyle neticelenecek bir seyir takip etmeye başladığı sırada önce Karaca Paşa, sonra da Hasan Ağa şehid düştüler... Osmanlı ordusundan 5000 kişi kaleye girmeyi başarmıştı. Fakat başlarında Karaca Paşa ve Hasan Ağanın olmadığını fark eden Hunyad karşı taarruzla şehre girenleri çıkarttıktan sonra, bütün gücüye ordugaha saldırdı. Bunun üzerine Padişah, ordugaha giren düşmanı karşıladı ve; “Bre gaziler ne durursunuz?” nârasıyla ileri atıldı. Bunu gören Yeniçeriler tekrar düşmana saldırdı. Hunyad, akşam olduğunda 10.000’den fazla ölü bırakarak Belgrad’a geri çekildi. “Padişahıma söyleyin!..” Fatih, Karaca Paşa ve Hasan Ağanın niçin huzura gelmediğini sorunca, paşalardan biri, ikisinin de kaleye girerken arka arkaya şehid olduklarını haber verdi. Karaca Paşa son nefesini verirken; “Padişahıma söyleyin! Allahü teâlânın emrine uyarak bu canı devletim ve onun için veriyorum” demişti. Koca Fatih, hiçbir zor karşısında eğilmeyen başını elleri arasına alarak; “Vah Karaca Paşam vah! Vah Hasan’ım vah!” diye gözyaşı döktü...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT