BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > TÜRKİYE’DEN HAFTAYA BAKIŞ

TÜRKİYE’DEN HAFTAYA BAKIŞ

Öcal Uluç Turkcell Süper Ligi, 4 büyüklerle diğerleri arasında açık puan farkı olacağının sinyallerini veriyor. Bu tablo Türk futbolu adına iç açıcı değil. Özellikle Ziya Doğan, Aykut Kocaman, Giray Bulak gibi iddialı ve kendilerinden çok şey beklenen hocaların takımlarındaki istikrarsızlık ve aldıkları şaşırtıcı sonuçlar üzerinde uzun uzun durulması ve sebeplerinin araştırılması gerek. Şimdilik Galatasaray ve Beşiktaş taraftarlarına ümit ve heyecan veriyor. Temenni edelim ki, bu ümit ve heyecan yarışına Fenerbahçe, Trabzonspor ve diğerleri de katılsın.



Öcal Uluç Turkcell Süper Ligi, 4 büyüklerle diğerleri arasında açık puan farkı olacağının sinyallerini veriyor. Bu tablo Türk futbolu adına iç açıcı değil. Özellikle Ziya Doğan, Aykut Kocaman, Giray Bulak gibi iddialı ve kendilerinden çok şey beklenen hocaların takımlarındaki istikrarsızlık ve aldıkları şaşırtıcı sonuçlar üzerinde uzun uzun durulması ve sebeplerinin araştırılması gerek. Şimdilik Galatasaray ve Beşiktaş taraftarlarına ümit ve heyecan veriyor. Temenni edelim ki, bu ümit ve heyecan yarışına Fenerbahçe, Trabzonspor ve diğerleri de katılsın. Kemal Belgin Zirvenin dörtleri haftayı sanıyorum umduklarından da daha rahat kapattılar. Trabzonspor darmadağınık garip forvetle Ankaragücü galibiyetinin üzerine bir Yattara şovu koydu. Beşiktaş, sadece çarpışan ama vurmasını bilemeyen gençleri, vurmasını bilenlerle yere serdi. F.Bahçe skor olarak zorlanmış gibi göründüğü maçı saha ve stres yüzünden yarım düzinelik farka taşıyamadı. G.Saray çılgın bir rakibin bu felsefesini yeni transferleri Şaş, Karan ve Saidou faturasıyla kesti. Beklenen o ki, ligin ayı dolmadan epeyce teknik adam değişikliği olacak. Ümit Aktan İki yerli hoca ve bir de takımıyla aynı telden çalan Gerets şimdilik tepede. G.Saray önümüzdeki hafta G.Antep’i geçebilirse, dört maçta sekiz maçlık yol alır. Aksi takdirde F.Bahçe, Trabzon’la G.Saray’ı yakalar ve Beşiktaş’la birlikte öne geçerler. İşte o zaman küllenen transferi G.Saray üç gün içinde bitirmek durumunda kalır. Çünkü yukarıdaki kehanet, şayet olacaksa 28 Ağustos Pazar akşamı gerçekleşmiş olacak. Naci Arkan Fenerbahçe’nin çok kaçırıp el yordamı ve rakip ikramıyla bulduğu galibiyet kara bulutları yine de dağıtmadı... Çünkü Daum’un, Anelka’yı harcamak istemesi Rize karşısında Alex’in moralini ve futbolunu bozdu... Galatasaray’ın dolu dizgin gidişi, Beşiktaş’ın Rıza hocaya rağmen diriliği, Trabzon’da Yattara ve Fatih farkı ligimizi üçüncü haftada büyük bir havaya soktu. Anadolu’nun para uğruna futbolcuların satan kulüpleri Rize ve Denizlispor’un durumları dileriz diğerlerine ders olur. Sadık Söztutan Beşiktaş’ta bir takıma gerekli olan her türlü futbolcu tipi var... Süratlisi var, golcüsü var, tekniği var, hamalı var, generali var. Gerçekten yılın en rekli takımı olmaya aday Beşiktaş... G.Saray’da ise tamamen bir Gerets farkı yaşanıyor. Kadro aynı kadro, anlayış değişti. Hücum futbolu, keyif futbolu geçen üç haftada ödülünü aldı. Mazlum Uluç G.Saray’ın geçen sezondan en önemli farkı Gerets... Takımını sürekli hücuma süren, topun kaybedildiği yerde pres isteyen ve 90. dakikada bile futbolcusuna bu görevi uygulatmayı başaran Belçikalı, maçın ardından atılan 5 golü konuşmak yerine yenilen 2 golün hesabını soruyor ve kazanılan futbolcularla ilgili suale “Benim değil onların başarısı” karşılığını veriyorsa, “adam gibi adam” demektir. Trabzonspor’un geçen haftadan farkı, Szymek ve Yattara’nın yerli yerinde oynatılmasıdır. F.Bahçe eksiklerine rağmen kazanma hırsı ve girdiği pozisyon sayısı ile başarılıydı. Hakemin ‘Tokat’ı ile kazandılar ama kazanmayı da hak etmişlerdi doğrusu. Kleberson’u artı hanesine yazan Beşiktaş’ın, Ailton’u da “tedavi” etmesi gerekiyor. Akın Göksu Formula 1 İstanbul’da ilk kez gerçekleşirken, İzmir’de Üniversite Oyunları’nı başarmak gurur vericiydi. Türkiye en üst organizasyonları alnının akıyla geride bıraktı. Bunlar kolay şeyler değil. Bunun adı sporda ülke imajını markalaştırmak anlamına geliyor. Metin Tokat, Nobre’nin elle attığı golü yardımcısı ile birlikte göremedi. Zaten Tokat, bu konuda şanssız bir hakem. Yıllar önce Van’da bir Beşiktaş maçında da böyle olmuştu. Ne yapalım, zaman zaman değerli hakemlerimiz şanssızlığın kurbanları olabiliyor. Ailton ilk tehlike sinyallerini verdi. Sanki Beşiktaş’ın bu futbolcu ile başı derde girecek. Zaten büyük takımlarımızda bir problem olmazsa neyi konuşacağız öyle değil mi? Bu yılın konularından birisi Ailton olacak. Hasan Sarıçiçek Turkcell Süper Lig’i için hayli ümitlenmiştim... Yeni havuz dengeleri değiştirecek diye.. Üçüncü hafta, “büyükler” ve “diğerleri” sınıflandırmasını puan cetvelinde netleştirdi. Burası düşündürücü... Gerets sihirbaz gibi; sorunlar yumağının içinden pırıl pırıl bir takım ve yeniden parlayan yıldızlar çıkardı... Sarı - kırmızılı takıma “yabancı şart” diye hâlâ arayışta olanlara duyurulur... İşte G.Saray’a Gerets’in üç değerli armağanı Ümit Karan, Hasan Şaş ve Saidou. Rize’de derin bir nefes alan F.Bahçe biraz daha sabıra oynamalı. “Ağır ağır oturuyor” denilen Beşiktaş’ın sarkık liberolu sisteminde endişe ve tartışma var. Şirin Berber İyi hocalar düştü ligimize, Gerets ve Hadzibegiç. Onların uygulamaları üzerinden kıyas yapma fırsatı doğdu... Birkaç haftaya bir kaç hoca değişir. Nöbetçi teknik direktörler kapıda bekliyor... Galatasaray hem iyi, hem kazanıyor. Fener, Trabzon, Beşiktaş nefes aldı... Geçen hafta üzülenler bu defa sevindi, sanıyorum haftaya tersi olur... Hasan Şaş, Ümit Karan, Fatih Tekke, Yattara, Ailton, Kleberson, Appiah, Mehmet Topuz ve Lazarov parlayan yıldızlardı... Metin Tokat hariç hakemler iyiydi. Engin Atay Ve ligin üçüncü haftasında, “klasik düzen”e geçiş yapıldı. İlk 180 dakikada bocalayan büyükler kendilerine ait üst sıradaki yerlerini almaya başladı. VIP’in altındakiler de aynı klasik düzende sıralanacak gibi gözüküyor. Ligin yenilerini soracak olursanız, Vestel Manisa sürpriz yapmaya devam ediyor (!), Sivas ve Erciyes ise iç güveyisiden hallice... Hakemlere gelince, Metin dışında “tokat”layan olmadı. Çok erken ama şampiyonluk konusunda Cimbom “ümit”li, Beşiktaş ise en büyük aday... Trabzon plase, Fener ise sürpriz. M.Tahir Kum Ne Beşiktaş’ın, ne de G.Saray’ın “yüz”ü bu denli etkileyici oldu! O ne “yüz”dü be?.. E be adam, sarı kart mı gösteriyorsun, yoksa seni haksız yere ipe götüren adama mı bakıyorsun? O iğrenme, o nefret, kin saçan o “yüz” ifadesi niye? O gıcırtısı ekranlardan taşan dişlerini sıkmak niye? Nedir sayın Tatlı’nın “yüz”ünü o denli acılaştıran?.. Nedir, sayın Tatlı’yı o futbolculara karşı o denli nefret ve kin saçan bakışlara iten? Sanıyorum sayın başkanın bu “yüz”den bir açıklaması olacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT