BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Büyük bir sarsıntı geçirmişti Gülcan

Büyük bir sarsıntı geçirmişti Gülcan

Gülcan o gün hemen hemen hiç uyanmadan uyudu. Rasim’in yemek getirdiği saatlerde gözlerini açıp karnını doyurduktan sonra tekrar derin bir uykuya dalıyordu. Mehmet Ali Bey aşağıdaki salonda kitap okuyarak ve televizyon seyrederek vakit geçirmişti.



Gülcan o gün hemen hemen hiç uyanmadan uyudu. Rasim’in yemek getirdiği saatlerde gözlerini açıp karnını doyurduktan sonra tekrar derin bir uykuya dalıyordu. Mehmet Ali Bey aşağıdaki salonda kitap okuyarak ve televizyon seyrederek vakit geçirmişti. Her zamankinden farklıydı yaşlı adam. Heyecanlı bir şekilde durmadan Rasim’e Gülcan’ı soruyor, ilaçlarını titizlikle takip ediyordu. Bu zavallı genç kadın onu hayata bağlamış gibiydi. Artık bir meşgalesi vardı. Onun canı kadar sevdiği biricik kızı Ebru’ya benzemesi çok etkilemişti yaşlı adamı. Akşam saat dokuz sıralarında Gülcan gözlerini açtı. Vücudu dinlenmiş, ısınmıştı. Neler olup bittiğini anlayabilmek için etrafına bakındı. Son derece sıcak döşenmiş bir odadaydı. Kavuniçi ve mavi renklerin hakim olduğu mobilyalar, pirinç başlıklı yumuşacık yatak, pencereden görünen deniz manzarasıyla insanın içini ısıtıyordu. Gülcan yavaşça kalktı yataktan. Ayağa kalktığı zaman hâlâ bacaklarının titrediğini fark etti. Büyük bir sarsıntı geçirmişti. Gayri ihtiyari elini karnına götürdü. Annelik duygusuyla çocuğunu korumak istermiş gibiydi. Tam o sırada ilacını getiren Rasim girdi içeriye. Genç kadın irkilerek köşeye çekildi. - Uyandınız mı küçük hanım? Size ilacınızı getirdim. Biraz sonra bir bardak ılık süt vereceğim. Başka bir şey ister misiniz? Başını iki yana salladı Gülcan: - Teşekkür ederim. Bana o kadar büyük bir yardımda bulundunuz ki... - Bana değil, beyefendiye teşekkür edin. Eğer gücünüz varsa sizi görmek istiyor. Uyanmanızı bekledi bütün gün. Yarım saat olsun onunla konuşabilecek gücünüz var mı? Gülcan gülümsedi hüzünlü bir şekilde: - Tabii ki. Ben de kendisine teşekkür etmek isterim. Rasim sevimli bir şekilde güldü: - O zaman anlaştık. Ilık sütünüzü de getireyim, beyefendiye de haber vereyim. Kibar bir şekilde odadan çıktı. Gülcan son derece yumuşak ve rahat olan koltuklardan birine oturdu. Kalbi bir kuş gibi çarpıyordu. Biraz sonra oda kapısının çalındığını duydu. Hemen toparlanıp ayağa kalktı. Kapı açılıp içeriye Mehmet Ali Beyin başı uzandı. Her zamanki babacan haliyle gülümsüyordu: - Uyandın mı kızım? Nasılsın bakalım? Yaşlı adam içeriye girmişti. Gülcan saygılı bir halde konuştu: - Teşekkür ederim efendim, sayenizde çok iyi dinlendim. Mehmet Ali Bey koltuklardan birine oturdu ve elini kaldırdı: - Bu kadar dinlenmeyle iyileştim zannetme. Bir hafta aynı şekilde yatacaksın. Doktor öyle söyledi. Her gün gelip kontrol edecek seni. Haydi şimdi gir bakalım yatağına, dolaşma. Oradan konuşalım seninle. Gülcan yavaşça yatağına süzüldü. Mehmet Ali Bey gülümsedi: - Yarın sana giyebileceğin rahat şeyler getireceğim. Üzerindekiler iyice eskimiş ve kirlenmiş. Gülcan utanmıştı. Pikeyi üzerine çekti. Yaşlı adam dikkatle baktı onun yüzüne: - Şimdi bana her şeyi anlat bakalım. Ne işin vardı parkta? Gülcan’ın yeşil gözleri doldu. Önüne baktı. Dudakları titriyordu... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102445
    % 0.87
  • 5.6365
    % -0.77
  • 6.3345
    % -0.63
  • 7.0797
    % 0.43
  • 261.088
    % -0.02
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT