BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bahçede yeşeren sektör

Bahçede yeşeren sektör

Bahçe kültürünün sıcak ve samimi havasını yansıtan bahçe mobilyalarının ticareti Türkiye’de henüz en genç sektörler arasında bulunuyor. Günümüzde az da olsa birkaç yerli firma Afrika’dan getirdikleri ‘teak’, ‘ireko’ ve ‘robinya’ gibi ağaçlara tasarımlarıyla şekil verip Avrupa’ya ihraç etmeye başladı.



İSTANBUL- 9. Uluslararası Bahçe Mobilyaları, Peyzaç ve Bahçe Mimarisi, Bahçe Bakımı ve Bitkileri Fuarı, İstanbul Lütfi Kırdar Sergi Sarayı’nda gerçekleştiriliyor. Bahçe kültürünü besleyen sektördeki en son yeniliklerin tanıtıldığı “Bahçe 2005” fuarında, dünyadaki bahçe trendlerine ait yeni koleksiyonlar sunuluyor. Türkiye’de de giderek gelişme kaydeden, Amerika’nın ve Avrupa’nın hem kent, hem de kırsalına yüzyıllardır serpilen bahçe kültürü, özellikle kentleşmenin ortaya çıkardığı doğaya yabancılaşmaya karşı, evlerin hemen yanı başında küçük bir alternatif olarak sunuluyor. Zevk, konfor ve huzur üçlüsünü bir arada bulunduran nari unsurlar arasında bulunan bahçe mobilyaları konusunda son trendleri görmek ve biraz da olsun bu kültürü solumak isteyenler “Bahçe 2005”e koştu. Yerli firmalar 10 yaşında Geçtiğimiz yıl 12 bin nitelikli ziyaretçinin ziyaret ettiği fuarda bu yıl, dünyaca ünlü ‘teak’ (‘tik’ diye okunuyor), ‘ireko’, ‘robinya’ ve ‘hardwood’ gibi değerli ve az bulunur ağaçlardan, birçoğu Asya kökenli işçilerin üzerlerinde günlerce çalışarak ürettikleri el emeği ürünler sergileniyor. Türkiye’nin bir sektör olarak bahçe mobilyaları ile tanışması henüz çok yeni. 15-20 yıl önce kurulan ithalatçı firmaların yanı sıra yerli üretime geçen firmaların yaşı ise 10 yılı geçmiyor. Bununla birlikte dünyada genellikle Afrika’da yetişen çok değerli olan ve doğal ortamda korumasız şekilde çok uzun yıllar dayanabilen ağaçları Türkiye’ye getirerek tamamen kendi tasarımlarıyla üreten birkaç yerli firma palazlanmaya başladı. Bu firmalar şimdi Avrupa’nın birçok ülkesine bahçe mobilyaları gönderecek kadar kaliteli üretim yapıyor. Kendi tasarımlarını ithal edip satıyor Ünlü tasarımcı Oya Oğurcu, Almanya’nın dünyaca ünlü bahçe mobilyaları firması Dedon’un baş tasarımcısı. Türkiye’de de evlere ve ofislere yönelik iç mimarlık hizmeti de veren Oya Oğurcu, 16 yıldır çalıştığı Dedon’un aynı zamanda Türkiye distribütörlüğünü yapıyor ve kendi tasarımlarını ithal ederek iç piyasada satışını yapıyor. İşi gereği her 15 günde bir Almanya’ya giden Oya Oğurcu ile beraberinde çalıştığı Amerikalı, İsviçreli ve Hollandalı üç tasarımcının ürünleri, Dedon’un Filipinler’deki 4 fabrikasında tek tek elde üretiliyor. Oğurcu, “Ben Londra Üniversitesi İç Mimarlık bölümünü bitirdikten sonra Dedon için çalışmaya başladım. Ürünler hularo denilen sentetik bir hammadeden yapılıyor. Kendi tasarımlarımın mağazalarda müşteriler tarafından beğenildiğini görmek bana büyük mutluluk veriyor. Türkiye’de daha çok otellere toptan satışlar yapıyoruz” dedi. Tekne ağacından salıncak İzmirli yerli bir üretici olan İntersistem, Pınarbaşı’nda 10 bin metre kare alan üzerinde kurulu 4 bin metre karelik tesisinde 1994 yılından bu yana bahçe mobilyaları üretimi yapıyor. Tasarımcılar, mühendisler, teknik elemanlar ve işçilerden oluşan 84 kişilik kadrosu ile Afrika’nın değerli ağaçlarına şekil veren İntersistem’in Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Çekiç, iç piyasanın yanı sıra özellikle Fransa ve İngiltere’ye her yıl 8-10 konteyner ürün gönderdiklerini, bu rakamı önümüzdeki yıllarda artıracaklarını söyledi. Mamul haline getirdikleri Afrika kökenli ağaçlardan özellikle teak ve irekonun çok dayanıklı ve özellikle suyla çok barışık bir ağaç olduğunu kaydeden Çekiç, “Bu mobilyalar dış ortamda, karda kışta korumasız olarak çok uzun süre dayanabilmektedirler. Yaklaşık 100 yıl ömürleri bulunmaktadır. İreko tekne yapımında sıkça kullanılır, hammadde olarak pahalı bir üründür” dedi. Yusuf Çekiç, İntersistem olarak ithal ürünleri taklit etmediklerini belirterek şunları söyledi: “100 kadar patenti olan kendi tasarımlarımızı kendi argemizde geliştirdik. Ülkemiz bahçe mobilyalarını üretip ihraç bakımından henüz çocuk denecek yaşta. Hammaddeye dünyanın her yerinde ulaşılabilir. Önemli olan kendi tasarımlarınızla global pazarlarda yer bulmak. Toplam ciromuz 8 milyon euro civarında.” Kerestesi çocuk gibi bakım istiyor Oldukça zahmetli süren ve uzun zaman alan bahçe mobilyası üretimi sabır isteyen bir iş. Hal böyle olunca ev mobilyasından biraz daha pahalı oluyor. Çoğunlukla Batı Afrika ve Brezilya’dan getirilen tomruklar kereste olarak biçildikten sonra önce vakumlanıyor ve sonra 3 ila 6 ay süresince periyodik zamanlarda fırınlanarak nemi 8’e düşürülüyor. İki ay dış ortamda tutulan kerestelere bulunduğu ortamın nemini tekrar geri kazandırılıyor. Bundan sonra ürünlerin tasarlanma aşamasına geçiliyor. Tasarımcılar ve mühendislerin ortaya koyduğu ürünler, üzerinde tartışıldıktan ve karara varıldıktan sonra üretime geçiliyor. Her ne kadar teknoloji sayesinde ürünlerin çoğu makinelerde imal edilse de finishing denilen sonlandırma aşamasında ustaların ellerinde şekillenerek değer kazanıyorlar. Mobilyalar en son teak yağı ile yağlanarak kullanıma sunuluyor. Bilmeyen de bu işi yapıyor Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu ülkelerinden bahçe mobilyaları ithal eden en eski firmalardan biri olan Garden Life Yönetim Kurulu Başkanı Ferhan Çambol, Türkiye çapında 27 bayi ile iç piyasaya hizmet veriyor. Çambol, “Bu işi bilen de bilmeyen de yapıyor. Mantar sürüsü gibi çoğalmaya başladılar. Yerli firmalar kopya üretimler yapıyorlar. Ama önemli olan ağacın kalitesi. Bizim ithal ettiğimiz ürünler, hiç bakım gerektirmeyen ve dış ortamda yıllarca korumasız şekilde bulundurulabilen, ireko, teak, robinya, hardwood gibi ağaçlardan yapılıyor” dedi. Satışlarının daha çok bahar aylarında arttığını kaydeden Ferhan Çambol, yerli firmaların da bu işi öğrenerek piyasada yer tutmasıyla sektörün gelişeceğini söylüyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95953
    % -0.94
  • 5.8268
    % -0.21
  • 6.5545
    % -0.3
  • 7.5542
    % -0.13
  • 238.899
    % 0.02
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT