BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Su gibi tüketiyoruz

Su gibi tüketiyoruz

Ankara Ticaret Odası’nın hazırladığı “Tüketen Türkiye” raporuna göre; vatandaş gelirinin yüzde 85’ini harcarken, devlet ise son yıllarda kemer sıkıyor...



ANKARA - Avrupa Birliği’ne üye ülkelerle kıyaslandığında, Türkiye’nin gelirine oranla “hanelerin en fazla harcama yaptığı ülke” olduğu ortaya çıktı. Üretiminin yüzde 80,5’ini tüketen Türkiye’de, bunun içinde hane halkı tüketiminin oranı ise yüzde 84,5’i buluyor. Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) Avrupa Birliği İstatistik Ofisi Milli Gelir İstatistikleri veri tabanından yararlanarak hazırladığı “Tüketen Türkiye” raporuna göre, gelirimizin çok önemli bir kısmını tüketiyoruz. Satın alma gücü paritesi hesaplamalarına göre, AB ortalamasının yüzde 31’i kadar kişi başına gelir oluşturabilen Türkiye, ürettiği her 100 euronun 80,5’ini tüketime harcıyor. Avrupa’nın en zengin ülkesi Lüksemburg ürettiği her 100 euronun 56,3 eurosunu harcıyor. AB’nin en zengin ikinci ülkesi olan İrlanda’da ise her 100 euronun 60,3’ü tüketime gidiyor. Tüketime Türkiye’den daha fazla pay ayıran 9 AB ülkesi bulunuyor bunlar; İngiltere, Fransa, Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan, Portekiz, Malta, Polonya, Litvanya ve Letonya. Bu ülkelerin içinde tüketime en yüksek payı %88,6 ile Malta’nın ayırdığı ifade edildi. Devlet az tüketiyor Satın alma gücü paritesi hesaplamalarına göre Türkiye’de 2005 yılında kişi başına 5 bin 800 euroluk toplam tüketimin 4 bin 900 eurosunun haneler tarafından gerçekleştirildiği, IMF’ye verdiği taahhütler sebebiyle kemer sıkan devletin sadece 900 euro harcadığı, sağlık ve eğitim dahil tüm harcamaları kısan devletin, büyümeyi tüketimle sağlamaya çalışdığına işaret edildi. Raporda, şu bilgilere yer verildi: “Yüksek tüketim oranlarına sahip ülkeler ile Türkiye’nin karşılaştırıldığı, bu ülkelerin tüketimlerinde hane harcamaları yerine devlet harcamalarının daha yüksek pay aldığı görülüyor. Gayri safi yurt içi hasıla içinde devlet tüketimi Fransa’da %23,7, Malta’da %22 iken Türkiye’de bu pay %13,1. AB’ye üye ülkeler arasında hanelerin oransal olarak en az harcadıkları ülke İsveç. Bu ülkede, tüketilen her 100 euronun 61,9’u haneler tarafından harcanırken en zengin Lüksemburg’da her 100 euronun 67,3’ü, Yunanistan’da 100 euronun 80,1’i haneler tarafından harcanıyor.” Midemize harcıyoruz Sabit fiyatlarla yapılan milli gelir hesaplamalarına göre 2005 yılında Türkiye’de hanelerin harcamaları içinde en yüksek payı “gıda ve içecekler” aldı. Haneler her 100 YTL’nin üçte birini gıda ve içeceğe ayırıyor. Harcamalarda ikinci sırayı her 100 YTL’nin 22 YTL’sini alan “dayanıklı tüketim malları”na gidiyor. 2000 yılında özel nihai tüketim harcamaları içinde sabit fiyatlarla %20 pay alan dayanıklı mallar tüketimi, kriz yılında %15’e gerilemişti. Ekonomik krizle birlikte ödeme zorluğuna düşen haneler 2002 yılında temkinli davrandığı için pay değişmedi, 2003 yılından itibaren de artmaya başlayarak 2005 yılı sonunda rekor seviyeye ulaştı. Dayanıklı tüketim mallarının harcamalar içindeki payı 2001 yılından 2005 yılına kadar %89 büyüyerek %22’ye yükseldi. 2005 yılında sabit fiyatlarla yarı dayanıklı tüketim mallarına %16, enerji, ulaştırma ve haberleşme grubu harcamalarına %11, çeşitli hizmetlere %10 ve konut sahipliğine %7 pay ayırdık. Aygün: Tasarruf etmeliyiz Ülkemizde hane tüketiminin gelire göre çok yüksek olduğunu kaydeden ATO Başkanı Sinan Aygün, Türkiye’nin daha fazla tasarruf etmesi ve bunu yatırıma dönüştürmesi gerektiğini vurguladı. “Türkiye tasarruf edemediği için büyüyemiyor” diyen Aygün, halkın büyük çoğunluğunun gelir düzeyinin düşük olduğunu, bu sebeple tasarruf imkanı bulunmadığını, devletin de ağır borç yükü sebebiyle yatırımları kıstığını söyledi.a
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT