BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Unutmaktan korkmayın!

Unutmaktan korkmayın!

Son ‘Tsunami’yi unutmayız sanıyorsanız aldanıyorsunuz. Yüz binlerce cana mal olan milyonlarca insanı maddi ve manevi yaralayan bu olay da gün gelir unutulur. Bazıları hemen unutur ve ceset kokuları arasında o cesetlerden daha fena kokular çıkararak ertesi günü dans edip tepinmeye devam ederler.



Son ‘Tsunami’yi unutmayız sanıyorsanız aldanıyorsunuz. Yüz binlerce cana mal olan milyonlarca insanı maddi ve manevi yaralayan bu olay da gün gelir unutulur. Bazıları hemen unutur ve ceset kokuları arasında o cesetlerden daha fena kokular çıkararak ertesi günü dans edip tepinmeye devam ederler. Bazıları daha uzunca bir süre unutamazlar ama hayat devam etmektedir onlar da ülkelerine döner günlük olağan hayatın dağdağası içine gömülür giderler. Sonuç olarak insanoğlu unutur. İşte bu ‘unutma’ belki de Allah’ın insanoğluna en büyük lütuflarından biridir. Yoksa insanın hali ne olurdu? İş hayatında da bu ‘unutma’ işi bugünlerde daha bir önem kazanmış bulunuyor. Hatta “Değişimin çok hızlandığı bu bilgi çağında insanlara ‘unutmayı öğretmek’ onlara ‘öğrenmeyi öğretmek’ten daha önce gelir” diyenlere bile rastlanıyor. Oysa yönetim akımlarının son yıllarda en önde gelenlerinden biri ‘Learning Organisations’ yani ‘Öğrenen Organizasyonlar’dır. İnsanoğlu iktisadi hayatta da çağlar boyu büyük dalgalara maruz kalmıştır. Bu dalgaları en iyi yorumlayanlardan biri de Alvin Toffler’dir. Malum ‘Üçüncü Dalga’ isimli kitabında avcılıktan tarıma, tarımdan sanayiye, sanayiden bilgi çağına geçişleri iş hayatının tsunamileri olarak tanımlamıştır Toffler. İşte bu dalgalarla yeni dönemlere adım atıldığında iş ve yönetim hayatının en önemli problemi bir önceki dönemde başarılı sonuçlar veren tutum, davranış ve uygulamaların unutulamamasıdır. Burada bence Einstein’ın kurduğu teori kadar önemli sözü akla geliyor: İnsanların önyargılarını, paradigmalarını parçalamak atomu parçalamaktan daha zor geldi bana... İnsanlar bilginin ışık hızıyla yayıldığı bu yeni çağda her an yeni bir değişim dalgasının gelebileceğini unutmadan; eski alışkanlıklarını unutmak zorundadırlar. Aksi takdirde değişimle baş etmek mümkün değildir. Şimdi bir liranın bir milyon değerinde olduğunu unutmadan alışveriş yapın ama ‘evlenmesine beş on yıl var gerçi, neme lazım çamaşır makinesini atalım kızın çeyizine’ demeyin beyaz eşya daha da ucuzlayabilir, çünkü Türkiye 2005 ile birlikte yepyeni bir çağa adım atıyor. Yeni bir yıla yeni ümitlerle girme keyfini yaşatanlara teşekkürler...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT