BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Öyle bir hayat yaşa ki!..

Öyle bir hayat yaşa ki!..

İmâm-ı Gazâlî hazretleri buyurdu ki: “Dünyânın nesini seversen sev, hepsine vedâ edeceksin! Elinden geleni yap! Fakat unutma ki, her yaptığının hesâbını vereceksin!”



Günün birinde iki elimiz yanımıza gelecek ve dünyâdaki hayâtımız sona erecektir. Bu bir hakîkattir. Bu hakîkat karşısında, hayât nedir, ölüm nedir? diye düşünmeyen bir kimse olamaz. Hayâtın ne olduğunu, dünyâya niçin geldiğimizi, ölümden sonra ne olduğunu bilmek ve öğrenmek, insan olmanın ilk şartıdır. Hayâta niçin geldiğimizi, hayâtın sâhibinden dahâ iyi bilen olur mu? Zâriyât sûresinin 56. âyetinde meâlen; (İnsanları ve cinnîleri ancak, beni bilip itâat, ibâdet etmeleri için yarattım) buyuruluyor. İnsanların büyük çoğunluğunun, bu hakîkati bilmedikleri, bilenlerin de, bu hakîkate göz yumdukları veyâ ehemmiyet vermedikleri görülmektedir. Bu hakîkati bilmemek veyâ bildiği halde, ona göre davranmamak, inanmamak, bir insan, bilhassa bir Müslümân için, en büyük felâkettir. Çünkü Allahü teâlâ, kendi emirlerine inanmayanları sonsuz olarak, inanıp da yapmayanları ise, dilediği kadar Cehennemde yakacağını Kur’ân-ı kerîmde bildirmektedir. Nitekim Peygamber efendimiz; (Benim gördüğümü sizler görseydiniz, az güler, çok ağlardınız) buyurmuştur. “CEZASI ÇOK AĞIRDIR!” Allahü teâlâ, ibâdet edenleri Cennete sokacağını, ibâdet etmeyenlere Cehennemde azâb yapacağını vâdetmiştir. Allahü teâlâ vâdinden dönmez ve cezâsı da çok ağırdır. Dünyâdaki kısa bir hayât için, sonsuz âhiret hayâtını Cehennemde geçirmek, aklı başında bir insanın işi midir? Bekir bin Abdullah Müzenî hazretleri; “Kim gülerek günâh işlerse, ağlayarak Cehenneme girer” buyurmuştur. İmâm-ı Gazâlî hazretleri bir talebesine hitaben buyuruyor ki: “Keyfine göre yaşa! Fakat bu yaşaman uzun sürmeyecek, bir gün elbette öleceksin. Gece gündüz düşündüğün, sımsıkı sarıldığın lezzetlerden elbette ayrılacaksın. Dünyânın nesini seversen sev, hepsine vedâ edeceksin! Elinden geleni yap! Fakat unutma ki, her yaptığının hesâbını vereceksin!” Mâlik bin Dînâr hazretleri bir hâtırasını şöyle anlatır: “Bir gün toprakla oynayıp bâzan gülen bâzan ağlayan bir çocuğa rastladım. Önce çocuğa selâm vermek istedim. Fakat kibirden selâm vermedim. Hemen nefsime; -Ey nefis! Peygamber efendimiz büyüklere de küçüklere de selâm verirdi diyerek çocuğa selâm verdim. Çocuk; -Ve aleyküm selâm, ey Mâlik bin Dînâr! diye cevap verdi. Hayret içinde kalarak çocuğa; -Sen beni hiç görmediğin halde nasıl tanıdın? diye sordum. Çocuk; -Ruhlar âleminde benim rûhumla senin rûhun karşılaştı. Orada bizi Allahü teâlâ karşılaştırdı, dedi. Çocuğa; -Akıl ile nefis arasında ne fark var? diye sorunca, çocuk; -Nefsin seni selâmdan menetti. Aklın ise seni selâm vermeye teşvik etti, diye cevap verdi. -Sen neden toprakla oynuyorsun? diye sordum. Çocuk; -Topraktan yaratıldık, yine toprağa karışacağız dedi. Ben yine; -Seni bâzan ağlarken, bâzan gülerken görüyorum. Sebebi nedir? diye sordum. -Rabbimin azâb edeceğini hatırladığım zaman ağlıyorum. Rahmetini hatırladığım zamansa tebessüm ediyorum dedi. -Ey oğul! Senin hangi günâhın var ki ağlıyorsun? diye sorunca, çocuk; -Ey Mâlik! Öyle söyleme. Zîrâ ben, anam ateş yakarken, küçük odun olmadan, büyüklerin tutuşmadığını gördüm, diye cevap verdi.” “HAYIRLI İŞTE ACELE ET!” İbâdetleri ve hayırlı işleri yapmakta acele etmeli sonraya bırakmamalıdır. Zira hadîs-i şerîfte; (Beş şey gelmeden evvel beş şeyin kıymetini biliniz: Ölmeden önce hayâtın kıymetini, hastalıktan önce sıhhatin kıymetini, dünyâda âhireti kazanmanın kıymetini, ihtiyârlamadan gençliğin kıymetini, fakîrlikten evvel zenginliğin kıymetini) buyuruldu. Süfyân-ı Sevrî hazretleri bir sevdiğine hitaben; “Ey kardeşim, kendin için ağla ve kendine merhamet et. Sen kendine acımazsan, başkası hiç acımaz. Senden dünyâ sevgisini giderip, âhirete hazırlık için teşvik eden kimselerle oturup, kalk. Ölümü çok hatırla. Geçmiş günahlarından dolayı çok istigfâr et. Kalan ömrün için, Allahü teâlâdan seni muhâfaza etmesini iste” buyurmuştur. Netice olarak, doğarken sen ağladın çevrendekiler güldü. Öyle bir hayat yaşa ki, herkes ağlarken sen gülesin.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT