BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kanatlı karıncalar

Kanatlı karıncalar

Vaktiyle efsane kentlerden Esterabad Valiliği yapan Ali Şir Nevai çok kabiliyetli kişileri arar bulur ve onları kritik görevlere getirir..



Vaktiyle efsane kentlerden Esterabad Valiliği yapan Ali Şir Nevai çok kabiliyetli kişileri arar bulur ve onları kritik görevlere getirir.. Bir müddet gelen tüm şikayetleri gözardı eder ve kendi sessizliğine çekilerek durumu gözler.. Verdiği yetkileri kendini yüceltmek, başkalarını alçaltmak uğruna kullananları yakından takip eder.. Vaziyet; zulüm ve kibir boyutuna gelip dayandığında; “Demek karınca kanatlandı” diyerek görevden azleder.. Üç günlük dünya makamları için insanların birbirlerini devirme uğruna, ayak oyunlarıyla derin hesap yapanların içine düştükleri halleri anlamakta zorluk çeken ve üzülen Ali Şir Nevai, Sevgili Peygamberimizin “Birbirinizi sevmedikçe Allah’a iman etmiş olamazsınız” sözünü arada bir söyleyerek insanlara sevgiyi hatırlatır ama yine de değişen bir şeyin olmadığını görünce şaşkına döner.. Yetkili kişilerin kibirli duruşlarına, ucuz ayak oyunlarına kendilerini mahkum ettikleri yetmez gibi işin delisi olanların da ayağına pranga bağlayarak yok etme alışkanlıklarından vazgeçmeyenlerin sayılarının da gittikçe arttığına şahit olunca; “Demek bütün karıncalar kanatlandı!” der.. * İyi insan olmak dünyanın en kolay işi iken, kötü insan olmayı, yani daha zorunu başarma isteğindeki ısrar edişi anlamakta zorlanan Ali Şir Nevai; ‘Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız, yüce sözünden sanki birbirinizi; öldürmedikçe, yaralamadıkça, ağlatmadıkça, kırmadıkça, ihanet etmedikçe, kurşunlamadıkça, ezmedikçe, sevmedikçe, dövmedikçe, şeklinde algılayan insanı tanımakta güçlük çekiyorum..” Bilinmeli ki, her başlangıcın bir sonu, her gecenin bir sabahı ve kısaca her şeyin bir miadı olduğunu unutanlar, kendilerine sonsuzluğu yakıştırma gafletinde bulunur.. Bir kalpte sevgili dost olarak durmanın bile bir miadı var! İktidarda iken insanlar; yapılanlara değil, yapılamayan veya yapılması gerekenlere bakar.. Oysa yapılması gereken o kadar çok şey var ki.. Aldığı yetki ile makamın sahibi olduğunu düşünenler gaflet içerisindedir.. İki dudak arasında kendine emanet edilen bir görev yaptığını unutanların yetkileri alındığında da hayat zehir olur.. Emanet bir iş yaptığının farkında olanlar ise verildiğinde ne kadar mutlu olmuşsa, alındığında da bir o kadar mutlu olur.. Üzerindeki emanet yükten kurtulmuş olmanın sevincini yaşayanlar kendini kanatsız bir karınca gibi görür.. Bilinmeli ki; kanatlanan ve kanatlı karıncaların ömrü çok az olur.. Hazreti Ali der ki; “kendi haddini bilmeyen kişi başkasının haddini de bilmez..”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT