BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Üç altının hesabı

Üç altının hesabı

Hazreti Ali gazâya gitmişti. Allahü teâlâ, fetih müyesser edip, çeşitli ganîmetler ile, yüz akı ile, sağ ve sâlim döndü. Resûlullah Efendimiz ile buluştuğunda, huzur-ı şerîflerine gazâ malından bir kese altın getirdi.



Hazreti Ali gazâya gitmişti. Allahü teâlâ, fetih müyesser edip, çeşitli ganîmetler ile, yüz akı ile, sağ ve sâlim döndü. Resûlullah Efendimiz ile buluştuğunda, huzur-ı şerîflerine gazâ malından bir kese altın getirdi. Server-i âlem o altınları, taksîm etti. Hazreti Alî’ye ancak, o altınlardan üç tane verdi. İnsanlık îcâbı, Hazreti Alî’nin hâtırlarına, Sultân-ı kâinât benim ne kadar ihtiyâcım olduğunu bilir, diye biraz üzüntü hâsıl oldu. O hüzün ile saadethânelerine geldi. Gece rüyada gördü ki, kıyâmet kopmuş. Bütün herkesi arasat meydanında hesâb için habsetmişler. Hazreti Ali’ye, yâ Ali! Sen de üç altının hesâbını ver, dediler. Öyle bir harâret ve ıstırâb kapladı ki, beyni kaynardı. Bu ıstırâbdan sıkılıp, birkaç adım döşeğinden dışarı atladı. Tövbe ve istigfâra mecbûr oldu. Resûlullah Efendimizin âsitâne-i saadetlerine, evlerine vardı. Fahr-i âlem Efendimiz, Aliyyül mürtedâ’yı bu hâl ile görünce, tebessüm edip, buyurdu ki: Yâ Ali! Üç altının hesâbını vermekte, bu şekilde zahmet çektin. Dahâ ziyâde olsa idi, hâlin nice olurdu... Bir gazaya giderken askerler çok susamışlar idi. Su aradılar. Rastladıkları bir kilisenin rahipi, falan yerde bir çeşme vardır, dedi. Askerler bulundukları yerden o istikâmete gidiyorlardı. Şâh-ı Merdân Ali başka tarafa gitmeyiniz, o tarafta bir taş görüp, işâret edip, bunu kaldırınız buyurdu. Bütün askerler, o taşı kaldırmakdan âciz olup, kaldıramadılar. Hazreti Ali o taşı kaldırdı. Altından, hoş ve güzel, kaynayan su çıktı. Bütün asker o sudan içip, kandıkdan sonra, yine o kaynak üzerine o taşı koyup, kapattılar. Rahip, bu kerâmeti görüp, dedi ki: Ey azîz! Sen Resûl müsün? Ali, hâyır, velâkin Resûlün vasîsiyim buyurdu. Rahip ihlâs ile Resûlullah Efendimize îmân getirip, Müslüman oldu. Hazreti Ali Müslüman olmasının sebebini sual buyurduğunda şöyle cevap verdi: Yâ Ebe’l Hasen, Önceki geçenlerimizden işitmişiz ve kitaplarımızda yazılıdır ki, bu mevkîde bir çeşme var. Onun açığa çıkması Resûl veyâ Resûlün vasîsi olmadıkça, müyesser olmaz. Yani onlar açığa çıkarır. Bugün ise sizden bu kerâmet açığa çıktı. Anladım ki, siz Resûlün vasîsisiniz! İşittiğim ve gördüğüm muhakkak olup, murâdıma erdim. Nakledilmiştir ki, dünyayı terk edip, Hazreti Ali’nin hizmetinde bulunup, muhârebeye katılıp, şehîd oldu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT