BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hasan Şaş diye biri

Hasan Şaş diye biri

G.Saray’ın Avrupa kupalarında yepyeni bir firma olmaya yöneldiği süreçte, bir futbolcu bu yükselişte başrollerden birini üstlenmişti.



G.Saray’ın Avrupa kupalarında yepyeni bir firma olmaya yöneldiği süreçte, bir futbolcu bu yükselişte başrollerden birini üstlenmişti. Aynı futbolcu Milli Takımımız’ın dünya üçüncülüğünde de en büyük paylardan birine sahip oluyordu. Bu oyuncu Samet Aybaba’nın gözüne takıldığı günlerde, Kadıköy’deki bir F.Bahçe oyununda yukarıda saydığım patlamaların haberciliğini de yapmıştı. O günlerde bu oyuncu için şöyle bir yorumda bulunmuştum: “Şu anda Avrupa’nın kendi sahasından rakip alana en çabuk ve süratli top kaçıran ve de o topları en etkili biçimde kullanan oyuncusudur.” Sonra bu oyuncu 2002 Dünya Kupası dönüşünde inanılmaz bir düşüş gösterdi. Bileklerini, beyninden omuzlarına, oradan beline ulaşan emirlerin son halkası olarak rakibi kahredici biçimde kullanan bu oyuncu, ne olmuştu da ve de oluyordu da artık hocalarının kenara çekmek istediği, hatta tribünde bırakmak istediği bir sıradan siluet konumuna geliyordu? Sakatlıklar da bu oyuncunun sanki en yakın takipçisi olmuştu. Hani gecelerin yaramaz çocuğu desek, düşüşün sebebini çok çabuk buluverecektik. Ama öyle de değildi. Bu kadar büyük yeteneklere sahip bir oyuncunun böylesine dibe çakılışı da gerçekten anlaşılmazdı. Evet, yukarıdaki satırların içindeki futbolcu G.Saraylı Hasan Şaş’tır. Bugün o 2000’li yılların başındaki Hasan’ı büyük keyifle izliyoruz. Bugünkü Hasan, flaş olduğu günlerdeki gibi tek bir çizgiyi kullanmanın ötesinde, sahayı neredeyse tamamen çiftliği haline getirmiş, bir de buna savunma özellikleri katmıştır. Değişim yerine yenilenme kelimesini kullansak sanırım bugünkü Hasan Şaş’ı daha doğru anlatmış oluruz. Hiç kuşkusuz, bu yenilenmede Gerets’in payı büyüktür. İnişe geçtiği süreçte topu ayağına sakız etmiş Hasan, bugün tam tersine takımı içinde topu en çabuk çıkartan oyuncu olmuştur. Zorda kalmadıkça o baş döndüren çalımlarını atmamaktadır. Gerets’e, Türk futbolu adına teşekkür etmek gerekiyor. Ama asıl teşekkürü Hasan Şaş’a sunalım. Çünkü, Türkiye’ye iki Avrupa Kupası ile bir dünya üçüncülüğü getiren o müthiş kuşağın elde kalmış ve 3-4 sene daha bize iyi futbol ve başarı sunabilecek 2-3 oyuncusundan biridir. “Aman Hasan, canım Hasan, Adanalı Hasan, bizi yeniden kavuşturduğun bu büyük futbolculuğundan tezkere alana kadar mahrum etme”.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT