BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Donup kalmış zihinler

Donup kalmış zihinler

Türkiye’de devletin de vatandaşının da temel açmazı, zihinlerin korku ile malul durumda olmasıdır. Etrafında olan biten her şeyi, muhataplarının her türlü beyanını veya davranışını “acaba altında ne gibi art niyet var?”



Türkiye’de devletin de vatandaşının da temel açmazı, zihinlerin korku ile malul durumda olmasıdır. Etrafında olan biten her şeyi, muhataplarının her türlü beyanını veya davranışını “acaba altında ne gibi art niyet var?” zannıyla karşılamak, her şeyden önce sağlıklı bir idrak sürecini engelliyor. Türkiye, yıllardır debelendiği kısır döngüyü kırıp dünya ile entegre olmak için bir çaba içine girdi. Demokratikleşme, sivilleşme gibi adımlar ülkeyi daha yaşanır bir yer olmaya doğru yöneltiyor. Ancak, dönüşüm, statikleşmiş şeylerin de değişmesini mecburi kılıyor. Haliyle de, varlık sebebini statükonun devamında bulanlar için de huzursuz günler başlıyor. On yıllardır kendi vatandaşından bile korkan ve tüm reflekslerini “birşeyleri koruma” üzerine oluşturan devlet yapısının hassasiyet dozu da bir anda artıveriyor. Bir bakmışsınız, “onu vermeyiz, bunu deldirtmeyiz, şuna dokundurtmayız” tepkiselliği altında statüko cansiperane müdafaa ediliyor. Oysa... Türkiye yıllardır bir türlü yakalayamadığı senkronu ve ivmeyi üç yıldır yakalamış durumda. Ekonomik tarafta başlayan iyileşme, siyasi taraftaki istikrar ve kararlılıkla desteklenince, bu harika ülke hak ettiği ilgiyi ve cazibeyi elde etmeye başladı. Hükümet, yıllardır çözümsüz kalan ve ülkenin elini kolunu bağlayan “diplomatik tabuları” sadece itiraz ederek ve “hayır” diyerek çözemeyeceğinin şuuruyla hareket ediyor. İçeride de, ekonominin kalıcı iyileşmesinin yolunun mutlaka yabancı sermayeden geçtiğinin idrakinde. “Milli şirketleri peşkeş çekiyorlar” mugalatasına rağmen, Başbakan ve kurmaylarının kararlılığı devam ediyor. Umarım devam eder de...Türkiye, rahmetli Özal sonrasındaki demagoji ve ikbal dağtma döneminde dünyadaki birçok değişimi ve gelişmeyi maalesef ıskaladı. Şimdi ıskaladıklarını elde etmek, özgür ve müreffeh bir devlet olabilmek için çaba sarfediyor. Ne olur, zihinlerinizi “tehlike sezmek ve düşman kollamak”tan başka şeyler için de kullanın. Dünyanın gittiği istikameti, gelişimi, değişimi anlamaya çalışın. En önemlisi de bu ülkenin 90’lı yıllarda ıskaladığı, şimdi yakalamaya çalıştığı dönüşümü...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT