BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Ahmet Fazıl Beyle görüşmek istiyorum”

“Ahmet Fazıl Beyle görüşmek istiyorum”

Güvenlik görevlisinin bir ikilem yaşadığı belliydi. Aylin devam etti: - Ahmet Fazıl Beyle mutlaka görüşmem lazım. İzin verin gidip kendimi tanıtayım. Görevli birkaç saniye düşündükten sonra Aylin’den bir kimlik isteyerek kendisine ziyaretçi kartı verdi. Taksi hızla büyük binaya doğru ilerledi. Aylin taksinin parasını ödeyip indi. Başını kaldırıp bu görkemli binaya baktı uzun uzun. Merdivenleri kendinden emin bir şekilde çıkıp birinci kattaki danışmaya doğru yürüdü:



Güvenlik görevlisinin bir ikilem yaşadığı belliydi. Aylin devam etti: - Ahmet Fazıl Beyle mutlaka görüşmem lazım. İzin verin gidip kendimi tanıtayım. Görevli birkaç saniye düşündükten sonra Aylin’den bir kimlik isteyerek kendisine ziyaretçi kartı verdi. Taksi hızla büyük binaya doğru ilerledi. Aylin taksinin parasını ödeyip indi. Başını kaldırıp bu görkemli binaya baktı uzun uzun. Merdivenleri kendinden emin bir şekilde çıkıp birinci kattaki danışmaya doğru yürüdü: - Ahmet Fazıl Ergin’le görüşmek için gelmiştim. Ardından hemen ekledi: - Randevum yok! Danışma görevlisi kız dikkatle baktı yüzüne. Hiçbir şey söylemeden telefonu kaldırıp Aylin’in duymadığı bir şeyler söyledi. Sonra genç kıza döndü: - İkinci kat. Koridorun sonundaki oda. Aylin teşekkür ederek hızlı adımlarla merdivene doğru yürüdü. Oldum olası asansöre binmeyi sevmezdi. Mermer merdivenleri çıkarken bir yandan da etrafını gözlemliyordu. Binanın dışı gibi içi de görkemliydi. Son derece temiz ve aydınlıktı. İkinci kata çıkınca etrafına bakındı. Uzun bir koridor vardı sağ tarafta. Sert adımlarla yürüdü koridorun sonuna doğru. Heyecanlandığını hissediyordu artık. Büyük kahverengi bir kapının üzerindeki tabelayı okudu: “Ahmet Fazıl Ergin” Yavaşça tıklattı kapıyı ve önce başını uzattı içeriye. Geniş bir odaydı. Duvarlar kahverengi lekeleri olan krem rengi kağıtla kaplıydı. Odadaki gerçekten çok büyük iki saksı çiçeği vardı. Kahverengi ceviz bir çalışma masasının arkasındaki zayıf, gözlüklü, kırk, kırk beş yaşlarındaki bayan gözlüklerinin üstünden baktı genç kıza: - Buyurun? - Ahmet Fazıl Ergin’le görüşmek istiyorum efendim. Bu bayanın sekreter olduğu belliydi. Şüpheli gözlerle süzdü Aylin’i: - Kimsiniz ve ne için görüşmek istiyorsunuz? Aylin bu protokolden sıkılmıştı. Sabırlı olmaya gayret ederek derin bir nefes aldı: - Ben Aylin Ersan. Özel bir konu hakkında görüşeceğim kendisiyle. Sekreter kadın ukala bir tavırla başını geriye attı: - Görüşmenin içeriğini öğrenmeden sizi içeri alamam. Aylin sinirlenmişti: - Bakın hanımefendi. Bir aile meselesi. Eminim Ahmet Fazıl Bey de beni görünce görüşeceklerimizin içeriğini bilmenizi istemez. Şimdi haber verecek misiniz yoksa kendim mi gireyim? Sekreter kadın irkilmişti. Kaşlarını çattı: - Burada kurallar vardır küçük hanım... Aylin gerisini dinlemedi. Sol taraftaki krem rengi büyük kapıya doğru yürüdü. Kapının üzerinde Ahmet Fazıl Beyin tabelası vardı. Kapıyı iki kere tıklatıp açtı. Sekreter kadın ise hızla yerinden fırlamış ama Aylin’in odaya dalmasına engel olamamıştı. Ahmet Fazıl bey pencerenin kenarında ayakta duruyor ve dışarıya bakıyordu. Birden bire hareketlenen odaya doğru şaşkın bir şekilde döndü... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT